BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > EFELER DİYARI Menderes’in mekânı

EFELER DİYARI Menderes’in mekânı

Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan işgaline uğrayan şehrin kurtarılmasına efeler de büyük katkı sağlamış. Bu şehirde doğan merhum Adnan Menderes de bütün Türkiye’nin medar-ı iftiharı olmuş...



MEMLEKETTEN HABER VAR -130- Behçet FAKİHOĞLU behcet.fakihoglu@tg.com.tr Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan işgaline uğrayan şehrin kurtarılmasına efeler de büyük katkı sağlamış. Bu şehirde doğan merhum Adnan Menderes de bütün Türkiye’nin medar-ı iftiharı olmuş... Aydın, tabii güzelliklerle kültürün kucaklaştığı, ülkemizde turizmin ilk başladığı illerden. Bereketli toprakları ve güzel iklimiyle tarih boyunca insanların ilgisini çekmiş bu ilimiz, adeta medeniyetler vadisi olmuş. “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” sözünü fazlasıyla hak etmiş. Dağlar ve ovalar zeytin, incir ağaçlarıyla süslenmiş. Bu iki üründe ülkemizde başı çeken Aydın, dünya incirinin de başkenti. Menderes nehrinin suyuyla bereketi katlanan Menderes Ovası ve diğer yerler insanı cezbediyor. Akdeniz iklimi de buna eklenince, bütün sebze-meyvenin bolca yetiştiği müstesna bir il olarak Aydın oluşmuş... Kadir Çetin, “Bahçelerde burcu burcu gül kokar /Kıvrılarak, Büyük Menderes akar / Ovası bal, dağlarıysa yağ döker / Zeytinine hasret kaldım Nazilli...” diyor. Sadece Nazilli değil, Aydın’ın tamamı bu güzellikte... MENDERES’İN ŞEHRİ Aydın’da incir, efe ve Merhum Adnan Menderes hissedilir. Şehrin önemli bir kavşağında görkemli bir incir heykeli, yanı başında da efe heykeli göze çarparken; palmiyelerle süslü en önemli bulvar “Adnan Menderes” ismini taşımakta. Bilindiği gibi, Merhum Başbakan Adnan Menderes, Demokrat Parti kurucularından, 1950-60 arasında Başbakanlık yapmış, milletin kalbinde taht kurmuş, sadece Aydın’ın değil, bütün Türkiye’nin medar-ı iftiharı olmuş. 60 ihtilalinden sonra bu değerli insan idam edilerek, büyük bir zulüm yapılmış, milletimize zarar verilmiş. Bu büyük insanı bütün Türkiye gibi Aydın da unutmamış, ismini üniversitede ve başka önemli yerlerde yaşatarak, vefa borcunu ödemeye çalışmış... KURTULUŞ MÜCADELESİ Efeler de Aydın için büyük önem taşır, “Efeler Diyarı” olarak da anılır. Efeler, çeşitli sebeplerle kanundan kaçmış, yurdumuz düşman işgaline uğrayınca da vatan savunması için hayatlarını ortaya koymuş, düşmanın geri püskürtülmesinde önemli roller üstlenmiş kişiler... Aydın Yunan işgaline uğrar, büyük acılar yaşanır. Yörük Ali Efe ve arkadaşları düşmanla savaşarak efsaneleşir. Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları, Aydın ilinin Çine ilçesi Yağcılar köyünde toplanır. 16 Haziran 1919 tarihinde Sultanhisar ve Atça arasındaki Malgaç deresinin üstünden geçen Malgaç demir yolu köprüsü yanındaki Yunan karakoluna baskın yaparlar, karakol imha edilir, cephane ve erzaklar ele geçer. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu’da düzenli, bilinçli ve milli şuurla işgalcilere yapılan ilk baskın olarak kabul edilmekte. Bu önemli başarı halka ümit ve cesaret vermiş, düşmanın yurttan kovulabileceğine olan inancını artırmış ve Yörük Ali Efe’yi efsaneleştirmiş. Düşman, beklemediği bu baskın karşısında paniğe kapılmış, Nazilli’deki kuvvetleri Aydın istikametine kaçmış. ANTİK KENTLE DOLU Aydın’ın, palmiyeler ve turunçlarla süslü caddelerinde geziyor; mermer mihrap ve minberi dantel gibi işlenmiş 1585 yılı yapımı Hasan Çelebi Camisi’ne; Kırmızı Minare olarak da bilinen Şemsi Paşa Camisi’ne, Süleyman Çelebi, Üveys Paşa, Ramazan Paşa camilerine ve Cihanoğlu Külliyesine gidiyoruz. Aydın’ı tepeden gören bir yükseltide kurulmuş, halk arasında “üç göz” olarak bilinen ‘Tralleis’e gidiyoruz. Agora, tiyatro, hamam, stadyum ve diğer kalıntıları bulunan ve turizm açısından önemli görülen tarihî şehirde kazılar yapılmakta. “Medeniyetler Vadisi” sözünü hak eden Aydın’da; Afrodisias, Milet, Alinda, Didyma, Nisa, Prien, Magnesia gibi her biri dünya çapında ün yapmış antik çağın kentleri bulunmakta. SAYMAKLA BİTMEZ Milattan Önce 13. yüzyılda kurulduğu söylenen antik çağların görkemli kenti Afrodisias’ta mermer işlemeciliği ve heykelcilik olağanüstü gelişmeler göstermiş, göz kamaştıran yapılarla dolu bir kent ortaya çıkmış. Hamam, büyük havuzlu agora, tapınak, 30 bin kişilik stadyum, 10 bin kişilik tiyatro ve diğer eserler büyük ilgi görmekte. Antik çağın kehanet merkezi olduğu söylenen Didyma; zamanında Ege’nin önde gelen ticaret, kültür, sanat ve bilim merkezi olan Miletos; Aydın dağlarının yamaçlarında yer alan Nisa; Antik kentlerin en önemlilerinden olan Prien, gümüş paralar basan ve Karya’nın en müstahkem şehri diye nitelendirilen Alinda; Magnetlerin kurduğu Mağnesia ve diğerleri... Zengin bir kültürü bulunan Aydın’da, deve güreşleri gibi ilginç etkinlikler yapılmakta. Germencik, İncirliova, Karpuzlu, Koçarlı, Köşk, Kuyucak, Nazilli, Söke, Sultanhisar ve Yenipazar ilçeleri de eşsiz güzellikte olan Aydın, görülmesi gereken bir il... Turizmin ilk başladığı yerlerden Aydın, antik kentleri ve tarihî kalıntıları kadar kıyı şeridiyle de, dünya turizminin önde gelen bölgelerinden biri. İlin yoğun turizm potansiyeline sahip kıyı şeridinin en canlı noktaları Kuşadası ve Didim... Kuşadası, Türkiye’nin dünyaya açılan ilk kapısı. Kuşadası’nın batısında, ilçeye çok yakın mesafede Güvercin Adası bulunmakta. Ada merkezinin en yüksek yerinde Barbaros Hayrettin Paşa’nın yaptırdığı bir iç kale bulunuyor. Adanın etrafında da tek kapılı surlar yaptırılmış. Ülkemizde turizmin ilk başladığı yer olan Kuşadası ile birlikte Didim de; deniz, yat, golf, gençlik, sağlık, spor gibi çok çeşitli zengin turizm potansiyeli sebebiyle “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” ilan edilmiş. Bu gelişmelerle Didim’in yakın zamanda Türkiye’nin ve dünyanın ilgi göstereceği bir lokasyon haline geleceği söyleniyor. Büyük Menderes ırmağının Ege Denizi’ne döküldüğü yerde üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımada üzerine kurulmuş olan Didim; Ege’nin en güzel denizine sahip kıyıları, yüzlerce koyu, altın sarısı kumsalları, tabii limanları ile turizmimizin parlayan yıldızlarından. Kuzeydoğusunda bulunan Bafa Gölü’nün huzur veren maviliği de bütün bu güzellikleri katlamakta. EFE ÇİZMESİ SİPARİŞLE YAPILIYOR Aydın’da Efe Çizmesi de yapılmakta. Merkezde bu işi sadece Efe Cafer Usta’nın çırağı Serkan Gündüz yapmakta. Tamamen el yapımı olan körüklü çizmeler, yürüme esnasında ses çıkarır. Deveciler, toprak ağaları ve halk oyunları ekipleri için sipariş üzerine yapılan çizmeleri giymek, ilgili kişilere statü kazandırır. ‘İncir’in döneri de var çikolatası da... Aydın’ın simgesi haline gelen incir sadece kuruyemiş olarak tüketilmiyor. Bu önemli ürünün daha çok tüketilmesi için incirden değişik ürünler yapılıyor. İncir döneri, incirli çikolata, incirli gofret, incirli lokum bunların birkaçı... İncir döneri için Kuşadası’nda bulunan Tuğba Kuruyemiş’e gidiyor, Şevki Sabancı’dan bilgi alıyoruz. Şevki Bey incir dönerinden kesiyor, bize tattırıyor, diğer ürünlerini gösteriyor... Yıkanan ve temizlenen incir, kazanlarda pişirilir, sonra tahtalara dökülerek döner haline getirilir, diğer dönerler gibi kesilerek, müşteriye sunulur. Farklı bir tat katmak için de içine fıstık katılır. İncir döneri kutular içinde satılır, istenen yere gönderilir. 1980’den beri faaliyette olduğu söylenen Tuğba Kuruyemiş’in Aydın, Eskişehir, Bandırma gibi geniş bir alanda 31 şubesi bulunmakta, buralarda incirden yapılmış çeşitli ürünler tüketiciye sunulmakta. Dildade Böreği Aydın’da tadılması gereken lezzetlerden birisi ‘Dildade Böreği...’ Bu lezzeti, Kuşadası’nda bulunan yerinde, Hüseyin İncebeyaz anlatıyor. “Dildade”, sevgiliye verilen mendil, gönülden verilen hediye demek. Un, margarin, sıvı yağ ve su karıştırılarak hamur yapılır; açılır, içine malzeme konarak şekil verilir, fırında pişirilir. İçine konan malzemeye göre kıymalı, peynirli, patatesli, tahinli börek gibi isimler alır. Hüseyin İncebeyaz şöhretlerini; kaliteli malzeme, ustalık ve temizliğe çok önem vermelerine bağlıyor. Aydın ve civarında şubeleri bulunan Dildade Böreği için başka illerden de talepler oluyor, kargo ile gönderiliyor. Sırf bu böreği yemek için bile buralara gelenlerin olduğu söyleniyor. Kabak tatlısının tadı başka Aydın’a gelenlerin tatmadan dönmediği bir başka lezzet de kabak tatlısı. “Rüştü’nün Yeri”ne (Şehir Kebap Salonu) gidiyor, Selim Can’dan bu lezzeti öğreniyoruz. Bu tatlıyı Aydın’da meşhur eden Rüştü Şensoy... 1970’li yılların başında kıt imkanlarla kabak tatlısı yapılır, uzun kuyruklar olurmuş ve bir tatlı yiyene ikincisi verilmezmiş. Önceleri kabağın kıymeti bilinmezken, şimdi değer kazanmış, ekim alanları artmış. Lezzetin tutturulması için kabağın cinsi, şekerin miktarı ve kuvvetli ocak önemli. Kabak doğranır, 12 saat şeker içinde (kabağın ağırlığı kadar şekerde) bekletilir, başka hiçbir şey katılmadan, kuvvetli ocakta 30-45 dakika kaynatılır. Sonra geniş tepsiye boşaltılarak soğumaya bırakılır. Şeker şurubunun fazlası dökülür. Bu kabak tatlısı başka illere ve yurt dışına da gönderilir. Sırf kabak tatlısı yemek için Aydın’a gelenlerin olduğu söyleniyor.
Kapat
KAPAT