BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Parayı getir çocuğu al!”

“Parayı getir çocuğu al!”

Recep bir sigara yakarak yaklaştı Doğan beyin yanına. Kapının önüne çıkmışlardı. Kadınlar içeride, bebekle annenin başındalardı. Recep paketi uzattı genç doktora: - Yak bir tane doktor!



Recep bir sigara yakarak yaklaştı Doğan beyin yanına. Kapının önüne çıkmışlardı. Kadınlar içeride, bebekle annenin başındalardı. Recep paketi uzattı genç doktora: - Yak bir tane doktor! - Hayır, ben içmem... - Ben sekiz yaşımdan beri içerim bu mereti. Yılışık bir şekilde güldü. - Konuştun mu içerdekiyle doktor? Doğan bey dikkatle baktı adama. Yüreğinden dalga dalga yükselen nefreti belli etmemeye çalışarak başını salladı: - Hayır, daha kadıncağız toparlanmadı bile.. Hem bu iş yanlış. Bir anayı evladından ayırmak... - Sen o kadarına karışma doktor. Biz sana sorduk bildiğin biri var mı diye... Yoksa yok dersin biter... Hıdır’la konuştuktan sonra bu kötü kalpli adama daha başka bir güven gelmişti. Kezban’ın ağabeyinin de bu konudaki onayını aldıktan sonra daha da cesurlaşmış, kafa tutar olmuştu. Doğan bey durakladı. Sonra tane tane konuştu: - Bizim çocuğumuz yok. Biz alırız bu bebeği... Recep duyduklarına inanamamış gibiydi. Heyecanla bağırdı: - Vay, vay, vay... Gökte ararken yerde bulduk ha? Yılışık gülümsemesine devam etti. - Gel bakalım doktor, oturup şu işi konuşalım bari... Yürüdü iki adım önden. Heyecanlandığı belliydi. Kayın biraderinin kapısından geçerken seslendi: -Hıdır ağbey, Hıdır ağbey! Hıdır başını uzattı odadan: - Ne var be! Oldu mu? - Oldu ağbey, oğlan oldu. Gel de bir iş var hele, bahsetmiştim sana, bak doktor ister şimdi bebeyi. Konuşalım. Hep birlikte kahveye gittiler. Hemen bir çay getirildi doktorun önüne. Recep yılışık tavrıyla girdi konuya: - Bak doktor, hemen al git veledi. Yalnız tabii bir karşılığı var bu işin. Doğan bey böyle bir teklifi beklediği için şaşırmadı. Alaycı bir şekilde gülümsedi: - Konuşun bakalım istediğiniz nedir? - On milyon isterim doktor. On milyonu alır, bir daha gözüne gözükmem. Al sana çöpsüz üzüm ondan sonra. Doğan bey birkaç saniye düşündü: - Tamam. Bunu senin bu adi pazarlığına ortak olduğum için değil, senin gibi bir adamın elinde bu yavrucağı bırakmak istemediğim için kabul ediyorum. Ama bir şekilde karşıma çıkacak olursan... Sırıttı Recep yan gözle Hıdır’a bakarak: - Yok canım, bizim işimiz kendimize... Buradan kımıldamayız biz... Parayı getir, çocuğu al... Yerinden kalktı Doğan bey. Kaşları çatıktı. - Tamam, bir haftaya kadar getiririm. Hızlı adımlarla geri döndü. Kerpiç evin önüne geldiği zaman derin bir soluk aldı. Yavaşça kapıyı tıklatıp içeri girdi. Kezban telaşlı gözlerle bakıyordu yüzüne. Gülümsedi kadına: - Nasılsın bacım? İyisin değil mi? - Yavrum, yavrumu verecekler doktor... Doğan gözlerini kapadı: - Biliyorum bacım... Merak etme. Onu ben alacağım, ona gözümün bebeği gibi bakacağım. Hiç merak etme... Kadının göz pınarlarından iki damla yaş süzüldü yanaklarına. Başını öte yana çevirdi, Perihan hanımla göz göze geldi... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT