BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç bayraklı Türksüz köy!..

Üç bayraklı Türksüz köy!..

“Türk olmadıkları halde, kendilerini asırlardır “Türk” olarak kabul ediyorlarmış. Türkler gibi giyiniyor, Türk gibi yaşıyorlarmış. Hatta kurdukları futbol takımlarının adları bile ‘Türk’müş. Peki, bu aidiyet duygusunun sebebi neymiş?..”



“Türk olmadıkları halde, kendilerini asırlardır “Türk” olarak kabul ediyorlarmış. Türkler gibi giyiniyor, Türk gibi yaşıyorlarmış. Hatta kurdukları futbol takımlarının adları bile ‘Türk’müş. Peki, bu aidiyet duygusunun sebebi neymiş?..” 1995 yılıydı. Belçika’da kalacağım üç yıl içerisinde, aynı zamanda gezilip görülmeye değer yerleri de görmek istiyordum. Turizm bürosundaki arkadaşa bu arzumu dile getirdiğimde dedi ki: -Belçikalı bir rehberle anlaşmanızı öneririm. Hiçbir yeri atlamaz, her tarafı gezersiniz. Ben de öyle yaptım. Gerçekten turizm rehberiyle birlikte gezilip görülecek yerleri âdeta bir bir sıraladık. Üç yıl boyunca da neredeyse bütün Belçika’da ne kadar tarihî ve turistik mekân varsa gezip gördük... Galiba ikinci yıldı. Yine bir gezideydik. Belçika’nın Almanya sınırına yakın Arden Dağları civarında Belçika Valonya otonom bölgesinde yaklaşık bin kişinin yaşadığı bir köye düştü yolumuz. Dağ yoluna girdiğimizde yolumuz enteresan bir yere çıktı. Bir yol ağzında üç değişik bayrak bulunuyordu. Ama beni heyecanlandıran şey bunlardan bir tanesinin Türk bayrağı oluşuydu. Sonradan öğrendiğime göre diğer ikisi Belçika ve Valonya bayraklarıydı. Önce turistik amaçlı bir işaret zannettim. Ama yine de heyecanlanmıştım. İnsan memleketinden binlerce km uzakta kendisine ait bir sembol gördüğünde nasıl heyecanlanmaz ki? Tabii rehberimiz bizi köyün merkezine götürüyordu. Pırıl pırıl asfalt yollardan geçerek çok modern bir köye geldik. İsmi Faymonville olan bu köy, gündüz oldukça sakindi. Köyün merkezinde bir kütüphane vardı. Kütüphane girişindeki mermer plaka üzerine de Türk bayrağı, ay yıldız şeklinde oyulmuştu. Demek ki burada Türklere karşı özel bir ilgi vardı ama acaba sebebi neydi? Ardından köyde bir tur attık. Kahvehane benzeri bir yere gittik. İçerisi tenhaydı. Bizdeki duman altı kahvelere benzemiyordu. Şöyle 55-60 yaşlarında bir beyefendiye merakımızı aktardık. Bu ilginin sebebini sorduk. Bizim Türk olduğumuzu öğrenince o da çok sevindi. Başladı bildiklerini bizimle paylaşmaya... Meğer bu köyün ahalisi, aslında Türk olmadıkları halde, kendilerini asırlardır “Türk” olarak kabul ediyorlarmış. Türkler gibi giyiniyor, Türk gibi yaşıyorlarmış. Hatta kurdukları futbol takımlarının adları bile ‘Türk’müş. Peki, bu aidiyet duygusunun sebebi neymiş? Rivayete göre bu köyün sakinleri 17. ve 18. asırlarda Türklere karşı toplanan Haçlı ordusuna asker vermeyi kabul etmemişler. Bunun üzerine çevredekiler onları “Barbar Türklerin dostu ve Hıristiyan toplumunun düşmanı” olarak bellemişler. Hoş, köylüler bu benzetmeden hiç de gocunmamış. Yaşlı köylü konuşmasını şöyle sürdürüyordu. Atalarımız bunun asıl faydasını II. Dünya Savaşı yıllarında görmüş. Belçika’yı işgale gelen Nazi orduları her yeri yağmalarken, Türk bayrağını ve ay yıldızlı amblemleri gördükleri bu köye hiç dokunmadan geçip gitmişler. Daha sonra bölge halkı, bu köyün sakinlerine “Türk kadar güçlü” diye hayranlıklarını dile getirmeye başlamışlar. Bu taltif köylünün hoşuna gitmiş. O günden beri ay yıldızlı bayrak köyün ve köylünün sembolü haline gelmiş. Meğer burada Belçikalı köylüler, geleneksel olarak Türk giysi ve bayraklarıyla karnaval korteji oluştururken, ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen “gerçek Türkler” de karnaval etkinliklerini izliyorlarmış. Benim ziyaret ettiğim yıl ise katılım çok fazla olmuş. Ve artık bu köyde her yıl şubat ayının son haftasının ilk günü yapılan karnavala katılan Türklerin sayısı her geçen yıl daha da fazlalaşıyormuş. İmkânı olanların bu köyü ve o köylülerdeki Türk olmadıkları halde Türk sayılmaktan duydukları hazzı görmelerini tavsiye ederim... > S. H.-İstanbul Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT