BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TSK için fırsat

TSK için fırsat

Fırtına çok sert esiyor. Generaller, amiraller, ordu komutanları, kuvvet komutanları, muvazzafı ve emeklisiyle gözaltına alınanlar, tevkif edilenler olmakta. Bu nedir, olaya nasıl bakmalı? Ordumuzun komuta karargâhı olan Genelkurmay için hayati soru budur.



Fırtına çok sert esiyor. Generaller, amiraller, ordu komutanları, kuvvet komutanları, muvazzafı ve emeklisiyle gözaltına alınanlar, tevkif edilenler olmakta. Bu nedir, olaya nasıl bakmalı? Ordumuzun komuta karargâhı olan Genelkurmay için hayati soru budur. Genelkurmayın, önünde iki yol var: Ya hissi davranacak, şüphelilerin arkasında yer alacak veya hukukun üstünlüğüne inanarak müstakil yargının vereceği kararı şeriatin kestiği parmak acımaz diyerek hadiseyi ordunun her bakımdan bir arınma işlemi olarak değerlendirecek. Tarih boyunca her rütbe, sınıf ve kademede suça, entrikalara bulaşmış insanlar olmuştur. Yakın tarihimizde de ordunun içinde türlü suçlarla kirlenmiş insanlar oldu. Fakat onlar izahı mümkün olmayan bir mantıkla hep kahraman olarak gösterildi. Bu belki de önce cihan harplerinin sonra da soğuk savaş döneminin anormal bir algılama biçimiydi. Köprülerin altından çok sular aktı. Şimdi kurumlar yerine oturuyor. Türkiye, kabuk değiştiriyor. Kimse lâyüsel değil. Darbe taşeronu sivil hesap vermek zorunda olduğuna göre, apoletli medya mensupları hesap verdiği ve vereceği gibi hukuk devletinde kanunsuzluğa bulaşmış, darbeciliği meslek edinmiş asker de yargı mensubu da mahkemede hesap verir. Vermezse orada devlet yoktur. Devlet gibi devlet vardır. Şu darbe planlarının binde birini polis yapsaydı başına neler gelmezdi? Bir eylem polis tarafından işlendiğinde suç, asker tarafından işlendiğinde kahramanlık olursa orada anormallik vardır. Bu operasyonlarla o anormallikler ortadan kaldırılmakta. Sular önce bulanacak sonra durulacak. Kim suçlu, kim değil? Bunun hükmünü mahkeme verecek. Mahkemenin beraat ettirdiği temizdir. Mahkemenin mahkum ettiği suçludur. Suçlu nerede olursa olsun yaptığı yanına kâr olamaz. Artık ordunun şu fikri saplantıdan kurtulması lazım: Cumhuriyetin bekçiliği? Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi! Hayır mevhum/hayali düşmanlara karşı bekçilik olmaz. Kimsenin devletin rejimiyle bir alıp veremediği yok. Askerin görevi huduttadır. Savaş zamanında da cephede vatanı müdafaa etmek. Gözaltılar, tutuklamalar bir cerrahi operasyondur. Onun için kışkırtmalara, pohpohlamalara kapılmamalı. Tam tersine Genelkurmay bir komisyon kurarak olayların ışığında soğukkanlı bir değerlendirme, bir öz eleştiri yapmalı. Değme hasım kimselerin TSK’ya yapamayacağı kötülüğü onun öz bağrından çıkan cuntacılar yaptı. Terör karşısında varlık gösteremeyenler meşru iktidarlara silah doğrultma hazırlığındaymış. Bunlardan hesabı herkesten evvel Genelkurmay sormalı. Biz bugün de devletsek. Bunda yeri gelince öz evlatlarını bile hiç tereddüt etmeden ölüme gönderen geleneğin muazzam payı vardır. Kimse devlet değil. Devletten üstün de değil. Fakat nice paşa, bu memlekette nice zamanlar devlet benim tafrasıyla dolaştılar. Endişe edecek bir durum yok. Kurumlar temizleniyor. Genelkurmay bu krizi aklıselimle yönetirse. TSK olaydan güçlenerek çıkacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT