BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ankara’yı boş bırakmayın

Ankara’yı boş bırakmayın

Sarsıntı şiddetli, fildişi kuleler yıkılıyor. Ortalık savaş alanı. İlkler yaşandı. 3. Ordu komutanı ifadeye çağrıldı. İki oramiral sivil savcıya gidip ifade verdi. Erzincan başsavcısı İlhan Cihaner, tuzun kokması demek olan Ergenekon üyesi olmak, tehdit ve şantaj gibi ithamlarla tutuklandı.



Sarsıntı şiddetli, fildişi kuleler yıkılıyor. Ortalık savaş alanı. İlkler yaşandı. 3. Ordu komutanı ifadeye çağrıldı. İki oramiral sivil savcıya gidip ifade verdi. Erzincan başsavcısı İlhan Cihaner, tuzun kokması demek olan Ergenekon üyesi olmak, tehdit ve şantaj gibi ithamlarla tutuklandı. HSYK bu savcı hakkında soruşturma yapan özel yetkili savcı Osman Şanal ve diğer üç savcının yetkilerini iptal ederek yargı sürecine züccaciye dükkanına girer gibi girdi. Yargıtay başkan ve savcıları kurula kayıtsız şartsız destek verdiler. Danıştay bile hariçten müdahaleye kalkıştı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, vakur bir duruşla HSYK’nın yetki gasbına işaret etti. Restleşmeler sürüyor. Soru şu, bu bir İkinci Şemdinli Vakası mı? Evet şüphesiz bu İkinci Şemdinli Vak’asıdır. Birinci vak’ada Van savcısı Ferhat Sarıkaya iddianamesine Yaşar Büyükanıt’ın adını yazdığı için sanki hayattan kazındı. Bu sefer de özel yetkili savcı 3. Ordu Komutanını ifadeye çağırmaktan başka Erzincan başsavcısını adeta suçüstü yaparak tutuklattı. Şu ayrıntıya dikkat ediniz. Savcı, sadece tutuklama talebinde bulunabilir. Kararını veren mahkemedir. Adı geçen savcının tutuklama kararına karşı yapılan itiraz reddedilmiştir. O halde tutuklama ve itiraza red kararı veren mahkeme üyeleri için de şiddet beklenebilir. Adalet Bakanlığı müsteşarı Ahmet Kahraman Washington’da ziyaretimize geldiğinde kendisine Ergenekon’u çok şümullü tuttuklarını bunun altından nasıl kalkacaklarını sormuştuk. Aldığımız cevapla soyadını tesadüfen taşımadığına şahit olduk. Siyasi irade belli ki bu işe baş koymuş vaziyette. Dönüşü olmayan bir yoldalar. Bu milletin inanç sahibi bütün evlatları iradenin tam olarak arkasında durmalıdır. Birileri neleri tek tek kaybettiklerinin farkındalar. Sırça sarayları, fildişi kuleleri, saltanatları bitiyor. Sadece yetki gasbı olsa çok şey değil. Devlet gasbedilmişti. Mücadele devletin asli sahiplerine dönmesi mücadelesidir. Jüristokrasi adlı yazımızın daha mürekkebi kurumadı. Bir bürokrat akademisyene şartlar olgunlaştığında darbeler meşru olur anlamına gelen konuşmayı yaptırmaları çok yeni. Birkaç hafta içinde AK Parti’yi kapatmak için dava açılması kimseyi şaşırtmasın. Korkuları şu. -1 yıl kaldı. Ne yapsak millet onlardan yana. Anketler yüksek, borsa yüksek, dış politikada itibar yüksek. Enflasyon ise düşük. Böyle giderse 22 Temmuz 2011’de seçimi tekrar alacaklar. Onlar bir dönem daha iktidar olursa biz biteriz. Elimizi çabuk tutalım. İşin özü budur. Şartları olgunlaştırma peşindeler. Cumhurbaşkanı da Başbakan da hatta belki Genelkurmay başkanı da hedefte. Yargı gücünü bir idam ipi kullanma peşindeler. Ayrıca ses getirecek, gündemi sarsacak, iktidarı köşeye sıkıştıracak suikastlar olabilir. Bundan böyle sayın Abdullah Gül ve bilhassa sayın Tayyip Erdoğan mecbur kalmadıkça Ankara’dan ayrılmasınlar. Ankara’nın dumanı meşhurdur. Kurt dumanlı havayı sever.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102342
    % 0.59
  • 5.2952
    % -0.01
  • 6.0064
    % 0.11
  • 6.8958
    % -0.11
  • 228.767
    % 0.44
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT