BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > G.Saray’da acil durum!

G.Saray’da acil durum!

Tabii Galatasaray’dan bir siren sesi duyulmadı, ya da acil durum sinyali verilmedi. Ama ben şimdiden vereyim...



Tabii Galatasaray’dan bir siren sesi duyulmadı, ya da acil durum sinyali verilmedi. Ama ben şimdiden vereyim... Rijkaard, yarın Kewell ve Baros döndüklerinde bakalım hangi baş ağrılarını pompalayacak takıma... Şimdilik istikrar abideleri Mustafa Sarp ile Servet ve de Caner paylarını aldılar. İster misiniz, yarın Arda falan da sıraya alınsın... Ya da orta alanı bir ismi bırakıp “Sosyetik Topluluğun” tamamını oynatsın... Denizli Hocam duman ediyor! Derbinin oynanacağı gün bir Allah’ın kulu Beşiktaş takımının sahaya nasıl bir on birle çıkacağını bilememiş. Ortalama üç oyuncu tutmuyordu. TVNet’teki Spor Masası programında bizim Eyüp de bana sordu. Cevap mı? “Nasıl bileyim ki Sevgili Eyüp; Beşiktaş’ın hocası tavşanlı şapkanın sahibi Mustafa Hocam” dedim. Bu işin sırrı mı? Her maça rakibi şaşırtacak kurgular... Peki, asıl şaşıran kim? Beşiktaşlılara sorun en iyisi... Antu Com’a iki çift söz! Aylardır yalvarıp duruyorlar... “Hasan Ali Atasoy, Denizli maçındaki gelişmeleri açıkla...” Araları bozulana kadar tısları çıkmıyordu. Atasoy‘u en aslan olarak yere göğe sığdıramıyorlardı. Ayrılık patlayınca böyle oldu şimdi... Sonra, “yvzbsr”den Ziya Şengül‘le ilgili bir özür yerine, yüklen Kemal‘e... Bana ayıp olmaz, ama Ziya‘ya saygı duyun en azından... Şayet sitenizin armasının ne olduğunu biliyorsanız tabii ki... Spor medyasının yalan yarışı! Bizim iki takım Fenerbahçe ile Galatasaray’ın, UEFA Avrupa Ligi maçlarına çıkacakları gün gazetelerin spor sayfalarındaki manşetleri ve de spor gazetelerinin ön sayfaları ligimizin yerli-yabancı futbolcularının muhtemel transfer haberleriyle dolu idi. Güiza (Lyon, Marsilya), Gökhan Gönül (Manchester United, Bayern), Caner (PSG), Mehmet Topal (Blackburn, Sevilla), Servet (Aston Villa, Tottenham) trafiğine alınmışlardı. Ben de içimden dedim ki, aman çocuklar bir kaza olmasın! Desenize, seneye ülkeye çuvalla döviz girecek. Takımlar yeni kadrolar kurmak zorunda kalacaklar. Pardon, geçen senelerde kimler gitmişti? Tuncay ve Aurelio‘dan başka... Ufak atın da civcivler de yesin! Hiddink mi? Milli Takım’ın yeni patronu derbiye gelmedi diye veryansın ettiler. Neden? Adam, “Sözleşmem 30 Haziran’da bitiyor, görevim de ondan sonra başlıyor” demedi mi? Hatta araya bir de Fildişi mesaisi sokmuş! Peki, yardımcısı Oğuz Çetin maçta mıydı? Onu sorgulayan yok... Sizin asıl kaçırdığınız, milli takımların bütün dümenini eline alan hocanın yayıncı kuruluşta yorum yapması idi... Eh, ülke futbolunu 15 sene sırtında taşıyan Hakan Şükür‘ü “Sistemine uymuyor” diye kenara atan altyapı ustası maçtaydı ya, keyfinize bakın be! Ah Erman ah; nerelerdeydin? Beşiktaş-Galatasaray maçında, kaleci Leo‘nun iki postada çeldiği bir top var malumunuz... İçeriden mi alındı, yoksa topun tamamı çizgiyi geçmemiş miydi? Hakemlerin kararı devam oldu. Peki, gerçek bu muydu? Kim bilebilir ki? Şimdi gelin de Erman Hocamı aramayın! Üç-beş metre en kalitelisinden tuvalet kağıdı, birkaç metre de linmez, sızdırmaz su tahliye borusu ve bir uzunluk ölçüm aleti ile topun gol olup olmadığını anlardık. Ah yayıncı kuruluş ah! Madem bizi böyle bir tiyatrodan mahrum bıraktın, bari şu kale hatlarına o aletten koy da, herkes rahatlasın... Paran mı yok? Yok canım... Aletler çok mu pahalı? Yok canım... Size koyar mı be! FIFA ve UEFA’ya duyurulur! Hafta başı bizim panorama sütununda yazdım, ama tekrarlamakta yarar vardır. Şu Gaziantepspor’un lehine çalınan penaltı ve ihlali yapan kırmızı kartın geriye alışını var ya... Meğer dördüncü hakemler amma yetkilerle donatılmışlar da haberimiz yokmuş. Buradan bakınca, MHK’ye önemli bir uyarıda bulunacağım. Önerim şudur; dördüncü hakemleri genelde, hem de büyüklerin maçlarında bile, çoluk çocuktan seçiyorsunuz... Bundan böyle kafayı değiştiriniz! Bir de bu dördüncü hakemlerin burunlarının dibinde olanlara Fransız kalmamaları söyleyin... Yahu ne ülke olduk biz böyle! NTV Spor’da tiyatro! Spor Servisi adlı programda Fuat Akdağ ile Mehmet Demirkol gazeteleri irdeliyorlar ya... Hah işte, 18 Şubat 2010 tarihinde, saat 16.45 iken, Demirkol aynen şöyle konuşuyordu: “Mesela ben bir yerden kovulsam, öyle üç beş ay sonra gelip aynı yerde çalışmam...” Tabii karşıdan tasdik... Eeee peki aynı Demirkol, Hıncal Abisinin hışmına uğrayıp 90 Dakika’dan düşürülmemiş miydi? Haaa, o NTV idi, bu NTV Spor... Bir de aradan üç-beş aydan fazla geçti... Yerseniz efendim...
Kapat
KAPAT