BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünyanın en iyi kanunu yapılmış ama bilen yok

Dünyanın en iyi kanunu yapılmış ama bilen yok

Türkiye’de 2005’te kabul edilen Özürlüler Yasası’nın dünyada benzeri çok az olduğunu belirten yazar Mustafa Öztürk, “Ama yasayı bürokratların çoğu bilmiyor. Hükümetin iyi niyetli çabaları böylece sabote ediliyor” diyor.



KÖRÜ, ŞOFÖR OLARAK TAYİN EDİYORLAR Engelsiz Sayfa’yı yakından takip ettiğini belirten Mustafa Öztürk, Türkiye’de engellilik olgusunun bilinmediğini söylüyor. Öztürk, “50 kişi çalıştıran kamu kurumuna 3, özel sektörü 4 engelliyi çalıştırma mecburiyeti getirilmiş. Ama işverenler engellilerin kim olduğunu bilmiyor. Devlet daireleri de böyle. Körü şoför olarak, orman muhafaza memuru olarak atıyor, görme engelli avukatı santral memuru yapıyorlar. Özürlü aylığı almak isteyen vatandaş arıyor, mal müdürlüğüne gidin diyoruz ama oradaki memur böyle bir şeyi bilmiyor ki. Bu, çok komik bir durum” şeklinde konuşuyor. Mustafa Öztürk, ülkemizde engelliler konusunda kafa yoran çok az sayıdaki araştırmacıdan biri. 8 yıldır radyo-televizyon programları yapıyor, kitaplar yazıyor, konferanslar veriyor. Halen hasta çocukların gelişimi ve eğitimi konusunda iki üniversitede ders okutuyor. Konu hakkında doktora eğitimi yapan Öztürk, son kitabı “Can Aynı Can” ile “ateşin düştüğü yüreklere” tercüman oldu. Biz de bu vesileyle, Türkiye’deki engelli problemlerini, devletin ve toplumun açmazlarını kendisinden dinledik. BİR BİLGİ BANKAMIZ YOK Mustafa Öztürk, sohbetimizin başında engelli profilinin çıkarılamamasından dolayı Türkiye’de sağlıklı çalışmalar yapılamadığını söylüyor: “Ülkede ne kadar engelli olduğuna dair maalesef bir bilgi bankamız yok. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 2002 yılında yaptığı bir çalışma var; onun da sağlıklı olduğu tartışmalı. Hangi bölgede, hangi ilde, hangi ilçede ne kadar engellimiz var tespit edilmeli ki ona göre projeler üretilsin. Planlama böyle olmaz mı? Peki bunu kim yapacak? Özürlüler İdaresi Başkanlığı... Kurum, çok iyi mantıklarla kurulmuş ama ne yetki verilmiş ne de para. Başındaki insanların iyi niyetli çalışmaları yetmiyor, çünkü personel saat 5’i etmenin yolunu gözlüyor. Halbuki engellilik daha çok gönüllülük isteyen bir durum. Avrupa’da devlet, engellileri buralarda istihdam ediyor. Çünkü engelli olgusunu en iyi anlayan yine engellinin kendisi.” UYGULANSA İŞ ÇÖZÜLECEK Hükümetin engelliler konusunda devrim sayılabilecek kanun ve yönetmeliklere imza attığını anlatan Mustafa Öztürk, ancak yasayı bilmeyen bürokratların iyi niyetli çalışmaları sabote ettiğini kaydediyor. Öztürk şöyle diyor: “Tam bir sosyal devlet yasası. Tayyip Bey’in, belediye başkanlığı döneminden beri yaptığı çalışmalar İngiltere ve İsviçre hariç dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Ama aşağıda protokol çalışıyor. Gerek Özürlüler Yasası gerek İmar ve Belediye yasaları, engellilerin lehine düzenlemeler içeriyor. Bunlar uygulanabilse engellilerin hayatı yüzde 90 iyileşecek. Ancak bürokratların yasayı bilmemesi bu konudaki çalışmalara set vuruyor. Biz 5378 sayılı yasayı şerh ettik. Temel kavramları inceledik ve bu yasa ne getiriyor diye bir temel eser hazırladık. Milli Eğitim bunu ücretsiz dağıtacak. GÜNÜ KURTARIYORLAR Kanunların başarıya ulaşması isteniyorsa denetim mekanizmasının en iyi şekilde çalışması gerekir. Denetim mekanizması bu ülkede çalışmıyor. Yapılanların hepsi aldatmaya ve günü kurtarmaya yönelik. İş adamlarımız engellileri yılın ilk dört ayında alıyor. Bir de diyorlar ki ‘Çalışmana gerek yok. Al sana bankamatik maaşını işyerine gelme’. Bu durum engelliyi onursuzlaştırıyor. Engellileri eğitilerek topluma kazandırmaktan başka çare yok. Ama ceza öderim engelli çalıştırmam diyenler var. Devlet bu sesi duyuyor, çalıştığın adamın sigorta primini ben ödeyeceğim diyor. Bu sefer iş adamı engelliyle ilgili fiziki düzenleme yapmam gerek cevabını veriyor. Devlet, onu da ben öderim diyor. Şimdi devlet ne yapsın? Her şey düzenlenmiş. Ama biz ahlakî olarak bunu kafamızda oturtamamışız.” Baba Barbaros Köroğlu, “Ben kendi derdimi unuttum. Yeter ki Furkan’ım bir cihaza kavuşsun” diyor. Furkan 3 bin liralık işitme cihazını alamadığı için okuyamıyor > Cüneyt bitikçioğlu İSTANBUL Kendi hastalığını bırakıp oğlu için çırpınan dertli baba, 13 yaşındaki işitme engelli oğlu Furkan için çalmadık kapı bırakmadı. Beykoz Paşabahçe’de oturan ve 5 yıldır diyalize bağlı olarak hayatını sürdüren Barbaros Köroğlu, tam bir dram yaşıyor. Böbreklerini kaybeden ve hiçbir işte çalışamayacak durumda olan Barboros Köroğlu, 480 TL kirayla yaşama savaşı verirken, bir yandan da 13 yaşındaki işitme engelli oğlu Furkan için 2 adet dijital işitme cihazı almak için çırpınıyor. SGK 350 TL’SİNİ ÖDÜYOR Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat eden Köroğlu, 3 bin lira olan cihazın 500 lirasını devletin ödediğini belirterek “Geriye kalan 2 bin 500 lirayı hiçbir yerden temin edemedim. Beykoz Kaymakamlığına ve belediyeye başvurdum olumsuz cevap aldım. Kendi derdimi unuttum. Yeter ki oğlum duysun. Ne olur devlet büyükleri bu probleme artık bir el atsın. İlköğretim 6. sınıfını okuması gereken oğlum, cihaz yüzünden öğrenim göremiyor” dedi. Şişli İşitme ve Konuşma Engelliler Derneği Başkanı Güler Dağıdır da birçok dar gelirli ailenin işitme cihazı sıkıntısı çektiğini söyledi. SGK’nın en düşüğü 1 bin 500 lira olan dijital cihazın 350 lirasını karşıladığını ifade eden Dağıdır, “Aileler çaresizlikten Çin malı verimsiz cihazlara yöneliyor. Bu duruma bir çözüm istiyoruz” diye konuştu. FERYADI DUYMUYORUZ Ateş düşmüş bu insanların yüreklerine! İnsani ve dini sebeplerle engelliler için çaba sarf ettiğini belirten Yazar Mustafa Öztürk, muhafazakar kesimin engellilik konusunda elini taşın altına sokmadığını söylüyor: “8 yıldır bu insanların kapısını çalıyorum. Bizim camiamız bu işlere katkı yapmıyor, burnunun ucuyla bakıyor. Bütün derneklerimize vakıflarımıza gittim: Yoksul mu bunlar? Hem yoksul hem engelli. Mağdur mu bunlar? Hem mağdur hem engelli. Ne arıyorsun o zaman? İnsan hakları mı? Bunların hakları gaspedilmiş. Komşuda yangın var. Ateş düşmüş bu insanların yüreklerine. Engelli annelerinin yüzde 95’i depresif. Kocaları terk ediyor, çocuklarıyla baş başa kalıyorlar. Evlatlarından dayak yiyorlar. GENE BENİ DÖVSE... Bir anne mektup yazmış feryat ediyor; ‘Beni oğlum öyle dövdü öyle dövdü ki saçlarımı ellerinden alamadım. Her tarafım yara bere içinde. Acıdığı için değil yorulduğu için bıraktı gitti karşı tarafa oturdu. Bana o bakışı bile yüreğimi burktu. Gene beni dövse ama iyileşse’ diyor. Böyle yaşıyor anneler. Elini ateşe tutup dumanın nerden çıktığını merak eden çocuklar var. Bunlar komşumuz. Ama duyanları yok. Ne oldu bize... Allahü teala körü cennetine koyuyor. Ama biz onları gördüğümüzde küçümsüyor, acıyoruz. Biz Müslümanız diyorsak, bunlara daha çok sahip çıkmak zorundayız. Lions Klüpleri, optümist kadınlar ilgileniyor bunlarla. Bir sesli kütüphane kuralım Peygamberimizi, tarihi, siyeri anlatalım istedim. Kimse ilgilenmedi. Görme engellilerin okuyabileceği, dinleyeceği ilmihal yok hâlâ.” Engelliler ilk konserini 2 ay sonra verecek. Engellilerden mehter takımı İstanbul Arnavutköy Belediyesi geçen yıl faaliyete geçirdiği Arnavutköy Yaşlı ve Engelli Merkezi (AYEM) bünyesinde uzman bir eğitmen gözetiminde engelli mehteran takımı kuruyor. 20 kişilik mehter takımı için elemeler tamamlandı ve en geç 2 ay içinde engelli mehter takımı ilk konserini vermeye hazırlanıyor. Bir örneği İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bulunan mehter takımının seçmeleri Kent Orkestrası Mehteran Takımı’nda görevli bir eğitmen tarafından yapıldı. Asansörün açılışını Ateş Ünal Erzen yaptı. Kültür merkezine engelli asansörü Bakırköy Belediyesi İspirtohane Kültür Merkezi’ne engelli asansörü koydu. Türkiye Omurilik Felçliler Derneği Başkanı ve Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Ramazan Baş ile asansörün ilk denemesini yapan Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen, “Engellilerin mimari ve ulaşım problemlerini ortadan kaldırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Meclisimizde de bu yıl ilk kez engelliler komisyonu kurduk ve Ramazan Baş kardeşimizin başkanlığını yaptığı komisyon çok güzel çalışmalara imza atıyorlar” dedi. SİZDEN GELENLER Engellilere iş kurarken bir kolaylık var mı? > U.C. / İZMİR Merhaba, ben size İzmir’den yazıyorum. % 79.4 oranında görme engelli raporum var. Yaklaşık 6 yıldır iş arıyorum. Fakat bir netice elde edemedim. Artık kendi başıma birşeyler yapmam gerektiği düşüncesi oluştu. Bunun için değerlendirdiğim birkaç iş var. Benim öğrenmek istediğim şey devletin, engellilere iş kurarken ne gibi kolaylıklar sağladığı şeklindedir. Beni, tanınan tüm kolaylıklar konusunda bilgilendirirseniz memnun olurum. Ayrıca bunlardan yararlanmak için nereye başvurmamız gerekiyor? CEVAP: 4875 sayılı İş Kanununa göre, yüzde 30 oranında vergi indiriminden faydalanabilirsiniz. Bunun için İş-Kur’a müracaat edeceksiniz. Ayrıca İş-Kur’dan daha geniş bilgi alabilirsiniz... Evde bakım kararına itiraz edebilir miyiz? > Ayşe Dudu Gökgöz / İZMİR Benim zihinsel engelli bir kardeşim var. Raporu yüzde 70. Tamamen bakıma muhtaç. Benim durumum da iyi değil. Gelirimiz aylık 600 lira civarında. Bazen olmadığı zamanlar bile oluyor. Kardeşim için Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na müracaat ettim. Evde bakım ücreti için bazı evraklar istediler. Onları yaptım istedikleri raporları verdim, eve memur geldi. ‘Tamam ücret alabilirsiniz’ diyerek imza attı. Fakat aradan zaman geçtikten sonra reddedildiğini bildirdiler. “Senin diğer kardeşinin durumu iyi onlar bakar” dediler. Yalnız her üç ayda engelli maaşı alıyor. Ben ne yapmalıyım? CEVAP: İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne, size tebliğ edildikten sonraki bir ay içinde itiraz edilmesi lazım. Eğer bu süreyi kaçırmadıysanız hemen bir dilekçe ile itiraz edin. Kaçırdıysanız işleme baştan başlamanız lazım. Bir bilgisayar istiyorum > Selami Can / SAMSUN Merhaba; ben Samsun Yakakent Çepni köyünden Selami. Engelli arkadaşlarımla irtibatımı şimdiye kadar mektup yoluyla kuruyordum. Ama bedensel engelli olduğumdan dolayı mektuplarımı, komşulara rica edip göndertiyordum. Mektup yazan engelli kardeşlerim dostlarım cevaplarında e-mail adresin var mı diye soruyor. Ben de onlara bilgisayarım yok diyemiyorum. Kendilerinden sürekli haber alamıyorum ve ailemin de elinden birşey gelmiyor. Durumuma bir de onların maddi imkansızlıkları eklenince üzüntülerine dayanamıyorum. Pek kıymetli Türkiye Gazetesi okuyucuları; imkanınız varsa, bir bilgisayar için bana yardımcı olacağınızdan eminim. Bu vesileyle hepinize selam eder dualarınızı beklerim. Mevlid Kandilinizi de tebrik ederim. (0 542 469 3847) TESYEV www.tesyev.org info@tesyev.org BİZE YA­ZIN! Duygularınız, her tür­lü so­ru, istek ve görüşleriniz için e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­ruz... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL Tel: 0 212 454 31 75 Faks: 0 212 454 31 00 e-ma­il: engelsizsayfa@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT