BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çemberimde gül oya...

Çemberimde gül oya...

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Baykal’ı ‘alan’ solcusu, diğer sosyal demokratları da ‘salon’ solcusu olarak nitelendiriyor. Ayrıca ‘emekçiler’ ve ‘kemikçiler’ var diye eklemeyi de ihmal etmiyor. Siyasi literatürde geniş bir alanı kapsayan solu böyle kısır ayırımcılığa tabi tutmak mümkün değil.



CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Baykal’ı ‘alan’ solcusu, diğer sosyal demokratları da ‘salon’ solcusu olarak nitelendiriyor. Ayrıca ‘emekçiler’ ve ‘kemikçiler’ var diye eklemeyi de ihmal etmiyor. Siyasi literatürde geniş bir alanı kapsayan solu böyle kısır ayırımcılığa tabi tutmak mümkün değil. Belki Sevigen, nezaketinden dolayı sınıflandırmayı kısa tutmuş olabilir. Onun yerine bu görevi biz üstlendik. Bir çırpıda aklımıza gelenleri sıralayalım: Mesela her döneme yeşil ışık yakan “Yalan-Dolan” solcuları var. Mesela yoksulların yanında olan “Gariban” solcuları var. Mesela merkezî veya yerel iktidarlarda göreve geldiklerinde köşeyi dönen “Yağma-Talan” solcuları var. Mesela, bir zamanlar Kıbrıs Fatihi Ecevit’in izinden giden ama şimdi ikiye bölünen “Karaoğlan” solcuları var. Mesela milleti birbirine düşürmek için çalışan “Plan” solcuları var. Mesela keskin uçlara gönül veren “Falan-Filan” solcuları var. Mesela seçim zamanı türeyen “Balon” solcuları var. Mesela dünyanın selametini sosyalizmde gören “Cihan” solcuları var. En önemlisi de gönülden inandığı için sandığa koşan ama umduğunu bulamayan “Hüsran” solcuları var... En iyisi biz burada keselim, daha sayacak çok şey var ama... Sait - Hopsait “Başbuğ Paşa ile paslaşıyoruz” sözlerinden dolayı Başbakan Erdoğan’a, CHP lideri Baykal, alaycı bir tavırla “Dar alanda paslaşmalar tehlikelidir... Golü kendi kalenize atarsınız” diye laf atıyor. Ama Baykal’ın unuttuğu bir şey var; Erdoğan çok iyi futbolcudur. Üstelik Kasımpaşalı bir futbolcudur. Dar alanda paslaşmayı karambole getirip de topu sizin kaleye yuvarlarsa hiç şaşırmayın. Erdoğan’ın da, meşin yuvarlağın da ne yapacağı belli olmaz. Benden söylemesi, gerisi size kalmış!.. Kabiliyetli çırak, ustayı geçer Söz CHP ve Baykal’dan açılmışken devam edelim. Baykal’ın son yaptığı, “İşsiz ailelere 300 lira aylık bağlayacağız” açıklaması siyasi çevrelerde seçim vaadi olarak algılandı. Ekonomik krizin etkisiyle artan işsizlikten yararlanmayı uman Baykal, böylece vaatlerini ‘oy’a endeksliyor. Her kesime çağrıda bulunan Baykal’ın bu hali 1980 darbesi sonrası iktidara gelmek için meydanlarda herkesten “ödünç oy” isteyen Demirel’i çağrıştırdı. Demirel 1991 seçimlerinde erken emeklilik vaadiyle halktan oy almış ve koalisyon ortağı olarak iktidara gelmişti. Ama ne oldu, bu yüzden sosyal güvenlik sistemi iflasın eşiğine geldi. Daha sonraki iktidarlar sıkıntıyı aşamadılar. AK Parti iktidarı ise SSK-Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’u tek çatı altında toplayan reforma imza attı. Ama emeklilerin boy hedefi olmaktan da kurtulamıyor. Demokratik açılımlara karşı çıkan, “suikast ve komplo” girişimlerini umursamayan, kısacası toplumun kutuplaşmasına yol açan Baykal’a kim “ödünç oy” verir, doğrusu şimdiden merak ediyoruz!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT