BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bin bilsen de bir bilene danış!

Bin bilsen de bir bilene danış!

Küresel krizi kazasız belasız atlatan Türkiye, dünyaya örnek bir ülke oldu. ABD ise tarihinin en bunalımlı günlerini yaşıyor. Çaresizlik içinde kıvranan Washington yönetiminin tek ümidi Türkiye olabilir.



Küresel krizi kazasız belasız atlatan Türkiye, dünyaya örnek bir ülke oldu. ABD ise tarihinin en bunalımlı günlerini yaşıyor. Çaresizlik içinde kıvranan Washington yönetiminin tek ümidi Türkiye olabilir. Obama’nın yapacağı tek şey; sadece Erdoğan‘a bir alo demek, sonra gerisi gelir. Erdoğan gerekli görürse atlar uçağa ekibi ile birlikte soluğu Amerika’da alır. Ekonomiyi rayına oturtuncaya kadar kısa bir süre misafir olur. Böylece Obama inişe geçen itibarını düzeltme fırsatını yakalarken Amerika da krizi atlatır. Biz Amerika gibi dev bir ülkeyi düze çıkarmaktan şeref duyarken Erdoğan da bu arada başkanlık stajını aradan çıkarmış olur. Darda kalanlara yardım etmek Türklerin geninde var, Allah vergisi. Vakti zamanında Abdülhamid Han sel ve yangın felaketine maruz kalan Amerika’ya 500 lira (bugünün parasıyla 100 bin dolar) vermişti hatta Osmanlı İmparatorluğu gıda yardımını ilk ulaştıran devlet olarak tarihe geçmişti. Bu arada Obama’nın krizden çıkış ve “Ekonomik Canlandırma Paketi” danışmanı Dr. Robert Atkinson bugün Ankara’da olacak. Ekonomi ile ilgili bir toplantıda deneyimlerini anlatacakmış?!. El el ile, değirmen yel ile... Başbakan Erdoğan “Bu Avrupa Parlamentosu’nun gözü kör müdür Allah aşkına? Biraz gözlerini açsınlar. Kulaklarını doğruya hakikate açsınlar” diyerek sert bir dille Avrupa Birliğini eleştirdi. Sayın Başbakanın bu sözlerini biraz açalım isterseniz. Evet, Avrupalıların gözleri gerçekleri göremeyecek kadar kör, kulakları gerçekleri duymayacak kadar sağırdır. Ahde vefayı hiç bilmezler, kalp gözleri zaten kapalıdır. Bizi bir tarafa bırakın, baksanıza İspanya Portekiz ve Yunanistan ekonomik darboğaza girdi. AB yöneticileri global krizin AB’nin 20 yıllık birikimini 2 yılda yediğini söyleyerek mali destek konusuna pek yanaşmıyorlar. Aciz içindeler. Şimdi de işi gücü bırakmışlar, Beş Parmak Dağlarındaki Türk Bayrağının Rumları nasıl tahrik ettiğini araştıracaklarmış. Sayın Başbakanım kaale alıp asabınızı bozmaya bile değmezler. Çünkü, onların niyeti, zihniyeti ve tıyneti belli... Gitti gidiyor, döner mi bilmem!.. Günlük hayatımızda istenmeyen kişiler için kullanılır. Bir de uzak gidilmesi mümkün olmayan yerleri kastederken söylenir. Aslında Osmanlı döneminde Trablus’a bağlı bir sancak merkeziydi. Dünyaya 622 sene hükmeden büyük imparatorluk bu bölgeyi sürgün yeri olarak kullanırdı. Kısacası hepinizin bildiği büyük bir bölümü çöl olan Fizan’dan bahsediyoruz. 10 yıldır Libya’da çalışma yapan TPAO, Fizan’da çok zengin petrol yataklarına ulaşmış. Önümüzdeki günlerde Enerji Bakanı Taner Yıldız Libya’ya gidecek. Anlayacağınız eskiden sürgün yeri olan Fizan, Başbakan Erdoğan’ın deyimi ile ‘kazan-kazan’ oluyor. Kıssadan hisse Bir toplantıda bir genç, millî şairimiz Mehmet Akif’i küçük düşürmek için; “Affedersiniz siz veteriner misiniz?” demiş... Mehmet Akif hiç istifini bozmamış... “Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT