BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tabiatta ÇÖP diye bir kavram yoktur!

Tabiatta ÇÖP diye bir kavram yoktur!

Doğadaki maddeler, insanın ürettiği tüketim maddeleri gibi kullanıldıktan sonra hiçbir adımda çöp olmaz. Bu öyle bir döngüdür ki, mesela kirlettiğimiz su yer altına süzülerek temizlenip bizim kullanımımıza uygun hale gelir



HAYATIN DEVAMINI ‘YENİDEN KULLANIM’ DÖNGÜSÜ SAĞLAR Doğadaki maddeler, insanın ürettiği tüketim maddeleri gibi kullanıldıktan sonra hiçbir adımda çöp olmaz. Bu öyle bir döngüdür ki, mesela kirlettiğimiz su yer altına süzülerek temizlenip bizim kullanımımıza uygun hale gelir Sevgili okurlar, bu hafta size tabiatta dengeyi oluşturan yapı taşlarından söz etmek istiyorum. Doğadan elde edilen ham maddeler çeşitli tesislerde insanın kullanabileceği ürünler haline getirilir. Kaynak ise daima tabiatın kendisidir. Örneğin demir cevherinden beyaz peynirin, ton balığının teneke kutuları, ham alüminyum madeninden içecek kapları yapılır. Bunları tüketen biz insanlar, tabiattan elde edilen bu maddeleri adi çöp haline dönüştürürüz. Oysa, doğada her şey birbirine bağlı olup, yok olmaz. Buradaki geçerli kural daima “Yeniden Kullanım”dır. SOLUDUĞUMUZ HAVA BİLE KAYBOLMAZ Yeryüzünde bulunan her madde sürekli değişim halinde olup, çeşitli canlılar tarafından kullanılır, ama hiçbir safhada devre dışı kalmaz. Kirlenen su, yeraltına süzülerek arıtılır, havadan alınan oksijen, canlılar tarafından karbondioksite çevrildikten sonra, bitkiler tarafından yeniden oksijene dönüştürülür. Gezegenimizde yaşamın başlangıcından bugüne ekosistemlerdeki tüm öğeler birbirleriyle etkileşim halindedir. Değerli okurlar, bütün canlıların temelde üç kimyasaldan; karbon, hidrojen ve oksijenden oluştuğunu biliyoruz. KARBON doğada atmosferdeki karbondioksit (CO2) gazı olarak; sularda karbondioksit ve bikarbonatlar halinde; yerkürede kömür, doğalgaz, petrol ve kireçtaşı şeklinde; canlıların yapısında ise çeşitli organik maddeler halinde bulunur. Atmosferdeki karbondioksit, bitkiler tarafından alınarak organik maddelere çevrilir. Canlılarda yaşam için gerekli solunum, yakıt olarak kullanılan çeşitli organik maddelerin (besinlerin), canlıya enerji sağlamak için oksijen eşliğinde parçalanması anlamına gelir. Solunum sonucu, bu organik maddeler karbondioksit ve suya çevrilir. Serbest kalan karbondioksit yeniden devreye girer. Bu döngü yaşamda durmaksızın devam eder. Canlılar ölünce, vücutlarındaki organik maddelerin ayrıştırıcılar (bakteri ve mikroorganizmalar) tarafından parçalanmasıyla da yeniden karbondioksit üretilir. Uzun vadede ve insanoğlunun günümüzdeki gibi tabiatı tahrip etmemesi halinde üretilen oksijen ile karbondioksit hep dengede kalır. İşte, İklim Değişiklikleri ile ilgili endişeler, bu dengenin zamanımızda bozulmasından kaynaklanmaktadır. Son 150 yılda havadaki karbondioksit miktarı %30 artış göstermiştir (1850 senesinde on binde 2.8 olan CO2, günümüzde on binde 3.84’e yükselmiştir). Sonuç olarak; karbon ve doğadaki diğer maddeler, insanın ürettiği tüketim maddeleri gibi kullanıldıktan sonra hiçbir adımda ÇÖP olmaz. ÜMRANİYE VAKASI İNSANIN KUSURU İnsan eliyle oluşan organik madde oranı yüksek çöpler gömüldüğü zaman, ayrıştırıcılar yeterli oksijen bulup bu maddeleri karbondioksite çeviremezler. Bu oksijensiz (anaerobik) ortamda gerçekleşen ayrıştırma olayından bambaşka bir gaz, yanıcı Metan Gazı (CH4) ortaya çıkar. Doğal gazın bir parçası olan Metan, az miktarda havaya karışırsa bir tehlike oluşturmaz, hatta Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerde bilimsel olarak üretilip Biogaz yakıtı olarak kullanılır. Ancak, büyük çöplüklerde baca yapımı ihmal edilirse, biriken metan gazı Ümraniye Hekimbaşı Çöp Deponi alanında olduğu gibi şiddetli basınç altında infilak edip, birçok hayatın sönmesine sebep olabilir. Kıymetli okurlar, bugün size hayatımıza yön veren KARBON döngüsünü anlatmaya çalıştım. Gelecek hafta, kısmetse gene çok önemli yaşam fonksiyonlarını yürüten Azot ve Fosfor döngülerinden söz edeceğim. Tekrar buluşmak üzere, sağlıklı ve mutlu bir hafta dilerim. Köylü çocukların HAYVAN SEVGİSİ Bahara sayılı günler kala bol yağış alan tabiat, erkenden canlandı. Dağlar yeşermeye, kırlar rengarenk çiçeklerle bezenmeye, ağaçlar tomurcukların açmaya, koyunlar boy boy kuzu vermeye başladı... Doğu Karadeniz’in köylerinde yaşayan çocuklar, hayvanlara olan sevgilerini her fırsatta göstermeye çalışıyor. Doğayla iç içe yaşama şansına eren minikler, kuzularını büyüyene kadar yanlarından ayırmıyor. Hatta ayrılık günü gelip çattığı vakit çoğu gözyaşlarına boğulmaktan kendini alamıyor... Roma imparatorları bile bu ağacın zeytinlerinden yemiş Mersin’in Mut ilçesine bağlı Haydar köyünde 700 yaşında olduğu tahmin edilen zeytin ağacı, yapılan inceleme sonucu 1300 yıllık çıktı. Çevre ve Orman Bakanlığı Doğu Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü görevlileri tarafından hazırlanan inceleme raporuna göre, ağacın gövde kalınlığı ise tam 6.28 metre... Mut Kaymakamı Osman Yenidoğan, “Türkiye’de en yaşlı zeytin ağacı 300 yıllık olarak biliniyordu. Bu da gösteriyor ki zeytinin ana memleketi Mut’tur” şeklinde konuştu. PASİFİK’TEKİ MERCAN ADALARININ SIRRI ‘KARBON’DA SAKLI Yerkürede bulunan kireçtaşındaki karbon zamanla sulara karışıp, planktonlar (sulardaki çoğunlukla tek hücreli mikroorganizmalar) tarafından alınır; sudaki karbondioksit atmosfere karışır ve tüm canlılarla bir etkileşim içine girer. Karbon her ne şekilde olursa olsun, sistemde kalır ve devrolmaya devam eder. Örneğin; Pasifik Okyanusundaki Mercan Adalarının (Maldivler gibi) oluşumu tipik bir karbon döngüsü örneğidir. Havadan ve canlılardaki beslenme zinciriyle suya karışan karbon, küçük birer hayvansal canlı olan mercanların ölümüyle suyun yüzeyine doğru yükselen adacıklar meydana getirir. Bu adacıklar birer fosilleşmiş karbon kütlesidir. Bu sebeple Pasifikteki adaların çoğu mercan adalarıdır ve deniz seviyesinden sadece birkaç metre yüksekliğe sahiptirler. Yakın gelecekte sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadırlar. Bu ada oluşumuna ATOLL diyoruz. Gençler çamura aldırış etmeden fidan diktiler Merkezi Manisa’nın Salihli ilçesinde bulunan Gediz Havzası Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma, Çevre ve Kalkınma Vakfı (GEMA) ile Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte, Celal Bayar Üniversitesi Salihli Meslek Yüksek Okulu arazisinde tam 607 adet fidan dikildi. Yağmur-çamur demeden alanı dolduran öğrenciler de dikimde bizzat yer aldılar. Türkiye’nin yeni Ağustos Böceği 100. Yıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Koçak ile eşi Yrd. Doç. Dr. Muhabbet Kemal Koçak, yeni bir ağustos böceği türünü bilim dünyasına kazandırdı. Türkiye’de 15 bin 200 böcek türünün bulunduğunu belirten Ahmet Koçak, “Bu yeni tür, Türkiye’nin en doğusundaki serhad şehri Van’a atfen (Tibicina serhadensis Koçak&Kemal, 2010) şeklinde bilimsel olarak isimlendirilirken, böceğin Türkçe adı da ‘Serhad’ olarak konmuştur” dedi. Bunun adı KATLİAM İzmir’in Dikili ilçesinde, son bir haftada çok sayıda kedi, köpek ve kuş zehirlenerek öldü. Dikili Gazi Paşa Mahallesi Evrim ve Erdem sitelerinde onlarca hayvanın trajik şekilde ölmesi, çevre sakinleri ile yöredeki hayvanseverler tarafından tepkiyle karşılandı. Yetkililere seslenen vatandaşlar, sorumluların cezalandırılmasını ve katliama yol açan sebeplerin araştırılarak ortadan kaldırılmasını istediler. Bravo Adıyaman’a... Yurdumuzda çevre bilinci ne kadar gelişirse, hayvanseverlik de aynı paralelde artar. Buna güzel bir örnek Türkiye’nin en ücra kentlerinden GAP’ın gelişen şehri Adıyaman’da yaşandı. Adıyaman Belediyesi Veteriner Müdürlüğü tarafından başlatılan “Sokak Hayvanlarını Aşılama, Kısırlaştırma ve Islah Projesi” kapsamında onlarca köpek sağlık kontrolünden geçirildi. Yetkililer, hayvanların zararsız hale gelmesiyle insanlarla daha rahat sokağı paylaşacaklarını dile getirdiler. SİZDEN GELENLER Bir muhtarın onur savaşı > Ali Ermiş (Konya / Meram Beybes Mahallesi Muhtarı) Bu ülkede yeşile duyarlı özverili insanlar olduğu sürece gerçekleştirilemeyecek hiçbir proje yoktur! Ben iki dönemdir mahallemde muhtarlık yapmaktayım. Milli Emlak’tan 350.000 m2’lik bir alanı zorlu mücadelelerle alarak Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsisini sağlamakla dünyanın en mutlu insanı oldum. Şimdi bu arazinin topluma kazandırılmasında bakanlığa, okullara, sivil toplum kuruluşlarına, duyarlı vatandaşlarıma ve sizlere proje ve fikir konusunda desteğe ihtiyacımız var. Gelin “Ormanın Ana Kucağı” olduğu; “Toprağın, Bayrağın ve Yaprağın Sahip Çıkılacağı” fikirlerini hep beraber hayata geçirelim... Ataköy’deki hobi bahçeleri > İlknur Kekeç / İSTANBUL Ediz Bey, şehir hayatında yeşilliğe ve toprağa hasret kaldık! Sayfanızdaki Hobi Bahçesi haberini görünce yazmadan edemedim. Benim de bundan 10-12 yıl önce Ataköy’de Hobi Bahçem vardı. Belediyece düzenlenen hoş bir uğraştı, kahve yerine doğayla baş başaydık. Geçenlerde villa yapılmak üzere buraların yıkıldığını biliyorsunuz. Gerçi buralar zamanla mezbeleliğe çevrildi ama yine de yeşile olan hasretimizi biraz olsun dindiriyorduk. Hiç olmazsa yürüyüş yolu olarak kalsaydı. Ne olacak bu işin sonu, köyümüz de yok, doğma büyüme İstanbulluyuz, yeşilliği, sessizliği, çocukluğumuzu özleyip duruyoruz! Çevreye ‘sözde’ değil ‘özde’ destek > Zeki Durak (Adana Çevre Girişimi Derneği Başkanı) Adana Çevre Girişimi Derneği olarak bizler de kendi ölçümüzde çevremizdeki çevre sorunlarının çözümü için çalışmalar yapıyoruz. Hayatın içinden geçen ve var olmaya çalışan her canlının yaşama alanı olan bu gezegene hep birlikte sahip çıkmalıyız. Bunun için de “Çevre”ye vereceğimiz önemin sadece lafta değil yaşama geçmesi için çaba göstermeliyiz. Çalışmalarımızı www.adanacevredernegi.com adresinden takip edebilirsiniz. Saroz Körfezi’ndeki kıyımın videosu... > Yücel Usta /ÇANAKKALE Saroz Körfezi’nde el yapımı gübre malzemeli bombalarla balık katliamı yapılıyor. Bu şahıslar teknelerine diktikleri kulelerle kıyıda gezinen özellikle levrek türü balıkların yerlerini belirleyip bomba atarak küçük büyük demeden katlediyorlar. Sahil güvenlik ve jandarma ihbarlarda ispat istiyor. İşte sizlere bu amaçla çekilmiş bir video. Bu doğa düşmanı insanların en kısa sürede cezalandırılması dileğiyle...Video B. ve B. K. tarafından Saroz Yayla köyü mevkiinde çekilmiştir. http://www.balikavi.tv/video/361/vahset İşte örnek bir insan! > Saffet Arıkan Ediz Bey, tatilde zamanımı fidan dikerek değerlendirmek istiyorum. Bana tavsiyelerde bulunabilir misiniz? CEVAP: Sevgili Saffet doğaya karşı olan ilgini ve ağaç sevgini takdirle karşılıyorum. Sana tavsiyem; tatiline doğru TEMA gibi sivil toplum kuruluşları, Orman ve Çevre İl Müdürlükleriyle irtibata geçip dikim etkinliklerine katılmandır. Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL e-ma­il: ediz.hun@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT