BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kırmızı Kitaba düşman tarifi

Kırmızı Kitaba düşman tarifi

Bir dönem Milli Güvenlik Akademisi çok revaçtaydı. Yüksek bürokratların bu tezgâhtan geçmiş olması arzulanıyordu. Oradaki hızlandırılmış eğitimde devlet işlerinin emanet edileceği kişilere “önemli!” konular anlatılırdı. Bu uygulama hâlâ devam ediyorsa, sadece sivil bürokrat adaylarına değil, kurmay adaylarına da Etyen Mahçupyan’ın geçen günkü yazısının ders olarak okutulmasını teklif ediyorum.



Bir dönem Milli Güvenlik Akademisi çok revaçtaydı. Yüksek bürokratların bu tezgâhtan geçmiş olması arzulanıyordu. Oradaki hızlandırılmış eğitimde devlet işlerinin emanet edileceği kişilere “önemli!” konular anlatılırdı. Bu uygulama hâlâ devam ediyorsa, sadece sivil bürokrat adaylarına değil, kurmay adaylarına da Etyen Mahçupyan’ın geçen günkü yazısının ders olarak okutulmasını teklif ediyorum. Mahçupyan, “Rejimler ender olarak karşıtları tarafından yıkılır” diyor. *Adil olmayan, özgürlüğü kısıtlayan, eşitsizlikleri besleyen, birbirini tanıma ve birlikte yaşama eğilimlerini suiistimal eden rejimlerin bir anda yıkılmasını psikolojik olarak isteriz. Mazlumun haklarının verilmesini, zalimin diz çökmüş halini görmeyi hayal ederiz. Ancak bu tür dramatik olaylar rejim değişiklikleri açısından genel kuralı oluşturmazlar. *Aklımızda yıkımı ima eden sembolik olayları saklasak da, aslında rejimler genellikle değişen şartlara adapte olamamanın sonucu olarak tedrici bir biçimde yıkılırlar. Bu hüzünlü bir süreçtir.. *Yıkılmakta olan rejimin imtiyazlı konumda olan sahipleri önce buna inanamaz, eski alışkanlıklarıyla kibirli duruşlarını sürdürürler. Ne var ki toplum giderek onları farklı bir zihinsel kalıp içinden algılamakta ve ‘arkaik’ duruş ve tavırlarını her geçen gün daha da yadırgamaktadır. Bu durum imtiyazlı kesimde öfkenin ve karşı mücadelenin kapısını açar. Gidilen yolun iyi olmadığı bellidir... Acilen bir tedbir alınması, statükonun konsolide edilmesi gerekmektedir. Oysa şartlar güç kullanımını, otorite sahiplerinin yumruklarını toplumun tepesine doğru sallamalarını engellemektedir. Dolayısıyla daha ince taktiklere, manipülasyonlara ihtiyaç vardır... *Çünkü bir rejimin yıkılmaya doğru gitmesi, yeni bir meşruiyet anlayışının ortaya çıktığını ve bu yeni bakış altında eski uygulamaların gayri meşru hale geldiğini gösterir. Meşruiyeti yeniden oluşturmak imkânsız olduğu ölçüde de, ‘yeni’ olanın gayri meşru olduğunu kanıtlama peşine düşersiniz. .... Notlar uzun..Siz ders notu yapmaya karar verirseniz devamını bulmanız kolay. Bu neticede bir teklif. İç düşmanlardan size zarar gelmez, savunduğunuz ilkelere en büyük düşmanlığı değişen şartlara ayak uyduramadığınız için kendiniz yapıyorsunuz, diyor. Husumetin raconu Husumetin bile bir raconu (erkânı, biçimi) vardır. Bu ne müptezel husumettir? İşaret-parola çizelgesine göre, nöbet tutan er işareti verecek, adi, diyecek..Karşısına dikilen de Başbakan diyecek.. Böylece güya adi Başbakan, denilmiş olacak. Daha önce de benzeri bir konuda konuşmuştuk. Bu kinin altında yatan sebepten çok, kinin dışarıya vurulma usulü, sıradanlığı, zekâdan mahrumiyeti beni şaşırtıyor. Bu insanların ama yanlış ama doğru bir idealleri, amaçları varsa ortak hedeflerine de bir faydası olmaz. Hep zarar verirler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT