BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değişim sancıları

Değişim sancıları

Türkiye’mizde değişim rüzgârları esiyor. Esmek zorunda; zira, hiç kimse ve hiçbir kurum ve kuruluş zamana (değişime) direnemez. Statüko elbette ki direnecek; kim, elindeki gücün gitmesini ister? Türkiye’miz medeniyet sınavından başarı ile çıkmak istiyorsa, bu süreci, mümkün mertebe suhuletle geçiştirmeli. Bunun da tek şartı var; o da kişi, kurum ve kuruluşların hadlerini bilmeleridir.



Türkiye’mizde değişim rüzgârları esiyor. Esmek zorunda; zira, hiç kimse ve hiçbir kurum ve kuruluş zamana (değişime) direnemez. Statüko elbette ki direnecek; kim, elindeki gücün gitmesini ister? Türkiye’miz medeniyet sınavından başarı ile çıkmak istiyorsa, bu süreci, mümkün mertebe suhuletle geçiştirmeli. Bunun da tek şartı var; o da kişi, kurum ve kuruluşların hadlerini bilmeleridir. Bilmelidirler zira; bilmedikleri takdirde, bu had kendilerine bildirilecektir! Bizdeki değişimin fazla sancılı olmasının asıl sebebi, bir kısım siyasetçinin (muhalefet partilerinin) statükonun yanında yer almalarıdır. İktidar partisiyle sandıkta rekabeti göze alamayanların başvurduğu çağ dışı bir yöntemdir bu. Ama gelin görün ki, bu anlamsız hal, Türkiye’mizde para ediyor! Statüko, bir an önce dünyaya bakmalı ve onun nereye doğru gitmekte olduğunu görmeli ve kendisine da ona göre çekidüzen vermelidir. Böyle yapmadıkları takdirde; zaman, yine hükmünü icra edecek, değişim yine gerçekleşecek ama, sancının şiddeti artacak! Statüko, çeşitli oyalama taktikleri ile, kendince içeriyi dizayn etti! Veya ettiğini zannetti. 2010 dünyasında; gelişen bu teknoloji ile içeride hapsolup kalabilmenin ve bunu dışarıdan saklayabilmenin imkân ve ihtimali yoktur. Yani, mızrak çuvala sığmıyor. Biz yapacağımız veya yaptığımız anayasa ile idareyi hükümetlerin elinden alır; bürokrasiye ve yargıya havale ederiz; iş olur biter derseniz, kendinizi aldatırsınız. Vaktiyle güvendiğiniz o kalın yorganınızın, bir gün birileri tarafından nasıl çekildiğini siz de fark etmezsiniz! Karanlıktan medet umanların tek beklentileri güneşin doğmamasıdır. Er ya da geç, güneş elbette doğacak; Türk toplumunun üzerine bir kâbus gibi çöken sis bulutları dağılacaktır. Ne demiş şair? “Yarın elbet bizim, elbet bizimdir, Gün doğmuş gün batmış, ebed bizimdir!”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93492
    % 0.22
  • 5.4283
    % -0.83
  • 6.1416
    % -0.82
  • 6.9561
    % -2.11
  • 212.154
    % -0.31
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT