BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adaletin kendisiyle imtihanı

Adaletin kendisiyle imtihanı

Olaylar karmakarışık. İddialar dehşet verici. Vesikalar çuvallar dolusu. Bu kadar gizli-açık şahit. Bu kadar avukat. Bu kadar yayın ve mahkemeler. Başka ülkelerin topraklarından petrol çıkar, elmas çıkar, altın çıkar. Bizim topraklarda suikast silahları çıkıyor. O silahları gömen ve gömdürenlerin ses kayıtları ise bir bir ortaya çıkıyor. Hâlâ nasıl kanımız donmuyor şaşmak lazım.



Olaylar karmakarışık. İddialar dehşet verici. Vesikalar çuvallar dolusu. Bu kadar gizli-açık şahit. Bu kadar avukat. Bu kadar yayın ve mahkemeler. Başka ülkelerin topraklarından petrol çıkar, elmas çıkar, altın çıkar. Bizim topraklarda suikast silahları çıkıyor. O silahları gömen ve gömdürenlerin ses kayıtları ise bir bir ortaya çıkıyor. Hâlâ nasıl kanımız donmuyor şaşmak lazım. Okul çocukları, şen şakrak... Birçoğu hayatlarında belki de ilk defa bir müzeye gidiyorlar. Tamamı ise yine ilk defa artık bir müze eşyası bile olsa bir denizaltına girecekler. Giriyorlar. Görevliye amca şu ne? Diye soru sordukları bir esnada meydana gelen dehşetli bir patlama ile o çocuklardan onlarcası paramparça oluyor. Şükür ki... Böyle bir acıyı yaşamadık. Ama birileri yaşatacakken enselendiler. Cuma günü cemaat içerideyken Fatih Camiinde, Beyazıt Camiinde bombalar patlatmak hangi insanlığın, hangi vicdanın eseridir. Yalan deniyor. Çuvala sığmayan mızrağa yalan demek esas yalan olur. Oralarda bomba patlasaydı, binlerce insan ölüp binlercesi yaralansaydı. Tertip gereği yine yeşil bayraklı, sarıklı sakallı sahtekârlar sokakları doldursaydı bu müze sabotajından da beter olurdu. Şükür bu âfet de yaşanmadı. Ayışığı, Sarıkız, Kafes ve Balyoz’un yaşanmadığı gibi. Bu senaryoların her biri ayrı ayrı korkunç. Kendilerini üstün insan görenlerin millete karınca muamelesi yapmaları. Buyuran sfenksler ve onların buyruğundaki piramit köleler.Tarihe çok kötü bir miras bıraktılar. Bunlar yüz karası. İşte şimdi tam zamanı. Neyin? Hani hep lafı edilir ya “kanun önünde eşitlik”. O yalanı sahiye tebdil etmenin vaktidir. İstihbarat. Polis. Savcı. Sorgu Hakimi. Medyanın sorumlu kanadı. Alkışlanacak bir cesaret ve gayretle çalışmakta. Gözlerini budaktan esirgemiyorlar. Şimdi hadise yargıda. Mahkemelerin de sözlerini dudaktan esirgememeleri ve kim olursa olsun adaleti ne bir milim fazla ne bir milim eksik hakkıyla tatbik etmeleri gerekir. Hükümdarla hamalın eşit olduğu iki yer vardır. Camideki saf ve adliyedeki divan. Bu memlekette kanun, düne kadar güç yetirilene işliyordu. Buna rağmen hukuk devleti fantezisi herkesin ağzındaydı. Şimdi gerçek eşitlik olacak. İmtiyazsız, sınıfsız bir toplumun yolu adliyeden geçer. Adaletin mazereti yoktur. Adalet dağıtamayan devlet, şeklen devlettir. Delil çok, sanık fazla, baskı yüksek. Tehdit alabildiğine. Hiçbiri mazeret olamaz.. Layıkıyla adalet, olmazsa olmaz şarttır. Hassas, tarafsız, hızlı ve ibretlik ceza. Adil hüküm, mahkemenin eseridir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT