BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dağlara artık genç kayakçı yağacak...

Dağlara artık genç kayakçı yağacak...

2010’u Kayakta Seferberlik Yılı ilan eden Türkiye Kayak Federasyonu, ‘kayağa param yok’ diyen gençlerin bahanesini ortadan kaldırdı. Dar gelirli yüzlerce çocuğun yetiştiği kulüplere malzeme temin eden federasyon her evden bir kayakçı çıkarmayı hedefliyor.



> Cüneyt BİTİKÇİOĞLU 2010’u Kayakta Seferberlik Yılı ilan eden Türkiye Kayak Federasyonu, ‘kayağa param yok’ diyen gençlerin bahanesini ortadan kaldırdı. Dar gelirli yüzlerce çocuğun yetiştiği kulüplere malzeme temin eden federasyon her evden bir kayakçı çıkarmayı hedefliyor. Kış sporcuları 5 yaşından itibaren yetiştirilmeye başlanıyor. Millet olarak dağları ne de çok severiz değil mi? Onun için sözlü kültürümüzde özel bir yeri vardır. Hüzünlendiğimiz zaman “Yüce dağlar olmasaydı” diye mırıldanır, coşkumuzu “Dağ başını duman almış...” marşını söyleyerek ifade ederiz. Birine umut bağlayıp hayal kırıklığına uğradığımızda nasıl da “güvendiğimiz dağlara karlar yağar...” Dağ, bizde büyüklüğü, yüceliği, güveni simgeler. Ama yine de nesillerini dağlara kaptırmış bir milletin çocukları olduğumuz için midir bilinmez, yükseklerden uzak durur, korkarız. “2010 yılını Kayakta Seferberlik Yılı” ilan eden Türkiye Kayak Federasyonu ise keyifli bir spor için gençleri dağlara çağırıyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki dar gelirli ailelerin çocuklarına kayak malzemesi temin eden federasyon, bu sahada ülkemize madalya getirerek gurur kaynağımız olan ‘kar kartalları’ yetiştiriyor. HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Dr. Özer Ayık’ın hedefi her evden bir kayakçı yetiştirmek. Kış sporcusu olmak isteyen gençlere, 30 kayak merkezinde her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Dr. Ayık, şunları söylüyor: “Gençlerimizi 5 yaşından itibaren kayakçı yapmaya çalışıyoruz. Dar gelirli ailelerin çocukları kayak yapmaya çekiniyordu. Çünkü kayakçıların zengin oldukları, kendilerinin bu işi yapamayacağı zannediyorlardı. Biz bu tezi çürüttük. Şu anda Tunceli, Erzurum, Kars gibi birçok ilimizden yüzlerce fakir aile çocuğunun eli baton tutuyor. Bunlar, uluslararası yarışlarda ülkemize madalya kazandırıyorlar. ‘Kayak yapmaya maddi gücüm yok’ diyen her gencimizi bekliyoruz. Şu anda Türkiye’de 135 adet kayak kulübü var. Bu kulüplerdeki gençleri milli takıma seçiyoruz. İllere sürekli malzeme desteği sağlıyoruz. Ülke çapında 30 kayak merkezimiz bulunuyor. Bunu daha da artıracağız.” ALPLER’DEN FAZLASI VAR! Türkiye’nin yüzde 62’sinin dağlık olmasına rağmen bu yıla kadar kış turizminden kayda değer bir gelir elde edilemediğinden dert yanan Başkan Ayık, şöyle devam ediyor: “Ankara’dan bir çizgi çekip, doğuya baktığımızda yükseklik 1.500 metrenin üzerine çıkıyor. Bugün kayak denince ilk akla gelen Alpler’in birkaç nokta hariç denizden yüksekliği 2.300 metre. Türkiye’de 3.000 metrenin üzerinde 120’den fazla dağ var. 6 ay karın altında olan 20 civarında ilimiz bulunuyor. Bu verilerle baktığımızda hiçbir sporun kayak kadar ekonomik, sosyal sürdürülebilirliği ve geri dönüşümü yok. Kış turizmi, yaz turizmine oranla 4 kat daha fazla geri dönüşü olan, bir ülkenin ekonomisini değiştirebilecek bir kaynak...” Kayak Federasyonu Başkanı Dr. Özer Ayık, genç kayakçılarla yakından ilgileniyor. ‘Kardelenler’ istikbali yükseklerde buldu Ezgi, Candan, Mert, Dila, Helin, Zeynep... Kimi Bitlisli, kimi Vanlı, kimi Erzurumlu... Onlar istikbali yükseklerde bulan gerçek kardelenler. Onlar, kayakla tanıştıktan sonra hayatı değişen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun genç sporcuları. Kendi bölgelerinde açılan merkezlerde öğrendikleri kayak sporunda ülkemize madalyalar getiren gençler, gurur kaynağımız oluyor. Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Dr. Özer Ayık ise merkezlerin Doğu ve Güneydoğu için en büyük sosyal sorumluluk projelerinden biri olduğunu söylüyor. Dr. Ayık, “Kar altında yaşamaya mahkûm oldukları 6 ayda onları bu sporla tanıştırdık. Artık iç içe oldukları kar nimetinden yararlanıyorlar” diye konuşuyor. Yeni insanlarla tanışmaktan korkuyorum çünkü ben... En sık görülen ruhsal bozukluklar arasında yer alan sosyal fobi, 10 kişiden birinin hayatını olumsuz etkiliyor. Özellikleri gençleri kıskaç altına alan hastalık, hayatı altüst ediyor. Tedavi edilmezse ömür boyu sürebiliyor. Eğer; > İlgi odağı olmaktan, başkalarının önünde gülünç duruma düşmekten, yeni insanlarla tanışmaktan korkuyorsanız. > Topluluk önünde veya otorite kişilerle konuşamıyor, insanların sizi izlemesinden kaçınıyor, başkalarının yanında yemiyor, içmiyor, yazmıyorsanız. > Toplu ve ikili ilişkilerde, aşırı derecede kızarıyor, titriyor, kusma hissine kapılıp tuvalete koşma gereği duyuyorsanız. Sosyal fobiniz olabilir, bir psikiyatristle görüşün. 1000 GÖNÜLLÜ BARIŞ ELÇİSİ ERMENİ MESELESİNE EL ATTI Merkezi İstanbul’da bulunan Toplum ve Demokrasi Derneği, Erivan’a çıkarma yaparak çoğunluğu sivil toplum kuruluşu olan 20’den fazla kurumla bir araya geldi. Görüşmeler çerçevesinde iki toplumun gençleri arasında “Türkiye ve Ermenistan İçin Ortak Gelecek” isminde bir proje başlatıldı. Diyaloğu artırmak, imzalanan protokollerin onaylanmasını sağlamak ve sınırların açılmasına zemin kazandırmak maksadıyla hazırlanan proje dahilinde, Ermenistan ve Türkiye’den 1000 gönüllü barış elçisi görev alacak. Projenin liderliğini gerçekleştiren Sabancı Üniversitesi öğrencisi ve Maryland Üniversitesi’nde çok yönlü diplomasi eğitimi alan Baybars Örsek, bu yıl içerisinde Erivan ve İstanbul’da iki ayrı toplantı gerçekleştirileceğini söyledi. İki ülke sivil toplum kuruluşlarının katkıları ile Ermenice ve Türkçe internet siteleri yapılacağını belirten Örsek, Facebook ve Twitter gibi popüler sosyal paylaşım sitelerinde de gençlik grupları oluşturulacağını ifade etti. bize katılın Paylaşmak istediğiniz her türlü duygu, düşünce, öneri ve duyurunuz için e-maillerinizi bekliyoruz. gencturkiye@tg.com.tr Tel: (0212) 454 31 75
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT