BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Müzakere

Müzakere

TRT 3 sayesinde meclis çalışmalarını günü gününe takip edebiliyoruz. Bunu söylemem ne kadar doğru olur bilmiyorum. Ben TBMM çalışmalarını seyrederken çocukların evcilik oyununu hatırlıyorum. Sanki her şey usulen yapılıyor.



TRT 3 sayesinde meclis çalışmalarını günü gününe takip edebiliyoruz. Bunu söylemem ne kadar doğru olur bilmiyorum. Ben TBMM çalışmalarını seyrederken çocukların evcilik oyununu hatırlıyorum. Sanki her şey usulen yapılıyor. Hükümet kanun tasarısını getiriyor, iktidar mensubu milletvekilleri ne yapacağını biliyor. Muhalefet de öyle. Özeti: İktidar elini kaldırırken muhalefet indirecek. Muhalefet kaldırırken iktidar indirecek. Kimin ne söylediğinin, neye itiraz ettiğinin, neyi benimsediğinin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan başkan, “Kabul edenler-Etmeyenler” dediği zaman şaşırmadan parmak kaldırmaktadır... O anda hafif şekerleme yapıyorsanız en emin yol grup başkanının eline dikkat etmektir. O kaldırırsa siz de kaldırırsınız. O indirirse siz de indirirsiniz. Eğer becerebilir, kanun çalışmaları arasında gündem dışı bir-iki slogan sıkıştırıp alkış toplarsanız sizden iyisi yoktur. Misal: -Şunu herkes iyi bilsin ki ...... torunları dün pes etmedi bugün de etmeyecektir. Veya; -Lütfen sözünüzü geri alın! Bu yüce parlamento hiçbir güce baş eğmemiştir, bugün de yarın da eğmeyecektir. ...... Şunu söylemek istiyorum: Sanki asıl müzakere başka yerde yapılıyor da parlamentoda işin usul kısmı tamamlanıyor gibi bir görüntü var. Aslı öyledir, değildir bilmiyorum. Görüntü nasıl kurtarılır onu da bilmiyorum... Ulusal Güvenlik Hangi devlet olursa olsun, “Ulusal güvenlik” dedi mi her yol mubah olur. Ne demokrasi zedelenir, ne de insan hakları. Üstelik bu işler hep üstü örtülü yapılır. Ulusal güvenlik adına örtülü cinayet işlemeyen devletler tarihte kaldı. Bugün de bu konuda sicili temiz olan ülkeler var ama onların temizliği beceriksizliğinden geliyor. .... Amerikalı her ihtimali filme aktarırken gocunmuyor... Bakıyorsunuz adamların FBI’ını, CIA’ini töhmet altında bırakan binlerce filmi dünyaya yayabiliyorlar. Uluslararası operasyonlarını bile beyaz perdeye aktarıyorlar. Bu, zannedilenin aksine şuuraltlarında o kurumlara karşı sempatiyi ve güveni artırıyor. “Bizde asla namussuzluk olmaz” gibi bir sloganla yola çıkmıyorlar. “İnsanlık hali olabilir ama örneğini gördüğünüz gibi hep adaletin tecellisi ile sonuçlanır” tezini üstü örtülü bir şekilde işliyorlar. İşte basit örneği: Onlarda rüşvet alan hakim, kötü polis, sahtekâr savcı konularının işlendiği binlerce filmi Türkiye’de yaşayanlar bile seyretmiştir. Ama takıntılı ülkelerde yerli yapım böyle bir film göremezsiniz. Hepsinin filmlerinde polisi de, savcısı da, hakimi de dürüsttür, adildir, şefkatlidir. ..... Önemli bir nokta daha var: Küçük ülkelerde “Ulusal güvenlik adına” kavramı büyüklerin işine geldiği müddetçe vardır. Eğer onların zararına olabilecek yollarla bu kavrama sığınırsanız sizi deşifre edip kamuoyu nezdinde küçük düşürürler. Bu tehditler demokrasi bulaşığı olan yerlerde netice verir, diktatörlükle idare edilen yerler için başka usuller kullanırlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT