BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir Uğur Erel vardı!..

Bir Uğur Erel vardı!..

Hey gidi “Asfori” hey!.. Basketbolun gazetelerde manşetlere çıktığı, kritikleriyle, notlarıyla, röportajlarıyla sayfaları kapladığı 1950’li yılların sonlarında ve 1960’lı yılların başlarında Galatasaray’ıyla, Fenerbahçe’siyle, Modaspor’uyla, Harbiye’siyle, Muzafızgücü’süyle, Ankaragücü’süyle, Altınordu’suyla, Kadıköyspor’uyla “seyredildiği, gündeme oturduğu, konuşulduğu, yazıldığı” o “amatör ama muhteşem” dönemde, Mülkiye takımının yıldızlarındandı, o!..



Hey gidi “Asfori” hey!.. Basketbolun gazetelerde manşetlere çıktığı, kritikleriyle, notlarıyla, röportajlarıyla sayfaları kapladığı 1950’li yılların sonlarında ve 1960’lı yılların başlarında Galatasaray’ıyla, Fenerbahçe’siyle, Modaspor’uyla, Harbiye’siyle, Muzafızgücü’süyle, Ankaragücü’süyle, Altınordu’suyla, Kadıköyspor’uyla “seyredildiği, gündeme oturduğu, konuşulduğu, yazıldığı” o “amatör ama muhteşem” dönemde, Mülkiye takımının yıldızlarındandı, o!.. Şengünleriyle, Orhanlarıyla, Attilalarıyla, Okanlarıyla, Ahmetleriyle, Mustafalarıyla Ankara basketbolunda Harbiye ile “nefes kesen” mücadeleleri dillere destan olan, Türk basketbolunda Galatasarayları, Fenerbahçeleri, Modasporları dize getirebilen bir takımdı Mülkiye; başlarında da “coach’ları”, pardon “ağabeyleri” Mehmet Ali Kışlalı vardı!.. Neden “ağabeyleri” dedim; zira bu takım, sadece “bir basketbol takımı değil”, adeta “dosttan, arkadaştan da öte, bir aile, bir kardeşler takımı gibi” idi; üstelik “okumuşlar” takımı!.. İşte “Asfori” Uğur da, bu takımın ilk beşinin “değişmez” oyuncusu idi!.. O zamanlar Ankara’da Yenigün Gazetesi’nde Mehmet Ali Kışlalı Başkanlığı’nda “basketbol yazan” bir ekiptik; sevgili kardeşim Hıncal Uluç ve rahmetli Ahmet Taner Kışlalı ile beraber; futboldan çok basketbol, atletizm, tenis (Yurtdışı ve yurtiçi bütün büyük tenis turnuvaları), bisiklet (Fransa-İtalya-Türkiye Bisiklet Turları) ile yatıp kalkardık; “sporu spor, futbolu da o sporun bir branşı olarak” yazardık!.. Ne güzel günlerdi, o günler!.. Bu “örnek” takımın, “Harbiyeli Yılmaz Tekin Onay” ile takviyeli olarak otobüsle yaptığı 25 günlük Avrupa gezisini ve maçlarını bir “spor yazarı” olarak izlemiş, yazmıştım; o gezinin fotoğrafları hâlâ albümümdedir; zaman zaman bakar, o güzel günleri hatırlarım; hepsi arkadaşlarımızdı, kardeşlerimizdi ve o zamanlar “basketbol camiası” da, yöneticileriyle, hakemleriyle, oyuncularıyla, hatta taraftarlarıyla gerçekten “bir aile idi!..” Türk Basketbolu’nun başında da, bugünkü gibi “Böl-Parçala-Yönet” zihniyetindekiler değil, “bir ailenin reisleri gibi davranan” Turgut Atakol-Muhtar Sencer-Osman Solakoğlu üçlüsü (Üçüne de Allah rahmet eylesin) vardı!.. Uğur Erel, Mülkiye’yi bitirdikten sonra, ülkesine “idareci olarak” hem yurtdışında, hem yurtiçinde büyük hizmetler verdi, bu arada bir dönem de Basketbol Federasyonu Başkanlığı yaptı!.. Onu kaybettiğimizi gazetelerde “küçük” bir haber olarak okuduğumda, gözlerim yaşlı, yarım asır önceki o güzel, o unutulmaz günleri hatırladım!.. Uğur Erel, “yarım asrın unutturamayacağı” insanlardan biriydi, hem özelde, hem sporda; “nur içinde yatsın” ve geride bıraktığı ailesinin, yakınlarının, dost ve arkadaşlarının, elbette basketbol camiasının başı sağ olsun!.. Son zamanlarda “... vardı” başlığıyla çok yazı yazar oldum; ey yüce Allah’ım, bir ara versem, biraz nefes alsam, biraz gözyaşlarım kuruma fırsatı bulsa, olmaz mı?.. *** Böyle bir yazının altına “bu satırları yazmak” istemezdim ama, “artık” zorunluluk hâline geldi!.. Ey Turgay Demirel kardeşim, hiç yüzün kızarmıyor mu; başında olduğun federasyonun internetteki “resmi sitesi” ne durumda farkında mısın?.. “Doğan Hakyemez kardeşimize iş ve unvan bulmak için gösterdiğiniz çabanın binde birini” bu site için gösterin de, “Türk basketbol tarihi ile ilgili bir şeyler aramak durumunda olan” kişiler, siteye girdiklerinde, sorularının hiç olmazsa bazılara cevap bulabilsinler!.. Sitenizde, “Basketbol Federasyonu’na başkanlık yapmışların listesi” bile yok; onca zamandır yok; dahası “tarihçe” yazan bölüme tıklıyorsunuz, orada da onca aydır, kim bilir belki de yıldır, karşımıza çıkan “koca” sayfada “kırmızı ve kapital harflerle yazılmış” sadece “iki” kelime var; “Yapım aşamasında...” Utanç verici bir durum; ne bitmez bir “yapım aşaması bu”; insan, bıraktım sitedeki “tarihçe köşesini”, bütünüyle “Türk Basketbolunu yapılandırır” bunca zamanda!.. Bitmedi; bu kaçıncı defadır girdiğim sitenizde “bu yazdığım biçarelikle karşılaştığımdan” artık kuşkulanır oldum; acaba “Kendinizden önce başkanlık yapanların listesini mahsus mu, siteye koymuyorsunuz”; o listeye bakıp da “Bu başkanlardan sonra, koltuk kala kala, bunca imkânına rağmen, Türk Basketbolu’nun resmi sitesinde bir tarihçe bölümünü bile bunca zamandır doğru dürüst yapılandıramayan Turgay Demirel’e mi kaldı” diye düşünmememiz için mi?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT