BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 12 hanelik köyden 200 binlik şehre!

12 hanelik köyden 200 binlik şehre!

1925'te 12 hanelik küçük bir köy olan Kırıkköy, günümüzde 26 mahallesi ve 200 binden fazla nüfusu olan KIRIKKALE’ye dönüşür. Sanayinin kurduğu Kırıkkale, şehirleşme dönüşümünü tamamlamak için çalışıyor.



1925'te 12 hanelik küçük bir köy olan Kırıkköy, günümüzde 26 mahallesi ve 200 binden fazla nüfusu olan KIRIKKALE’ye dönüşür. Sanayinin kurduğu Kırıkkale, şehirleşme dönüşümünü tamamlamak için çalışıyor. Kırıkkale ile ilgili kitapları bulunan, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü, Araştırmacı-Yazar Yakup Altın'la görüşüyor, Kırıkkale'yi konuşuyoruz. Yakup Bey, kitaplarını imzalayıp verme inceliğini gösteriyor... "Kırıkkale'm Kırıkkale'm/ Kağıt yırtık, kırık kalem/ Türk'ün boynu bükük ama/ Umut sende Kırıkkale'm" diyor rahmetli Dilaver Cebeci... Anadolu insanının kültürel değerlerini bütün safiyetiyle koruduğu illerden, Kırıkkale... Düşman Polatlı'ya dayanır, Ankara tehlikeye girer. Savaşın olmazsa olmazı olan mühimmat imalatı güvenli bir yere alınmalı. Fişekhane, Ankara'ya yakın, güvenli ve güvenilir insanların yaşadığı Keskin'e taşınır. Bugün de fişekhane olarak bilinen, İmam Hatip Okulu olarak kullanılan tarihî binada imalat başlar. Keskin'in fedakâr insanı, bu mühimmatı cephelere ulaştırır... BÜYÜK FEDAKÂRLIK Kurtuluş Savaşı'nın en kritik günlerinde yapılan bu fedakârlık unutulmaz. Keskin'e bir heyet gönderilir, silah fabrikalarının kurulması için yer bakılır... Ama Keskinliler istenen arazileri vermez. Heyet ümidini kesmiş, dönerken; Kırıkköy'ün Muhtarı Hüseyin Kahya ile Yahşihan Köyü Öğretmeni Avni Bey yardımcı olur, yer gösterirler, fabrikaların şimdi kurulu bulunduğu arazilerde karar kılınır. Yahşihan-Ankara Demiryolu'nun 1917'de açılmış olması, Kızılırmak'ın buradan geçmesi, Ankara'ya yakın olması burayı daha da önemli kılar. 1521 yılında Kırıklı aşiretinin gelip kurduğu Kırıkköy'ün nüfusu, bir ara epey artar. Zamanla kıtlıklar, hastalıklardan çok ölen olur, göç verilir, nüfusu iyice düşer... 'KIRIK'KÖY VE 'KALE'TEPE O zamanlar 12 haneli küçük bir köy olan Kırıkköy'ün arazilerinde silah fabrikalarının temelleri 1925'te atılır. Kaletepe de, 3-4 kilometre ötede, boz toprakların oluşturduğu ağaçsız bir tepe... Top ve mühimmat fabrikasında ilk başlarda askerler çalışır. Konut falan da yok, çalışan askerler kışlada kalıyor. Arkasından yeni fabrikalar kurulur. Civardan işçiler alınır. Konutlar yapılır, istasyon mahallesi kurulur. Fabrika arazileri ile yerleşim yerini demiryolu ayırır. Sanayi kesimine ait sosyal tesis ve işletmeler de genişleyerek Fabrikalar Mahallesi adını alır. Fabrika sayısı günden güne artar, çevreden akın akın işçiler gelir, 6 mahalle daha kurulur. "Kırık" ile Kaletepe'nin "Kale"sini alan, "Kırıkkale" isimli küçük kasaba doğar. Kırıkkale 1941'de belediye, 1944'te de ilçe olur. Artık bir sanayi şehri olan Kırıkkale'nin cazibesi artar, sadece civar köylerden değil, komşu illerden ve başka bölgelerden de yoğun göç alır. NEREDEN NEREYE Kırşehir, Çorum, Çankırı ve Yozgat için cazip bir iş sahası olan Kırıkkale'nin nüfusu günden güne artar, şehir genişler. 1968'den sonra ilk ustalar emekli olur, emeklilerin bir kısmı köylerine, kasabalarına döner; böylece Kırıkkale ilk göçlerini de verir... 1989'da il statüsü verilen Kırıkkale silah sanayisi açısından, dünyaca bilinen bir ilimiz olur. 1925'te 12 hanelik küçük bir köy olan Kırıkköy, günümüzde 26 mahallesi ve 200 binden fazla nüfusu olan bir şehre dönüşür. Sanayinin kurduğu Kırıkkale yıllardır şehirleşme sancılarını vermekte. Kırsaldan gelen insanlar, şehirleşme olgusuna kolayca ayak uyduramamış, çarpık yapılaşma oluşmuş. Şehirleşme dönüşümü yolunda önemli noktalara geldiği görülen Kırıkkale, Ankara'nın bir banliyösü mesafesinde. HIZLI TREN BEKLENİYOR Çevre illerle "bölünmüş yol bağlantıları" bitmiş, kavşak noktadaki Kırıkkale; hızlı tren projesinin tamamlanması ile de bütün büyük merkezlere yakın olacak... Karakeçili ilçesinin içinden geçiyoruz. Osmanlı Hanedanı'nın mensubu bulunduğu aşiretin bir kolunun kurduğu ilçe. Her yıl festival yapılarak bu önemli aşiretin kültürü tanıtılmakta. Hacılar Kasabasından geçiyoruz, Türkiye'de en fazla geliri olan kasaba olduğu söyleniyor. TÜPRAŞ tesisleri bu kasaba arazilerinde. Emlak vergileri buraya geliyor. İlkbahardan itibaren gül bahçesini andırdığı söylenen kasaba, tertemiz ve bakımlı... Balişeyh, Çelebi, Delice, Sulakyurt, Yahşihan, Kaynakça gibi ilçeleri de bulunan Kırıkkale'nin, gittikçe daha çok ilgi göreceği kesin. Belediye Başkanı Bayram Sakallı, Keskin ilçesinde bulunan tarihî konakları korumak ve bunları turizme kazandırmak için çalıştıklarını söylüyor. Keskin, ‘ikinci Beypazarı’ olacak Devasa silah ve mühimmat fabrikalarını geride bırakarak, Keskin istikameti'ne yöneliyoruz. Hemen yakınlarda bulunan Tüpraş Petrol Rafinerisi de etkileyici bir konumda. Keskin, tarihî bir yerleşim yeri. Belediye Başkanı Bayram Sakallı bir akademisyen. Keskin'de 1877-1878'lerde belediye teşkilatı kurulduğunu söylüyor, 133 yıldır belediye olan bu şirin ilçeyi hak ettiği yere getirmek için çalışıyor. Keskin'in tarihî ve kültürel değerlerini korumak ve su yüzüne çıkarmak, turizme açmak için yoğun çalışmalar bulunmakta. Amaç, burayı da Beypazarı gibi cazip hale getirmek. Keskin'in nüfusu daha önce 35 bin olarak görülüyordu, adrese dayalı sayım yapılınca 10 bin 850 çıkmış, gelir düşmüş. Personel maaşlarının ödenmesinde zorlanılıyor, Başkan Sakallı sıkıntılı... Tarihî fişekhane binasına gidiyoruz, İmam Hatip Lisesi yetkilileri karşılıyor, sıcak ilgi gösteriyorlar. Keskin içinde geziyor, tarihî konakları, bedesteni görüyoruz. 150-200 yıllık konaklardan 25-30'u ayakta kalmış; bunların 14 tanesi tescil edilmiş. Keskin'in yakınlarında da Sulumağara olarak bilinen yer altı şehri bulunmakta. 1927'de Türk Tayyare Cemiyeti'ne Keskinliler tarafından bir uçak alınmış. Bütün bunlar turizm için değerlendirilecek. Turizm ve Kültür Bakanlığı da bu çalışmalara ilgi gösteriyor... Kırıkkale MKEK ve TÜPRAŞ ile ilerliyor  Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK); Kırıkkale ile özdeşleşmiş, marka olmuş, şehrin kurulmasına, gelişmesine vesile olmuş, haritalarda bile yer almayan Orta Anadolu'daki küçücük bir köyden, böylesine büyük bir yerleşim yerinin kurulmasını sağlamış. MKEK; lojmanları, sosyal tesisleri, havuzu, parkları ve dinlenme tesisleri ile Kırıkkale için büyük önem taşır. Biraz küçülmüş, eleman sayısını azaltmış olmakla birlikte MKEK, Türkiye ve Kırıkkale için başlangıçtaki önemini korumakta. MKEK birimleri şu şekilde sıralanabilir: MKEK Destek Tesisleri İşletme Müdürlüğü, Mühimmat Fabrikası, Silah Fabrikası, Barut Fabrikası, Hurda İşletme Müdürlüğü, Pirinç Fabrikası, Ağır Silah ve Çelik Fabrikası. Kırıkkale'nin ikinci büyük sanayi tesisi, TÜPRAŞ Kırıkkale Rafinerisidir. Bu rafineri, Orta Anadolu Bölgesi'nin petrol ürünleri ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuş, 1986'da işletmeye açılmıştır. Kırıkkale Rafinerisi'nin ham petrol ikmali, BOTAŞ'ın Ceyhan Terminali'nden 447 kilometre uzunluğundaki boru hattı ile yapılmakta. Özelleştirilen Kırıkkale Rafinerisi elden geçirilmiş, personel indirimine gidilmiş... Kızılırmak hayat kaynağı Karakeçili ilçesine yöneldiğimizde, önümüze Kızılırmak çıkıyor. Üstünde de tarihî Çeşnigir Köprüsü. Bu köprü, bir Selçuklu eseri. Timur Han'ın da Ankara Savaşı'na giderken bu köprüyü kullandığı söyleniyor. Yavuz Sultan Selim Han'ın Mısır Seferi'ne giderken bu köprüyü kullandığı ve köprünün o zaman yeniden yapıldığı anlatılıyor. Karakeçili ilçesi ile Köprüköy kasabası arasında, Kızılırmak üzerinde bulunan Çeşnigir Köprüsü'nün bir bölümü Kapulukaya Baraj gölünün suları altında kalmış... Köprünün hemen yanında Japonların kazı yaptığı tarihî bir alan bulunmakta. Kızılırmak, Kırıkkale için de hayat kaynağı, bu ilimiz topraklarında 94 kilometrelik yol katetmekte. Bu hayat kaynağı, zaman zaman acılara da kaynaklık etmiş, yürekler dağlanmış, ağıtlar yakılmış... Bunlardan en acıklısı belki de Narin Gelin’in hikâyesi. Köprüköylü Narin, Kızılırmak'ın karşısında olan bir köye gelin verilir. Gelin alayı karşıya geçmek için eski bir tahta köprüyü kullanır. Gelin alayının ağırlığına dayanamayan köprü yıkılır. Narin, pek çok kişi ile birlikte Kızılırmak'ın azgın sularına kapılır. Bunun üzerine ağıtlar yakılır: "Kızılırmak parça parça olaydın/ Her parçanı bir diyara salaydın/ Sen de benim gibi yarsız kalaydın/ N'ettin Kızılırmak allı gelini? Yazması oyalı allı gelini/ Köprüye varınca köprü yıkıldı/ Üç yüz atlı birden suya döküldü/ Öksüz Narin'in de boynu büküldü..."
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT