BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Edirne’yi neden sel aldı?

Edirne’yi neden sel aldı?

15 Şubat 2010 günü sabaha kadar, Türkiye heyecanla Edirne’yi basacak seli bekledi. Çok şükür ki cana bir zarar gelmedi. Mala zarar ise uzun devreye yayılacak şekilde çoktur. Şehirleri sel basmasını birkaç defa yazdım. Edirne 60 sene Osmanlıya başkentlik yapmıştır. İstanbul’un alınışından sonra da, hep Başkent gibi sayılırdı. Ecdadın nadide eserleri buradadır. 60’tan fazla tarihî cami vardır. Bir o kadar da diğer tarihî eserleri. Üç nehri olan tek vilayetimiz. Avrupa’ya açılan tek kapımız. Balkan harbinde en çok şehid verdiğimiz ilimiz. Daha da neler neler... Osmanlıdan kalan 9 tarihî köprüsü var.



15 Şubat 2010 günü sabaha kadar, Türkiye heyecanla Edirne’yi basacak seli bekledi. Çok şükür ki cana bir zarar gelmedi. Mala zarar ise uzun devreye yayılacak şekilde çoktur. Şehirleri sel basmasını birkaç defa yazdım. Edirne 60 sene Osmanlıya başkentlik yapmıştır. İstanbul’un alınışından sonra da, hep Başkent gibi sayılırdı. Ecdadın nadide eserleri buradadır. 60’tan fazla tarihî cami vardır. Bir o kadar da diğer tarihî eserleri. Üç nehri olan tek vilayetimiz. Avrupa’ya açılan tek kapımız. Balkan harbinde en çok şehid verdiğimiz ilimiz. Daha da neler neler... Osmanlıdan kalan 9 tarihî köprüsü var. Nehirler üzerine 9 köprü kurulmuş tek şehrimiz. Saray içindeki Balkan şehidleri kabirleri suda yüzüyor. Üç sene önce yine sel basmıştı. Ve son senelerde hemen her yağmurda bu çile yaşanır oldu. Belediye başkanı ise hatırladığım kadarı ile üç dönemdir görevde. Senelerce çekim yapmak için gittim. Bu üç nehrin iki yanına ecdad seddeler yapmış, Üstlerine de köprüler. Nehirlerin iki yanı söğütlüktür. Ama bu söğütlüklerin maalesef bakımları hiç yapılmaz. Çerçöp ve şişelerden geçilmez... Konuşmaya korkarsınız. Konuşunca ağzınıza sinek kaçar. Kuruyan ağaç dalları nehri tıkayan önemli engeldir. Şehir kanalizasyonu bağlantıları, seddelerden yarık açarak yapılır. Tarlalara su basmak için seddeler tahrip edilir. Seddeler üstüne yollar yapılmış, araçlar tozu duman katar. Meriç ve Tunca kıyılarına yüzer platform çay bahçeleri kurulmuş. Her sene gelen teressübat ile köprü ayakları, ayaklardaki sel yaranlar toprağa, mile gömülmüş. Nehre akacak yer kalmamış. Nehirler de kızıp insanlara çevreye saldırıyor. Mecidiye Köprüsünü sel doldurmuş ve üstünden aşarken köprü büyük bir akış basıncı ile karşı karşıya, üstünden yüzlerce araçla tahliye çalışmaları yapılıyor. Böyle fizik kuralı nerde görülmüş! Türkiye Fırat’ın üzerine 1957’de 750 metrelik Birecik kara yolu köprüsünü kurdu. Meriç’e Tunca’ya bugün niye kuramıyoruz. Bu baharda mutlaka nehir yataklarına sedde yükseltme ve onarım ile nehir yatağı temizleme çalışmaları yapılmalıdır. Karaağacı gözden çıkarttıksa o zaman sözüm yok!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT