BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > F.Bahçe’ye Mehmet Nas darbesi

F.Bahçe’ye Mehmet Nas darbesi

F.Bahçe’nin Lugano dışında tamamlanmış takımı Mesut Bakkal’dan ayrıldıktan sonra tuhaflıklar sergileyen Manisaspor’a karşı öyle bir başlangıç yaptı ki...



F.Bahçe’nin Lugano dışında tamamlanmış takımı Mesut Bakkal’dan ayrıldıktan sonra tuhaflıklar sergileyen Manisaspor’a karşı öyle bir başlangıç yaptı ki... O 20 dakikalık süreyi oynatsanız sonrasını kesseniz ve kime sorsanız “4 mü 5 mi oldu?” diye yorum yapar. F.Bahçe’nin o ilk 20 dakikalık rüzgarı içinde Samandra’da bile bulamayacağı bir rahatlık vardı. Mehmet Nas gibi takımının en tecrübeli adamını yanına almış olan Reha Kapsal, herkes gibi iyi bir seyirci olarak sahaya bakıyordu. F.Bahçe de öyle bir hava bulmuştu ki, “nasıl olsa 4’e - 5’e rahat giderim” anlayışı ile fazlaca keyfe dalıyordu. Sonra Reha Kapsal’da jeton düşüp de Kemal kenara gelip, Mehmet Nas sahaya gelince bir anda sanki denge geliyordu maça. Nitekim aynı Mehmet Nas, sahanın hiçbir şey yapmayan yegane oyuncusu Isaac’e bir gol attıracak hemen ardında da bir başka pozisyonun hazırlayıcısı olacaktı. Soyunma odasına gidilirken hayli ilginç bir futbol fotoğrafı bırakıyorduk arkamızda. Dönüşte bir tek Mehmet Nas’la dahi dengesini bulan maç; Türkiye Ligi’nin kalitesinin de ne olduğunu bize anlatıyordu. Bu arada kaleci İlker’in sakatlanıp -ki o pozisyondaki kesin faulu hakem atlıyordu- F.Bahçe için en büyük avantaj olarak sahaya gelecekti. Acemiler mangası Manisaspor oyuncu değiştirmek yerine kulübesinde seyretmeyi yeğleyen Daum’un yüreğini hoplatacak kontratakları tesadüfen de olsa yakalıyor ama beceriksizlik gösterisi ile bunların hiçbirini tabelaya yazamıyordu. F.Bahçe yine çok pas ama bu defa biraz tedbirle karşılaşarak geldiği rakip kalede pozisyonlar bulmak adına sıkıntı çekecekti. Ligin en yetersiz elemanlarından kurulu gibi gözüken Manisaspor kendisine teslim edilen bir çok dönüş topunu da aynen iade ederek kapasitesinin notunu verecekti. Daum, Mehmet Topuz’u alıp Gökhan Ünal’ı oyuna iterken “ya hep ya hiç” restiyle bir kere daha şansına sığınmanın yoluna çıkıyordu. Emre ile Vederson’u değiştirişi ise artık teknik direktörlüğünün sonuna geldiğinin imzalı belgesi olacaktı. Ama bu futbol öyle bir oyundu ki; sahanın en kötü oyuncusu Isaac bir kontrada öyle bir gol atıyordu ki, sanıyorum kendisi de, maçı seyredenler de, oynayanlar da, tabii ki Daum da şaşkınlıktan dilini yutacaklardı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT