BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Önümüzdeki perşembe Mevlid Gecesi

Önümüzdeki perşembe Mevlid Gecesi

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Bir kimse, beni çocuğundan, babasından ve herkesten daha çok sevmedikçe, îmân etmiş olmaz.”



Bildiğiniz gibi “Mevlid” kelimesinin, bir ma’nâsı da “doğum zamanı” demektir. Mevlid gecesi, Rebîu’l-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber Efendimizin doğum günü, bütün Müslümânların bayramıdır. Mevlid gecesinde sevinen, o geceye kıymet veren mü’minler pek çok sevâp kazanırlar... Resûlullah Efendimiz, “Mevlid” gecelerinde Eshâb-ı kirâmına ziyâfet verir, dünyâyı teşrîf ettiği ve çocukluğu zamanında olan şeyleri anlatırdı. Hazret-i Ebû Bekr de, Halîfe iken Mevlid gecesinde, Eshâb-ı kirâmı toplar, aralarında, Resûlullah’ın dünyâyı teşrîfindeki, doğumundaki olağanüstü hâlleri konuşurlardı. İşte bundan dolayı İslâm âlimleri de, bu geceye çok önem vermişlerdir. Bu gece, Hanefî mezhebine göre, Kadir gecesinden sonra, en kıymetli gecedir. Şâfiî mezhebine göre ise, gecelerin en kıymetlisidir. Herkesçe bilindiği üzere, asırlardan beri, 12 Rebîu’l-evvel gecesinde, bütün İslâm âleminde, Türk Cumhûriyetlerinde ve bu arada güzel ülkemizde Peygamber Efendimizin doğum gecesi olan Mevlid-i Nebevî kutlamaları yapılmaktadır. Mevlid okumaya karşı çıkan bir kimse, Resûlullah’ın, Eshâb-ı kirâm’ın ve bütün Müslümânların asırlarca yaptıkları bir işi beğenmemiş olmaktadır. Dünyânın her yerindeki Müslümânlar, Peygamberimizin ve Eshâb-ı kirâmın yaptıkları gibi, Mevlid gecesinde, Resûlullah Efendimizi anlatan kitâblar, na’tlar, kasîdeleri okurlar ve Resûlullah’ın dünyâyı teşrîf ettiği bu şerefli gecede sevinirlerdi. Bu geceyi bütün mahlûklar, melekler, cinnîler, hayvânlar ve hattâ cansız maddeler, birbirlerine müjdelemekte, “Fahr-i âlem dünyâyı şereflendirdi” diye sevinmektedirler. Resûlullah Efendimiz, kendi doğum günlerinde şükür için oruç tutardı. Onun için önümüzdeki Perşembe ve Cuma günleri (2 gün) oruç tutmak iyi olur, 3. gün olarak Cumartesi de ilâve edilirse daha iyi olur. “Allah, bir kimseye söz ve yazı san’atı ihsân ederse, Resûlullahı övsün, düşmânlarını kötülesin” hadîs-i şerîfine uyularak, asırlardır “Mevlid kitapları” yazılmış ve okunmuştur. Resûlullah Efendimizi öven çeşitli “Mevlid Kasîdeleri” vardır. Türkiye’de her zaman okunan ve çok meşhûr olan “Mevlid Kasîdesi”ni Süleymân Çelebî, 15. asırda yazmıştır. Bu kasîdenin, “Asr-ı Saâdet”ten sonra yazılmış olması, onun bid’at olmasını gerektirmez. Çünkü Resûlullah’ı övmek bir ibâdettir. Her zaman O’nu övücü kasîdeler, yazılar yazılabilir. Onları okumak da bid’at değil, sevâp olur. Mevlid okumaya karşı çıkan bazı kimseler için belirtelim ki, Mevlid-i şerîf okumak demek; şiir olarak Resûlullah’ın dünyâya gelişini, mi’râcını ve hayâtını anlatmak, O’nu hâtırlamak, O’nu övmek demektir. Peygamber Efendimizin doğum gecesi olan “Mevlid-i Nebevî”, asırlardan beri, bütün İslâm âleminde, çeşitli faâliyetlerle kutlanmaktadır. Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî: “Mevlid okunan yerden belâlar gider” buyurmuştur. Peygamber Efendimizin şâirleri, Mescid-i Nebevî’de, Resûlullahı öven ve kâfirleri kahreden şiirler okurlardı. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), bunlardan Hassân bin Sâbit’in şiirlerini çok beğenirdi; hattâ Mescid’de bu şâir için bir minber bile koydurmuştur. O, bu minbere çıkar, Resûlullahı över, düşmânlarını kötülerdi. Resûlullah Efendimiz de: “Hassân’ın sözleri, düşmânlara oktan daha te’sîrlidir” buyururdu. Allahü tealâ’yı sevenin, O’nun Resûlü’nü de sevmesi vâciptir. Ayrıca onun yolunda olan sâlih kulları da sevmesi lâzımdır. Resûlullah’ı çok sevmek lâzım olduğu konusunda, pekçok İslâm âlimi birçok kitap yazmıştır. Her mü’minin Resûlullahı çok sevmesi gerekir. Onu çok seven, onu çok zikreder, anar, çok över. [Bu da zâten îmânının gereğidir. Çok sevmek, kâmil mü’min olmanın da alâmetidir.] Çünkü, başta “Sahîh-i Buhârî” olmak üzere, birçok hadis kitabında yer alan bir hadîs-i şerîfte, “Bir kimse, beni çocuğundan, babasından ve herkesten daha çok sevmedikçe, îmân etmiş olmaz” buyuruldu. Ya’nî o kişinin îmânı kâmil, olgun olmaz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT