BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Elektronik atıklar ALTIN saçıyor

Elektronik atıklar ALTIN saçıyor

Baş döndüren teknoloji, bizi her yıl yeni bir cep telefonu ve bilgisayar almaya teşvik ediyor. Ancak bir de madalyonun görünmeyen yüzü var. O da giderek artan elektronik hurdalar...



E-ÇÖPÜN ÜSSÜ ÇİN! 2008’de dünya genelinde yaklaşık 1 milyar 200 milyon cep telefonu ve 300 milyona yakın bilgisayarın satıldığını açıklayan BM Çevre Programı, elektronik çöplüğün dağ gibi büyüdüğüne dikkat çekiyor. 2020’ye kadar bu çöplerin, Çin’de 5 katına, G.Afrika ve Hindistan’da 2-4 katına çıkması bekleniyor. Her yıl sadece Çin’de 2.5 milyon tona yakın elektronik hurda oluşuyor. Sevgili okuyucularımız, günümüzde “Yeniden Kazanım” (Re-cycling) giderek önem kazanıyor. Birçok madde kullanıldıktan sonra geriye dönüştürülebiliyor. Kağıt ve karton, cam ve porselen, pet şişeleri, plastik materyal, teneke ve alüminyum karışımlı kutular, çeşitli yağlar, yiyecek artıkları ve piller. Hepsi geri dönüşüm sisteminin içinde tekrar kullanılabiliyor. Son yıllardaki teknolojik ilerleme yeni ve kârlı bir atık türünü de gündeme getirdi: ELEKTRONİK ATIKLAR. Deutsche Welle Türkçe’de yayınlanan çarpıcı bir haberden hareketle konuyu enine boyuna masaya yatıralım... Hayatımızı kolaylaştıran yeni bilişim ürünleri, cüzdanımızda sebep olacağı muazzam hafiflemenin yanı sıra; oluşturdukları zehirli atıklar sonucu çevre ve insan sağlığını ciddi oranda tehdit eder boyutlara ulaşmış durumda. Avrupalı geri dönüşüm uzmanları, cep telefonunun şarj aletinden plastik gövdesine kadar her aksamını değerlendirdiklerini belirterek şunları dile getiriyorlar: “- Telefonlar elektronik sinyaller gönderdikleri için yüksek teknoloji ve değerli maden içeriyor. Bakır, altın, gümüş, iridyum, kobalt gibi. - Her elektronik cihazda bulunan bakırdan 1 ton elde etmek için maden ocaklarında tam bin ton taş ve kayanın işlenmesi gerekirken; aynı miktardaki bakır, 14 ton elektronik atıktan elde ediliyor. - Eskiden altın ve gümüş maden ocaklarından çıkarılırdı. Bugünse bu ocakların yerini şehirlerdeki elekt-ronik atıklar aldı. Metalleri defalarca kullanmamız mümkün. - 1 ton cep telefonu hurdasından 1 kilo gümüş ve 300 gram altın ayrıştırılıyor...” DÖNÜŞÜM ÇEVREYİ DE KORUR Geri Dönüşüm veya yeniden kazanım çalışmalarının amacı sadece hammaddelerin yeniden ayrıştırılması değil, aynı zamanda bu cihazların çevreye zarar vermesinin de engellenmesi. Zira geri dönüşüm sistemleri olmayan birçok ülke, biriken elektronik hurdalardaki ağır metallerin içme sularına karışıp sağlığı tehdit etmesinden yakınıyor. Çünkü bu metaller, başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa da sebep olabiliyor. Nitekim, bu durumdan en çok etkilenen ülkelerden biri olan Uganda, ikinci el bilgisayar ithalatını yasakladı. Çevre örgütleri ise, tüketicilere her 12 ya da 18 ayda yeni bir cep telefonu almayı yeniden gözden geçirmeyi teklif ediyor. Ancak bu öneriyi, yepyeni modellerle piyasaya sürülen cihazlarla günümüzde üreticilerin pek de dikkate almak istedikleri söylenemez. Umarım teknolojiyi yerinde ve verimle kullanan insanlar sayesinde geleceğimiz daha güvenli ve temiz olur, iyi haftalar... E-çöpler yılda 6 milyar $ kazandırdı Kurşun gibi tehlikeli maddeler içeren e-atıklar; klorlu solventler, bromlu alev geciktiriciler, PVC, ağır metaller, plastik ve gazlar elektronik ürünler ve parçalar yapmada, yarı iletken yongalar üretmede, devreler ve disk sürücüler imalinde binin üzerinde malzeme kullanılmaktadır. Diğer yandan, elektronik atık endüstrisi de büyüyen bir pazar konumundadır. 2015’te yıllık 73 milyon tona ulaşacağı tahmin edilen e-atıklardan sadece 2009 yılında yaklaşık 6 milyar dolarlık ciro elde edildi. Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ALBİYOBİR Genel Müdürü Tamer Atacan ile protokol imzaladı. Bursa’da atık yağlar biyodizel olacak Bursa’nın merkez Osmangazi ilçesindeki atık yağlar biyodizele dönüşecek. Osmangazi Belediyesi, daha fazla atık yağ toplanması için Alternatif Enerji ve Biyodizel Üreticileri Birliği (ALBİYOBİR) ile protokol imzaladı. Bundan sonra ilçede hem içme sularının kirlenmesi engellenmiş olacak hem toplanan kullanılmış yağlar yakıta dönüştürülecek. Belediyelerden e-atık projeleri Elektronik atıklar konusunda en büyük görev şüphesiz belediyelere düşüyor. Başta büyük şehirler olmak üzere, bütün illerden en ufak beldeye kadar bütün belediyeler bu konuda hassas davranmalı. Mesela Kadıköy ile Maltepe belediyeleri ortaklaşa elektronik atık Koordinasyon Merkezi kurarak önemli bir projeyi hayata geçirdi. Öte yandan, Kocaeli’nin Kartepe Belediyesi bütün okullara elektronik atık toplama kumbaraları dağıttı. Bu kuş sadece Birecik’te yaşıyor Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde yaşamını sürdüren Çizgili İshak Kuşları göçten döndü. Dünyada nesli tehlike altında olan Çizgili İshak Kuşu (Otus brucei), sadece Birecik’te yaşıyor. Baykuşgiller familyasına ait küçük kulaklı bir baykuş türü olan bu kuş, normal İshak Kuşuna çok benzer, biraz daha büyüktür. Gövdesi açık gri, yüzü açık renklidir, sesi ise daha yumuşaktır. SİZDEN GELERLER GDO’lu ürünler toprağımızı bitirir! > İsmi Mahfuz / İSTANBUL Geçenlerde radyodan dinlediğim bir haber beni derinden endişelendirdi... Verimli arazilerimizde kolza (Kanola) ekimi teşvik ediliyormuş. Oysa bu bitki genelde GDO’lu olarak üretiliyor. Örneğin GDO’lu soya ve mısır üreten Arjantin’de çiftçilere birçok kolaylıklar verilmiş. Ancak bu çiftçilerin başka ürün ekme şansı yok. Sizce bu işten kim kazanıyor? GDO’lu toprak, çevresindeki arazileri de bozuyor. Zihinler iyice bulanmış. Hatta ilgililer, bir taraftan GDO’nun zararlarını anlatıyor, diğer yandan kolzanın nasıl yetiştirileceğini tarif ediyor! Bütün çiftçi ve vatandaşlarımıza duyudulur... Çeltik tarlasındaki sanat, Japon köyüne 150 bin turist çekmiş > İsmail Özkahraman / İSTANBUL Japon köylüler, çeltik tarlalarını âdeta resim tualine çevirmiş. Resim sanatına ait hiçbir malzeme kullanılmadan, sadece farklı pirinç türlerini ustaca tarlaya yerleştirerek tablolar oluşturan 9 bin nüfuslu Aomori köylüleri, böylelikle yılda 150 bin ziyaretçi çekmeyi başarmış. 1993 yılında başlayan bu akım şimdi diğer yörelere de yayılıyormuş. Sanatın bu ölçüde tabana yayıldığı ve bitkisel üretimle iç içe geçtiği bir ülkede, başta ormanlar olmak üzere tüm doğanın çok iyi korunmasına hiç şaşmamak gerekir. Selam ve en iyi dileklerimle. Av uzatılırsa balığa hasret kalacağız! > Mustafa Bektaş Geçen yıl 15 Nisanda sona eren balık avı yasağının çeşitli bahanelerle 15 gün uzatılarak 1 Mayısa alınmasının zararlarını bu yıl ziyadesiyle hissettik. Özellikle ekonomik değere sahip Lüfer ve İstavrit balıklarının geçen yıllara oranla çok azaldıklarını bizzat gözlemliyoruz. Av yasağının uzatılmasıyla ilgili bu yıl da bazı girişimler olduğunu biliyoruz. Bu yasağın uzatılmasına karşı çıkanlar çeşitli forumlarda tartışmalar, fikir alışverişleri ve kampanyalar yapmakta. Bu konuda sesimizi duyurmamızda bize yardımcı olabileceğinizi düşünüyor destek ve fikirlerinizi bekliyoruz. İmza kampanyalarına www.baliksevdasi.com ve www.baliklarayasamhakki.org sitelerinden destek verilebilir. CEVAP: Sayın Bektaş, balık avı yasağının 15 gün ileriye alınması son derece yanlış olup, alınan karar bilimsel olmaktan çok uzaktır. PELAJİK Bölüm (Su yüzeyine yakın bölüm) balıkları (Kolyos, Uskumru, Palamut ve Lüfer gibi), erken ilkbaharda su yüzeyinin daha çabuk ısınması sebebiyle, diğer türlerden daha önce yumurtalarını bırakırlar. İlgililere duyururum! BA­NA YA­ZIN! Çevre ve tabiatla ilgili her tür­lü soru­nu­zu ba­na iletebilirsiniz. “Gü­zel bir dün­ya” için bu say­fa­ya siz de kat­kı­da bu­lu­nun. Hay­di e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­rum... 29 Ekim Cad­. No: 23 34197 Ye­ni­bos­na İS­TAN­BUL e-ma­il: ediz.hun@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT