BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaybolan deve...

Kaybolan deve...

Hz. Ebu Bekir’in Resulullah efendimizin erzakının yüklü olduğu deveyi teslim ettiği Ukbe yolda mola vermişti. Uyanınca kalktı, yola devam etti. Devenin yolda gittiğini sanıyordu. Deveyi arıyor, soruyor, fakat, hiç kimseden bir haber alamıyor, işitemiyordu.



Hz. Ebu Bekir’in Resulullah efendimizin erzakının yüklü olduğu deveyi teslim ettiği Ukbe yolda mola vermişti. Uyanınca kalktı, yola devam etti. Devenin yolda gittiğini sanıyordu. Deveyi arıyor, soruyor, fakat, hiç kimseden bir haber alamıyor, işitemiyordu. Efendimiz, Arc’da konakladığı ve konak yerinin önünde oturduğu sırada, Hz. Ebû Bekir geldi. Peygamberimizin bir yanına oturdu. Hz. Âişe gelip o bir yanına oturdu. Hz. Esmâ geldi. Hz. Ebû Bekir’in yanına oturdu. Böyle, Hz. Âişe, Peygamberimizin yanında, Esmâ da, Hz. Ebû Bekir’in yanında oturduğu ve Hz. Ebû Bekir ise, uşağı Ukbe’nin gelmesini bekleyip durduğu bir sırada, öğleye doğru, Ukbe, yalnız başına, devesiz çıkıp gelince, Hz. Ebû Bekir, ona “Deven nerede?” diye sordu. Ukbe “Dün gece, onu kaybettim, yitirdim!” dedi. “Sen, bir tek deveyi nasıl kaybedersin?” diye bağırıyordu. Peygamberimiz, gülümseyerek “Şu ihramlı kişiyi görüyor musunuz? Ne yapıyor bakınız?” buyurdu. Ukbe’ye kızmaktan, Hz. Ebû Bekir’i men etti. Azık devesinin kaybolduğunu haber alınca, Eslemlerden Nadlalar, bir çanak içinde Hays yemeği getirip Peygamberimizin önüne koydular. Peygamberimiz “Gel ey Ebû Bekir! Allah, sana, nefîs ve tatlı bir yemek gönderdi!” buyurdu. Hz. Ebû Bekir, Ukbe’ye hâlâ kızıp duruyordu. Peygamberimiz “Sâkin ol! Bu iş, ne sana, ne de, seninle birlikte bize aittir. Uşak, senin deveni, kaybetmemeye son derece gayret etti.” buyurdu. Peygamberimiz, Peygamberimizin ev halkı ve Hz. Ebû Bekir, Peygamberimizin yanında bulunan herkes, o yemekten doyuncaya kadar yediler. Aradan çok geçmemişti ki, halkın ardcılığını, sevk ediciliğini yapan Safvan bin Muattal, azık devesini getirip Peygamberimizin çadırının önünde çöktürdü. Hz. Ebû Bekir’e “Bak eşyalarından bir şey gaybetmiş misin?” dedi. Hz. Ebû Bekir, varıp baktı. “Su içtiğimiz kabdan başka bir şey gaybetmemişiz.” dedi. Ukbe “İşte, kab, benim yanımdadır!” dedi. Hz. Ebû Bekir “Allah, sana, emâneti edâ ve teslim ettirdi!” dedi. Allah’ın, Peygamberimize azık devesini gönderdiği sırada, Sa’d bin Ubâde ile oğlu Kays bin Sa’d bin Ubâde de, bir deveye yiyecek yükleyerek Peygamberimize teslim etmek üzere gelip çadırının kapısı önünde durdular. Sa’d bin Ubâde “Yâ Resûlallah! Yiyecek devenin uşakla birlikte kaybolduğunu işittik. İşte, şu yiyecek yüklü deve, onun yerinedir!” dedi. Peygamberimiz “Allah, bize yiyecek yüklü devemizi gönderdi. Siz artık, yiyecek yüklü devenizi geri götürünüz. Allah, size, onu mübârek kılsın! Ey Ebû Sâbit! Medine’ye geldiğimiz günden beri bizi ağırlamak için yaptıkların yetmiyor mu?” buyurdu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT