BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terörün dini olmaz

Terörün dini olmaz

Son zamanlarda fütursuzca kullanılan bir tabir, ağızlarda bir çürük sakız... “İslâmî terör...” İslamiyet’le terörü yan yana ifade etmek gök yüzüne zından demekten farksızdır. İslamiyet, terörü ne emreder, ne desdekler ve ne de ona müsaade eder.



Son zamanlarda fütursuzca kullanılan bir tabir, ağızlarda bir çürük sakız... “İslâmî terör...” İslamiyet’le terörü yan yana ifade etmek gök yüzüne zından demekten farksızdır. İslamiyet, terörü ne emreder, ne desdekler ve ne de ona müsaade eder. İslamiyetle terör arasında paralellik kurmak aynı zamanda yüce Allah’a iftiradır. İslamiyet vahye dayanan ilâhî bir dindir. “İslâmî terör” demek, bu dinin dolayısıyla Allah’ın terör istediğini iddia etmektir. İslam ülkelerinde terör olabilir. Müslümanlar arasında da olabilir. Bunlara farklı asırlarda rastlanmıştır. Hatta o teröristler, eylemlerine ‘cihad’ gibi kutsal kimlikler de kazandırmaya çalışmışlardı. Ama, bunlar fanatik gruplardır. Şeriatin bütün müesseseleri ile mevcut olduğu zamanlarda dahi nifak unsurları “şeriat isterük!..” diye sokaklara dökülmüşlerdir. Zaman zaman katliam yaptıkları da olmuştur. Buna rağmen tertemiz İslamiyet ve O’nun tertemiz mensupları bütün bunlardan fersah fersah uzaktır. Son ve en mükemmel din de halis mü’minler de terör ve onun bütün neticelerinden münezzehtir. Tabirin ortaya atılmasında hainane niyetler var... İslam ülkelerinde yıllar süren gizli ve sinsi çalışmalarla kargaşa çıkaranlar, daha sonra dünyaya dönüp İslami terör gibi kafa karıştırıcı bir imajı zihinlere yerleştiriyorlar. Böylece insanların İslamiyet’ten korkup ürkmeleri bekleniyor... Bu hesabın bütünüyle boşa çıktığı söylenemez. İslamiyet yaralanıyor... Komünizmin çökmesinden sonra emperyalizm, O’nun yerine bir başka tehdidi ikame etmeyi planladı. Silah sanayiinin işlemesi, zihinlerin bulanması, güzel dinimize sempatilerin izalesi için bir kaşe ile bir çok menfaatin temini hedef alınarak İslam coğrafyasının üzerine “İslamî terör” damgası vuruldu. Bu, Müslümanlarla Hıristiyanlar veya doğu ile batı veya haç ile hilal arasında geçen çağlarda meydana gelen savaşların sivilleşmiş şeklinden başka bir şey değildir. Halbuki, terörün hedefi insandır. Toplumdur. Huzurdur. Arkasında da şu veya bu maksatlı çıkar örgütleri vardır. Bu sebeple terörizmi tezgâhlayanlar, işlerine gelen malzemeyi kullanırlar. Öyleyse neden “Hıristiyanî terör” veya “Musevi terör” yahut Hindu terörü denmez? Bu dinlerle, bu din salikleri arasında bu dinlerin hayat bulduğu devletlerde hiç mi törör suçu işlenmiyor? Hem de nasıl? Bosna-Hersek’te, Çeçenistan’da, gençlere kan, analara göz yaşı akıtan Hıristiyan, üstelik Ortodoks Hıristiyanlar değil midir? Onlarınkine neden bir güne bir gün “Hıristiyanî terör” denmiyor?... Keza Yahudilerin yaptıkları... Hindularınki... Ortadoğu’daki, Güney Asya’daki işgal ve zulümler seyredilir, fakat kimse Musevî terörden, Hindu terörden bahsetmez... Doğrusu da budur. Kim olursa olsun bazı taassup sahiplerinin şiddet hareketleri mensup oldukları dîne maledilemez. Çünkü, terörün dini yoktur. Terörist, mensup olduğu dine göre kendini ‘mücahid’ olarak görebilir. Aslında o bir meczuptur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT