BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs’ı da verelim gitsin

Kıbrıs’ı da verelim gitsin

Türkiye-Yunanistan siyasi ilişkilerinde gelinen son nokta, Kıbrıs’ın yolcu olduğunu haykırmaya başladı. 17 Ağustos depremi ülkemizde, bütün insanımızı üzüntüye boğdu. Komşumuz Yunanistan’da da görünüşte bir Türkiye muhabbeti başlattı.



Türkiye-Yunanistan siyasi ilişkilerinde gelinen son nokta, Kıbrıs’ın yolcu olduğunu haykırmaya başladı. 17 Ağustos depremi ülkemizde, bütün insanımızı üzüntüye boğdu. Komşumuz Yunanistan’da da görünüşte bir Türkiye muhabbeti başlattı. AB aşkına katlanamayacağımız hiçbir şey yoktur. Kim ne isterse verelim. Yeter ki şu Avrupalılar kulübüne girelim. Milletlerarası bir toplantı dolayısıyla Türkiye’ye gelen Yunan Dışişleri Bakanı, Fener Rum Patriği’ni ziyarete gidip elini öptü. Geçen sene de Başbakanları torun vaftizi için gelip el öpmüştü. Bunlar Avrupa Birliği üyesi bir ülkenin devlet adamları olduğu için böyle dinsel kişilerin, velev ki Türk vatandaşı da olsa ellerini öperler ve laiklikleri zedelenmez. Zira şerbetlidirler. Ancak Sayın Yorgo Papandreu, bu sefer saygılarını sunarken, Türk basınına da “Patrik hazretleri Türkiye’nin tabiyetinde bir vatandaş olarak kalamaz” gibilerden sözler geveledi. Gevelemedi, açık açık söyleyiverdi. Şöyle bir düşündüm. Patrik Türk vatandaşlığından çıkarsa, başka bir ülkenin vatandaşı olmalı veya Heimatioss, yani vatansız, dünya vatandaşı olarak kalmalıdır. Ya da Türkiye Vatikan’ı rüyası mı görüyorlar... Bir ülkenin vatandaşının, vatandaşlıktan çıkması için bir geçerli sebep lazım. Altmış yıllık Türk vatandaşı olduğum halde, ne bir başbakanla, ne de Cumhurbaşkanımızla değil makamında, sokakta bile görüşemedim. Patrik ise özel törenlerle, resmi kabullerle bu yerlerde endam arzediyor. Demek ki vatandaşa bu yetmiyor... Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını da Yorgo efendi emir buyurdular. Peki Türkiye’de bu okulu dolduracak öğrenci var mı? Elbette yok. Öyleyse dışardan gelsin. Türkiye’de yıllardır Bizantoloji çalışmaları zaten el altından yaptırılıyor. Boğaziçi Üniversitesi Bizantoloji kürsüsü çoktan mezun vermeye başladı. Böylece Heybeliada’dan da Bizans’ın din adamları hazır olur... Patrik istemiyorsa çekip vatandaşı olacağı ülkede otursun. Doğrusu biz de rahat ederiz. Sözüm meclisten dışarı ama ne yapayım yeri geldi: Nasreddin Hoca merhum, merkebi ile giderken, hayvancağız huyu icabı, yolda gördüğü hemcinslerinin bıraktığı tezekleri, durup durup koklarmış. Hocanın zaman kaybından dolayı epey canı sıkılır. İner aşağıya. Karakaçanın her kokladığını yanındaki onun yem torbasına doldurur. Gideceği yere vardıklarında, bu tezekli torbayı takar merkebin başına. Merkep gözlerini patlatarak, karnının aç olduğunu, bu nesnelerin ise yenmezliğini hocaya anlatmaya çalışınca, merhum “Sen yolda bunları kokladıkça ben herhalde pek seviyor diye yanıma aldım. Yiyesin diye de torbana koydum. Hadi şimdi sevdiğinle berabersin. Şikayet etme” deyiverir. Eğer pek seviyorlarsa alıp başlarına tac etsinler. Patriklik, Lozan anlaşması ile “Mübadele ile gitmeyen Ortodoks Rum vatandaşlarımızın dini ihtiyaçları için” bırakılmıştır. Yoksa Patrik efendi, bir tek Rum’un yüzlerce yıldır bulunmadığı Trabzon’a “Temiz deniz etkinlikleri için giderek oralarda Haç göstermesi için” Türkiye’de bırakılmadı. Artık bu Patrik ve onun destekçileri çizmeyi aşmaya başladı. Şimdi de Trabzon’da Konsolosluk açmayı konuşmaya başladılar. Konsolosluk açmak, iki devlet arasındaki mütekabiliyet esasına göre olur. Yunan ile Türkiye arasındaki konsoloslukların yerleri, Lozan ile sabit kılınmıştır. Üstelik Trabzon Konsolosluğu, oradaki hangi Yunan vatandaşının işlerine bakacak. Yoksa Ortodoks Rusya ile haberleşme köprüsü mü olacaklar. Son Yunanistan ziyaretinde Yorgo efendi, daha havaalanında, Sayın Cem’e “Sizinle Kıbrıs işgal trajedisinin gölgesinde buluşuyoruz” diye fırça atıyor. Sayın Yorgo, biz sizinle, 1821 Patras cinayetlerinin, isyanlarının, 1919 Mayısında İzmir’de işlediğiniz vahşetlerin gölgesinde, biz sizinle 1963-1974 Makarios katliamlarının gölgesinde çok buluştuk ve el sıkıştık. Sizin vahşet dediğiniz barış harekatında, hangi masum Kıbrıs Rum’u öldü. 26 senedir de Ada, bir huzur ülkesidir. Bu, Türk idaresi sayesindedir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT