BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mazel kaplama mobilyanız oldu mu hiç?

Mazel kaplama mobilyanız oldu mu hiç?

Babamın marangoz dükkânı bazı okuyucuları bıktırmış olabilir, onun için bu defa dayılarımın mobilya atölyesinden sesleneceğim sizlere bu soğuk kış gününde... Bende derin izler bırakan o dükkan İzmir’de Arap Fırını Sokağındaydı. Her yıl birkaç haftalığına gittiğimiz İzmir’de, dayılarla beraber çocukluğumun unutulmaz hatıralarından olan günler yaşamışımdır hep.



Babamın marangoz dükkânı bazı okuyucuları bıktırmış olabilir, onun için bu defa dayılarımın mobilya atölyesinden sesleneceğim sizlere bu soğuk kış gününde... Bende derin izler bırakan o dükkan İzmir’de Arap Fırını Sokağındaydı. Her yıl birkaç haftalığına gittiğimiz İzmir’de, dayılarla beraber çocukluğumun unutulmaz hatıralarından olan günler yaşamışımdır hep. O zamanlar kemikten yapıldığı söylenen tutkal plakalarını eritmek için yakılan ateşin üstünde öğle tatilinde her evden gelen sefer taslarında ısıtılarak sofraya getirilen ve kocaman bir suntanın üstüne serilen gazetelerin üstünde çırak, kalfa ve ustalar hep beraber yenen yemeklerin, yemek üstüne mevsimiyse sofraya bütün büyüleyici görünümüyle gelen “Buca razakisi üzümlerin” tadı ve o sofralardaki sevgi ve muhabbetin lezzeti hâlâ beynimde ve gönlümde taptazedir. Ama bu meyanda “Arap Fırını”nın sıcacık gevreklerini de anmam üstüme borçtur. Tabiî beni sınırsız sabır ve sevgiyle şımartan dayılarıma da teşekkür borcumu burada ifade etmeliyim... Bu dükkanda sadece yiyip içip yattığımı zannediyorsanız aldanıyorsunuz. Ben de diğer çıraklarla aynı şartlarda işe koşulurdum. Akşamları Konak’tan Eşrefpaşa’ya “Hadi bugün otobosla uğraşmayalım Damlacık’tan çıkıverelim” dediyse dayılar, o gün akşam yemeğini bitirmeden kendimi yatağa attığım çok olmuştur. Biraz palazlandığım yıllarda mobilyaların kaplamalarına sistra çekerdim. Yani zımpara öncesi 15-20 cm.’lik çelik bir şerit parçasıyla yapılan bir düzleme işlemi diye tarif edeyim. Rendenin elde yapılan bir versiyonu. İşte bu işi yaparken kaplamanın cinsine göre iş kolay veya zor olurdu. Kaplama maun ise hiç problem olmazdı. Çünkü maun ağacının suyuna vurdun mu sistrayı iş hemen biterdi. Kayın ağacı biraz daha zordu, suyu bazen kısa mesafelerde değişir insanı şaşırtırdı. Ama en zor olanları ise dişbudak ve kavak ağaçlarının kaplamaları idi. Bunlarda kuşgözü tabir edilen motiflere sistrayı nereden vuracağını kestirmek çok zor olurdu. Hele mazel denilen kavak kaplama bir takım siparişi gelince bütün dükkan ahalisinin yüzü buruşurdu. Bu kaplamayla baş etmek meclisteki muhalefetin suyuna gidebilmekten çok daha zordu. O bakımdan Sayın Başbakanın derdini bendeniz gayet iyi anlıyorum. Ama mazel kaplama bir takım ortaya çıkıp gomalak cilası da çekildi miydi, seyrine doyum olmazdı. Hani sabır acı, meyvesi tatlı denir malum. ....... Sevgili Annemiz’in vefatı dolayısıyla taziyede bulunan büyüklerimize ve bütün dost ve arkadaşlarımıza; gündemin bütün yoğunluğuna rağmen telgraf çekme nezaketinde bulunan Devlet Bakanı Sayın Egemen Bağış kardeşimize teşekkür ederiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT