BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AÇILIM statik değil dinamik bir süreç

AÇILIM statik değil dinamik bir süreç

Demokratik açılımın herhangi bir tarihe endeksli olmadığına vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Ertan Aydın, çalışmaların “kendi şartları ve doğası” içerisinde devam ettiğine dikkatleri çekti.



SİVİLLEŞMENİN TARİHİ-3- DEMOKRASİNİN YOL HARİTASI “AK Parti, demokratik açılım sürecini başlatmakla, devletin bugüne kadarki hantallığını kırdı.” Türkiye’nin büyüklüğüne yakışır bir proje dâhilinde çözülmez ise, karşılaşacağımız en büyük tehlike sosyal uyuşmazlık olacaktır.” Yrd. Doç. Dr. Ertan Aydın’ın bu uyarası çözülemeyen demokratikleşme ve terör meselesinin ihtimal sonucuna ilişkin. Aydın, bu uyarısı öncesinde “Türkiye’de Demokratikleşme Çabaları ve Demokratik Açılım” adlı eserinde iktidarın “tam bir demokratikleşme iradesi” sergilediğini, AK Parti’nin AB hedefini ve bu hedefe ulaşmak için gerçekleştirilmesi gereken yasal düzenlemeleri, “28 Şubat sürecinin restorasyonu” işlevinde kullandığına dikkat çekiyor. TERÖR DEVLETE ENGEL Terör meselesinin Türkiye devletinin içerde ve dışarıda ileriye dönük hamleler atmasını engellediğini belirten Aydın, “Türkiye’nin bir millet ve devlet olarak toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini güvence altına alması, bu meselenin çözülmesini zorunlu kılmaktadır” dedi. Aydın iktidarın demokratikleşme çabalarını hatırlatarak şöyle diyor: “Terör gibi karmaşık ve çok katmanlı meseleleri, tek bir söylem üzerinden anlamak ve çözmeye çalışmak mümkün değildir. Bu nedenle, bütün bu dinamikleri hesaba katan kapsamlı bir çözüm perspektifine ihtiyaç vardır. AK Parti, iktidara geldiği günden beri, bu kapsamlı perspektifin hayata geçmesini sağlayacak adımlar attı.” “Milli birlik ve kardeşliğin” halkın en büyük arzusu olduğunu vurgulayan Aydın, önemli bir uyarıda bulunuyor: “Demokratikleşme ve terör meseleleri, Türkiye’nin büyüklüğüne yakışır bir proje dâhilinde çözülmez ise, karşılaşacağımız en büyük tehlike sosyal uyuşmazlık olacaktır. Dolayısıyla milli güvenliğimizi teminat altına almamız gerekmektedir. Türkiye, vatandaşlarının bir kısmının aidiyet meseleleri yaşayacağı bir ülke değildir; olmamalıdır.” Akan kanın durmasının en üst düzeyde güçlü bir siyasi iradenin varlığına bağlı olduğuna vurgu yapan Aydın, geçmişte hem farklı siyasi eğilimlerdeki koalisyon hükümetlerinin uyum meselesi, hem de cesur karar alma yönündeki zafiyetlerinin Türkiye’nin ciddi problemlerin ele alınmasını zorlaştırdığına dikkat çekti. NEDEN ENGELLENEMEDİ? Aydın, terörün önlenememesinin gerekçelerini de kitabında sıraladı. Meselelerin tamamen güvenlik güçlerinin inisiyatifinde ele alındığını, asayiş mantığının egemen olduğunu belirten Aydın’ın köy boşaltma ve göçün sonuçlarına ilişkin tespitleri dikkat çekici: Vatandaşlarımızın devletten soğumasına ve terör örgütünün kolayca taraftar bulmasına yol açtı. Göç sonrası yaşadıkları sıkıntılar ve aidiyet problemleri, göçmenleri terör örgütüne ve Kürt ulusçuluğuna itti. Problem önce siyasallaştı sonra da toplumsallaşma aşamasına girdi. AK Parti’nin tek başına iktidar olmasının siyasetin etkinlik kazanmasına yol açtığını, güvenlik paradigmasının zayıfladığını anlatan Aydın, özeleştiri sürecine muvazzaf subayların da katıldığına dikkat çekti. Aydın, “Bugün AK Parti’nin öncülük ettiği demokratik açılım sürecinin arka planındaki en önemli gelişme, güvenlik paradigmasının mevzi kaybetmesiyle siyaset kurumuna yapılan bu çağrılardır” dedi. AK Parti’nin demokratik açılım sürecini başlatmakla, devletin bugüne kadarki hantallığını kırdığını belirten Aydın, “Demokratik açılım sayesinde içerdeki problemlerimizin çözümüyle ülkemiz, hem iç barışını gerçekleştirmiş bir devlet olacak hem de tüm dünyada önemli bir küresel aktör olacaktır” diyor. BİR DEVLET POLİTİKASI Demokratik açılım sürecinin devlet politikası olarak hayata geçirilmesine çalışıldığını kaydeden Aydın, AK Parti’nin süreci yürütürken “mümkün olan en geniş katılım ve mutabakatın sağlanmasını” hedeflediğine ve yoğun diplomatik temaslara dikkat çekiyor. Aydın, demokratik açılım çalışmalarının herhangi bir tarihe endeksli olmayıp, çalışmalar kendi şartları ve doğası içerisinde devam ettiğini vurgularken, “Dolayısıyla demokratik açılım süreci statik değil dinamik bir süreçtir. Bu nedenle, çözümler bir paket olarak değil, farklı zamanlarda farklı düzenlemelerin gerçekleştirildiği bir süreç olarak işleyecektir” değerlendirmesinde bulunuyor. “Milli Birlik projesi ile terör ve ilişkili problemlerin çözümü yönünde ciddi bir siyasi irade ortaya konmuştur” diyen Aydın, sürecin yakın coğrafyada ne ifade ettiğini ise şöyle özetliyor: DEĞER EKSENLİ DIŞ POLİTİKA “Milli Birlik projesi ile bölgede terör problemine yaklaşım ilk kez korkular üzerinden değil, ümitler üzerinden gerçekleşmeye başladı. Irak, Suriye ve İran’da bu projenin uyandırdığı heyecan, Türkiye’nin dış politikasında oluşturacağı olumlu etkiyi göstermesi bakımından önemlidir. Milli Birlik projesi ile değer eksenli bir dış politika ortaya çıkıyor. Evine çeki düzen veren ve bölgede barışın tesisi için çaba harcayan Türkiye cazibe merkezi haline geldi. Bölgenin geleceği açısından Türkiye’nin başarısı, bölge ülkelerinin benzer projeleri kendi meseleleri ile ilgili geliştirmelerini sağlayacaktır.”Aydın, demokratik açılım süreci ile AK Parti’nin “reformcu parti olma özelliğini tahkim” ettiğini belirtirken, “siyasetin önünü açan, bir hamle olarak tarihe geçeceğini” vurguladı. Yrd. Doç. Dr. Aydın kitabında Türkiye’nin sürekli güncel konularından olan Anayasa’ya da değindi. Türkiye’nin Anayasa tarihinde beş anayasa bulunduğunu hatırlatan Aydın, şöyle diyor: “Yeni Anayasa için Türkiye daha fazla zaman kaybetmemelidir. Geçen her zaman, Türkiye’nin aleyhinedir. Bugün yaşadığımız hukuk, hak, hürriyet, eşitlik, demokrasi, adalet ve benzeri pek çok meselenin kaynağı, 1982 Darbe Anayasası’dır. Yeni dönemde Türk siyasi hayatının üzerinde en çok duracağı konu da, milletimizin en çok dile getireceği talep de Yeni Anayasa olacaktır. Kim ne derse desin siyasi hayatımızın da milletimizin de değişmez gündemi artık yeni Anayasadır. Çünkü çözümsüz pek çok problemin çözümü için tek çare, yeni Anayasadır.” -BİTTİ-
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT