BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dinin güncelleştirilmesi gayretleri!

Dinin güncelleştirilmesi gayretleri!

Niyet ne olursa olsun, dinde güncelleşme yapıldığı takdirde, bir müddet sonra ister istemez netice reforma varacaktır. Dinin dört olan kaynağını ikiye indirmek zaten bir reformdur...”



Son yıllarda bazı ilahiyatçılar ıslarla dinin “güncelleştirilmesi” üzerinde durmakta ve bu konuda yoğun gayret sarf etmektedirler. Çeşitli platformlarda “Her alanda, yenilikler, güncellemeler yapıldığı gibi, din alanında da eski bilinenleri gözden geçirme, güncelleme yapmak lazım” tezini dile getiriyorlar. Hemen arkasından şunu da ilave etmeyi ihmal etmiyorlar: “Maksadımız, dinde reform değil, bilim dilinde, öğrenme ve öğretmede reform.” Bilimde, öğrenmede reformdan maksadınız ne diye sorduğunuzda da, “Dinin iki temel kaynağı olan Kur’an ve hadisin dışındaki geçmiş asırlara ait herhangi bir kitaptaki dindarlık çizgisi bizim için model ve aynen alınması gereken örnek olamaz. Dört mezhebin fıkıh kitapları da buna dahildir. Çağlar önce yazılmış fıkıh kitaplarını günümüz insanına model olarak sunamayız” diyorlar. Arkasından şu ilaveyi de unutmuyorlar: “Tabii ki bunlardan istifade edebiliriz...” Yani işlerine gelirse, maksatlarına uyarsa, kendi yanlışlarına alet edebilirlerse memnuniyetle kullanırız, yani istismar ederiz demek istiyorlar. BU DA REFORMA AÇILAN BİR KAPI Görüldüğü gibi, adını ne koyarlarsa koysunlar, ne kadar tevil yapmak isterlerse istesinler yapmak istedikleri açıkça dinde reformdur, en azından sonucu reform ile neticelenecektir. Bunlar dinde reforma karşı Müslümanlarda mevcut olan olumsuz bakışı bildiklerinden tepki çekmemek için “güncelleştirme” kılıfına sarılıyorlar. Bugüne kadar; esas kaynak Kur’an-ı kerim ve Hadis-i şerifler olmak üzere, dinin kaynağının dört olduğu; diğer ikisinin icma ve kıyas (yani mezhepler) olduğu kabul edilmiştir. 1400 yıldır bu konuda Müslümanlar arasında icma hasıl olmuştur. Güncelleştirme adı altında, dinin dört kaynağından ikisini devre dışı bırakıp, bin yıllık birikimi; binlerce kelam, fıkıh kitabını yok farz edeceksin, o zamanın insanları için yazılmış diyeceksin; sonra da biz dinde reform yapmıyoruz, iddiasında bulunacaksın, bu ne kadar inandırıcı olur? Fıkıh kitapları, fizik, kimya, biyoloji kitapları değil ki zamana göre değişsin, güncelleşsin! Diyorlar ki: “Reform demek, dinin esası ile, İslamın şartları ile oynamak, namazı ikiye indirmek, orucu, zekatı kaldırmak veya şeklini değiştirmek gibi şeylerdir...” Siz, fıkıh kitaplarını ortadan kaldırdığınızda aynı şey olmayacak mı? Bugün bu anlayıştan yola çıkan, sadece Kur’ana ve hadise göre hüküm verdiğini iddia eden bazı ilahiyatçılar; namazı üç vakte indirmek istemiyorlar mı, haccı senenin 12 ayına dağıtalım demiyorlar mı? Kurban kesme yerine fakirlere para verilmesini istemiyorlar mı? Kadınlara, hayz halinde namaz kıldırıp oruç tutturmuyorlar mı? Baş örtüsünü, setri avreti inkâr etmiyorlar mı? Zekatın miktarı Kur’anda bildirilmemiş bunun için gönlünüzden ne koparsa verebilirsiniz demiyorlar mı? Niyetiniz ne olursa olsun, velev ki niyetiniz iyi olsun; bu güncelleşmeyi yaptığınız takdirde, bir müddet sonra isteseniz de istemeseniz de, netice buraya varacaktır. Eğer din, bozulmadan, günümüze kadar gelebilmişse, o beğenmediğiniz, çağ dışı gördüğünüz mezhepler, fıkıh kitapları sayesinde gelmiştir. DİNDE GÜNCELLEŞME YAPILIRSA... Bu kitaplar, herkesin kendi kafasına göre, Kur’an-ı kerime ve hadis-i şeriflere mana verilmesine mani olmuşlar; kendilerinden bir şey katmayarak Peygamber Efendimizin ve onun Eshabının verdiği manaları toplayarak günümüze kadar gelmesini sağlamışlardır. Bin yıldır bu konuda konsensüs sağlanmıştır. Dini tartışmaya açmak dine zarar verir. Evet, fende, teknolojide yenilik ve güncelleştirme şarttır, zaten teknolojinin olmazsa olmaz şartı da budur. Her an yeniliklere, gelişmelere açık olmazsa ayakta duramaz. Çünkü bunda değişme esastır. Dinde ise, değişmezlik esastır; her asra göre, dini veya dini bilgiyi değiştirmeye güncellemeye kalkarsan, bir müddet sonra ortada din diye bir şey kalmaz. Kalsa bile sade adı kalır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT