BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Gülbahar benimle kalacak artık!..”

“Gülbahar benimle kalacak artık!..”

Pakize, Gülbahar’ın gözlerinin içine baktı: - Konuş benimle Gülbahar... Gel benim yanıma, gidelim bu köyden. Kır zincirleri artık. Hayatının sonuna kadar deli Ökkeş’e kölelik mi edeceksin burada? Yazıktır sana. Onlar ölünce ne olacak? Yine yalnız kalmayacak mısın? Bana yardımcı ol. Bak ben bu köyün ebesiyim. Kimse ses etmez, bir şey demez. Herkes bilir seni ne çok sevdiğimi. Yanıma yardımcı aldım derim. Beraber yaşar gideriz. Bu saatten sonra o evde yalnız başına bırakmazlar seni.



Pakize, Gülbahar’ın gözlerinin içine baktı: - Konuş benimle Gülbahar... Gel benim yanıma, gidelim bu köyden. Kır zincirleri artık. Hayatının sonuna kadar deli Ökkeş’e kölelik mi edeceksin burada? Yazıktır sana. Onlar ölünce ne olacak? Yine yalnız kalmayacak mısın? Bana yardımcı ol. Bak ben bu köyün ebesiyim. Kimse ses etmez, bir şey demez. Herkes bilir seni ne çok sevdiğimi. Yanıma yardımcı aldım derim. Beraber yaşar gideriz. Bu saatten sonra o evde yalnız başına bırakmazlar seni. Gülbahar omuzlarını kaldırmakla yetindi. Bu saatten sonra onu için herhangi bir anlamı yoktu hiçbir şeyin. Pakize omzunu sıvazladı genç kadının: - Haydi gel gidip toplayalım varını yoğunu. Ökkeş gelir şimdi boşalttırır evi zaten. Birlikte çıktılar... Hıdır defnedileli iki gün olmuştu. Gülbahar evine girer girmez hemen yatak odasındaki yüklüğe gitti. Oradan birkaç battaniye ve giyeceklerini aldı. Birkaç parça mutfak eşyası topladı. O sırada kapı açıldı, Ökkeş ve karısı girmişti içeriye. Hayretle avluda duran Pakize’ye baktılar. Ökkeş merakla sordu: - Hayırdır Pakize Ebe? - Gülbahar’ı götürüyorum Ökkeş Efendi. Benimle kalacak artık. Bana yardımcı olacak. Ökkeş durakladı: - Nasıl olur Pakize Ebe? Gülbahar bize oğlumuzun yadigârı... - İyi de ben de alıp uzaklara, gurbete götürmeyeceğim ki... Bizim evde, benimle birlikte kalacak. Ben de yalnız bir insanım. İkimiz başımızın çaresine bakarız. Ben ona mesleğimi öğreteceğim. Yaşlandım artık, yerime biri lazım... Jandarma komutanıyla da konuştum bu konuyu, öğretmenle de konuştum. Ökkeş bu son cümleleri duyunca durakladı. Ne komutana ne de öğretmene itiraz edemezdi. Hıdır’ın annesi de suskundu. Ökkeş yan gözle karısına baktı. Mutlaka başka planları vardı; ama şimdi hepsi suya düşmüştü. Pakize, Gülbahar’ın hazırlanması bittikten sonra genç kadının elinden eşyalarını aldı: - Haydi öp annenin babanın elini de gidelim... Gülbahar hemen atıldı, önce kayınvalidesinin sonra da Ökkeş’in elini öpüp geri çekildi. Ardından kapıdan çıkan Pakize’nin peşine takılıp çıkıp gitti. Pakize Gülbahar’ı eve koyduktan sonra yalancı çıkmamak adına doğruca komutana gidip meseleyi anlattı. Üsteğmen Serdar bu girişimi yerinde buldu. Tecrübeleriyle biliyordu ki Gülbahar’ın hayatı bundan sonra zindan olacaktı. - İyi düşünmüşsünüz ebe hanım. Zavallı kadın heba olup gideceğine hiç olmazsa elinde bir mesleği olur... Yanınızda daha rahat olur. Ben Ökkeş Efendiyle gerekirse konuşurum. Gülbahar o gece her zamankinden daha rahat uyudu... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT