BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zehir zemberek bir mektup: -I-

Zehir zemberek bir mektup: -I-

Bu sütunda yer alan yazılarım için “çok iyi” diyenler de var; “çok kötü” diyenler de. Bana zehir zemberek mektup yazanlardan biri de Hüseyin Yürük! Ondan birkaç cümle almama müsaade ediniz. Diyor ki: “Aklım erdi ereli sizi takip ederim. Yazılarınız çiğ ve yetersiz kalıyor. Size yakıştıramıyorum. Memleket elden gidiyor. Açılım diye diye Alevi-Kürt-Ermeni-Roman bilmem neler kışkırtılıyor. Sizden tek aykırı ses gelmiyor...”



Bu sütunda yer alan yazılarım için “çok iyi” diyenler de var; “çok kötü” diyenler de. Bana zehir zemberek mektup yazanlardan biri de Hüseyin Yürük! Ondan birkaç cümle almama müsaade ediniz. Diyor ki: “Aklım erdi ereli sizi takip ederim. Yazılarınız çiğ ve yetersiz kalıyor. Size yakıştıramıyorum. Memleket elden gidiyor. Açılım diye diye Alevi-Kürt-Ermeni-Roman bilmem neler kışkırtılıyor. Sizden tek aykırı ses gelmiyor...” Hüseyin Yürük’ün, çok daha sert olan, beni ihanetle suçlayan cümleleri var. İnanıyorum ki Yürük, sağına-soluna bakmadan, kendi yolunda yürüyüp gidiyor. Önce şunu kendisine hatırlatmak istiyorum: Bu gazetede, Alevilik üzerine en çok yazı yazanlardan biri benim. Alevilik, benim elli yıldan beri incelemeye çalıştığım, üzerine pek çok yazı yazdığım konulardan biri. O kadar ki, Türkiye’de yazdığım yazılar, neredeyse bir kitap olacak gibi. Kısmet olursa bu yıl içerisinde, yeni bir kitabım çıkacak. İsmi: “Türk’ün Türk’e Düşmanlığı” olacak. Kendimizi kandırmaya gerek yok: Sünni Türkler Alevi Türklere, Alevi Türkler Sünni Türklere âdeta düşman gibi bakıyorlar. Ülkemizi, milletimizi, tehdit eden iki büyük tehlike var. Birisi Kürtçülük hareketidir; ötekisi Alevi-Sünni çekişmesi. Her ikisinin temelinde dehşetli bir cehalet yatıyor. Kavgalarının başında Alevi-Sünni husumeti var. Bu konuda, cehalet yüzünden öyle bir noktada bulunuyoruz ki, ne söyleseniz, ne yapsanız Alevi topluluğunu memnun etmeniz mümkün değil. Çünkü Aleviler de kendi aralarında bölünmüşlerdir. Benim, hiçbir Aleviyi kendi düşünceme çekme niyetim yoktur. Ben Sünniyim ve Hanefi mezhebindenim. Yunus suresinin 99. ve 100. ayetleriyle bilirim ki Allahın izni olmadan hiç kimse iman edemez. Mesela benim samimi kanaatime göre, Aleviler, soy bakımından Türk’türler; din bakımından da Müslüman. Bu gerçeği, bütün Alevi camiası kabul etmiyor. Bu bakımdan ben: Bütün Aleviler soy bakımından Türk, din bakımından Müslümandırlar diye yazdığım zaman, Kavga isimli bir Alevi dergisi, beni “Alevi düşmanı” olarak ilân ediyor. Ben “Aleviler Türk de Müslüman da değillerdir” desem bu defa bir başka Alevi grup, beni “Alevi düşmanı” olarak ilân edecektir. Biliyor musunuz Türkiye’de Hz. Ali’ye en büyük hakarette bulunan topluluk, maalesef bizim Alevilerimizdir. Çünkü onlar: “İlk halifelik Hz. Ali’nin hakkı iken, bu hak onun elinden alındı” diyorlar. Milyon kere yanlış. Buna inanmak, Hz. Ali’yi korkak biri olarak göstermektir. Daha geçenlerde Kültür Bakanımıza hitaben bu sütunda 4 açık mektup yazdım. Başlık şöyle idi: Kültür Bakanımıza derim ki; Madımak Kel Başa Şimşir Taraktır. Cehaleti ortadan kaldırmadan Madımak otelini müze yapmak neyi değiştirir? Görüyorum ki Hüseyin Yürük, Alevilikle ilgili 25-30 yazımdan hiçbirini okumadan esip tozmaktadır. Çok yazık!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT