BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sarı sendika gibi

Sarı sendika gibi

Eski Ankara valilerinden Nevzat Tandoğan’ın meşhur olan bir sözü var: Komünizm gelecekse onu da biz (devlet) getiririz, size ne oluyor.



Eski Ankara valilerinden Nevzat Tandoğan’ın meşhur olan bir sözü var: Komünizm gelecekse onu da biz (devlet) getiririz, size ne oluyor. Şimdi fıkra gibi dilden dile dolaşıyor ama adam bunu söylemiş ve inanmış da. Bugünkü metodlarla karşılaştırıldığında bu adamın tarzı çok babacan görünüyor. ... Bizdeki mesleki organizasyonların, teşkilatların hepsinin bir tarafında devlet olmuş... Öğrenci derneği kurulmuş, başında, kenarında köşesinde devlet adına iş yapanlar.. Dernek de sağ bir dernek. Anadolu’dan gelen muhafazakâr aile çocuklarını çevresinde toplamış, yönlendirmiş, lazım olduğu zaman lazım olduğu kadar kullanmış. Hadi bir de sol dernek kuralım, denge olsun demişler.. Devlet şöyle böyle baroların kuruluşuna öncelik etmiş. Ticaret odası kurmuş, o devirde başına yed-i eminini koymuş. Sendika kurmuş.. kuruluşuna öncülük etmiş, kontrol altına almış. Mühendis odaları kurmuş. Diyanet’e bir köşesinden girmiş. Vakıflarına el atmış... Devlet girmiş-çıkmış deyince bazılarının kafası karışabilir. Bu resmî müdahale değil.. İster kurucu iradenin sivil uzantısı deyin, ister son zamanlarda adı dava konusu olan teşkilat deyin, ister kullanıla kullanıla yalama olan derin devlet deyin, beğenmiyorsanız resmî kılıklı menfaat çetesi deyin.. isim bulamıyorsanız bizim gibi ülkelerde böyle müdahaleler hep olur ama nasıl olur net değil deyin. Sizin parmak attığınız yere başkaları da atar. Sizin kullandığınız metodları başkaları da kullanır... Bir senedir, dezenformasyon var diye ağlıyorlar. Asimetrik psikolojik harekât yürütülüyor, diyenler var. Bunların acemicesini bizimkiler hep yapmış. Hatta övündükleri dönemler olmuş. İlgili dairenin başkanı, “bire gafiller psikolojik harekât her ülkede var.. tabii bizde de olacak” demişti. Unutmuş olabilirsiniz. Bu uzun girişi iki satır için yaptım. Bizde bazı sivil toplum örgütleri, mesleki yapılanmalar, mensuplarının derdinden çok devletin yahut rejimin, veya kurucu iradenin borusunu çalar. Tepkileri sahtedir. Resmî kurullar asli işinden çok öbür işlere kafa yorar. Bir zamanların YÖK’ü toplam mesaisinin yüzde 90’ını bu işlere ayırmıştı. Dert ettiği konular arasında öğrenci, öğretim üyesi yoktu. ... Tepkiler de kurgudur... 998 yılında dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri, akademisyen bir gazetecinin bir yazısı üzerine, gazete idaresini arayıp, “söyleyin ona makatına süngüyü takar kışla kışla gezdiririm” demişti. (Bu gazeteci geçen gün, 28 şubatın yıl dönümünde bu olayı bir kere daha anlatıp, konusu maaşlar olan bir yazıdan dolayı öfkelendiklerini söyledi.) Meslek örgütlerinden ses çıkmadı... Barolardan çıkmadı... STK’lardan çıkmadı. Şimdi bazı isimler Başbakanın kamuoyu huzurunda basınla ilgili şikayetleri basın özgürlüğüne müdahale sayıp imza topluyormuş. Buna çok şaşırmadım. O dönemin mağdurlarından birkaçı da imza atmış. Askerin müdahalesinden rahatsız olmamalarına şaşırdım. Aile içi kavga gibi görüyorlar demek ki.. Döver de sever de hikâyesi. Hayırlı olsun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94212
    % 0.64
  • 5.3123
    % -0.54
  • 6.0663
    % -0.39
  • 6.8093
    % -0.49
  • 208.583
    % -0.19
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT