BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > YÖK’ten karara itiraz

YÖK’ten karara itiraz

Yüksek Öğretim Kurulu’nun itiraz dilekçesinde, “İptal kararından ötürü telafisi mümkün olmayan zararlar doğacaktır” denildi



Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), Danıştay 8. Dairesinin, YÖK’ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulaması getiren kararının yürütmesinin durdurulması kararına itiraz etti. İtirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu görüşecek. Danıştay 8. Dairesi, YÖK kararının iptal istemini ise daha sonra esastan karara bağlayacak. YÖK Başkanlığının Danıştay’a sunduğu itiraz dilekçesinde, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, “Sınava girecek herkes açısından ortaya çıkan hukuki belirsizlik sebebiyle dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasından ötürü telafisi imkansız zararların doğacağı muhakkaktır” denildi. İtiraz dilekçesinde, katsayı oranlarının eski şekliyle uygulanmasından “sınava girenlerin 776 bin 744’ünün olumsuz yönde etkilendiği” belirtilerek, “bu olumsuz durumun ortadan kaldırılabilmesi için uygulanmakta olan katsayının sınav sonuçlarına etkisinin minimize edilmesinin kaçınılmaz bir durum olduğu” savunuldu. ADALETSİZLİK DERİNLEŞİYOR Farklı katsayı uygulamasının adaletsizliği derinleştirdiği belirtilen dilekçede, “Artık 21 Temmuz 2009 tarihli karar ile kurulmuş olan ve hukukiliği tartışma konusu olmayan yeni bir sistem bulunmaktadır. Bu yüzden katsayının anlamı ve işlevinin, yeni sistemin diğer unsurları ile birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir” denildi. Dilekçede, 11 Nisan 2010’da sınava 1.4 milyon öğrencinin gireceği, Danıştay kararının bu sayıda öğrenci bakımından bir hukuki belirsizlik oluşturduğu ifade edilerek, şu görüşler savunuldu: BELİRSİZLİK KALKMALI “İdaremiz her ne kadar yargı kararlarını dikkate alarak yeni kararlar alacağını, bu hususta öğrencilerin endişe etmemesi gerektiğini duyurmakla birlikte, sınav psikolojisi altında bulunan öğrencilerin belirsizlikten, boyutu tahmin edilemeyecek ve telafi edilemeyecek derecede, mutlaka olumsuz etkilenmekte oldukları hiç kuşkusuzdur. Dolayısıyla idari işlemin niteliği, yürü tmenin durdurulması kararının verilmesinden ötürü ve bu kararı haklı ve gerekli kılan gerçek ve geçerli sebepler de bulunmadığından önemli zararlara yol açmaktadır. Öğrencilerin psikolojisini önemli derecede etkileyecek belirsizlik ve istikrarsızlığın yol açacağı olumsuz ortam göz önüne alınarak, belirsizlik ve istikrarsızlık ortamının beraberinde getireceği telafisi güç ya da imkansız zararlar da dikkate alınarak yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasını talep ederiz.” A.A
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT