BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > GERİYE ACI VE GÖZYAŞI KALDI

GERİYE ACI VE GÖZYAŞI KALDI

Elazığ’ın Kovancılar ilçesinde, 6.0 büyüklüğündeki depremde evleri hasar gören köylüler için Türkiye seferber oldu



YARA ÇOK AĞIR... Depremde ağır hasar gören Yukarı Demirli köyüne gıda ve yardım malzemesi yağdı. Çocuklar, dağıtılan ekmekleri ailelerine taşıdı. Acı haber üzerine köye gelenler de fenalık geçirdi. Depremle sarsılan Elazığ’da evleri hasar gören köylüler geceyi çadırda geçirdi. 51 kişinin öldüğü, 34 kişinin de yaralandığı 6.0’lık depremde, Kovancılar ilçesine bağlı Okçular, Yukarıdemirtaş ve Tabandüzü köylerindeki bazı vatandaşlar il merkezi veya evleri hasar görmeyen akrabalarının yanına giderken, köyde kalan vatandaşlar soğuk havada geceyi çadırda geçirdi. Köylüler çadırların içinde kendilerine dağıtılan sobaları yakarak ısındı. Depremin meydana geldiği saatten itibaren 800’den fazla artçı sarsıntının gerçekleştiği bölgede hasar tespit çalışmaları da başladı. GECENİN AYAZINDA ÇADIRLARDA ISINDILAR Kızılay tarafından dağıtılan sobalarla ısınan vatandaşlar, çadırlarında sıcak bir akşam geçirdiklerini söyledi. (Fotoğraf: İHA) Yaralar SARILIYOR > Ömer Faruk Aydemir ELAZIĞ İHA Türkiye, deprem mağduru köylüler için âdeta seferber oldu. Başta Kızılay ve askeriye olmak üzere pek çok sivil toplum kuruluşu bölgeye yardım malzemesi yağdırdı. Türk Kızılayı, deprem bölgesine 48 afet müdahale uzmanıyla birlikte bin 930 çadır, 4 bin 979 battaniye, iki seyyar mutfak, bir mobil mutfak, 960 yatak ve 258 katalitik soba gönderdi. Depremden etkilenen vatandaşlara destek vermek üzere 20 Türk Kızılayı psikososyal destek uzmanı da bölgede çalışma başlattı. Ortaya çıkabilecek kan ihtiyacının karşılanabilmesi için bölgeye yakın kan merkezleri alarm durumuna geçirildi. Türk Kızılayının Diyarbakır ve Malatya kan merkezlerinden bölgeye kan sevkıyatı için hazırlıklar tamamlandı. Bölgeye ulaşan afet müdahale ekibi, yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine dağıtmayı sürdürüyor. Ayrıca bölgeye gönderilen seyyar mutfaklardan ve mobil fırından halka ve kurtarma çalışmalarına katılan görevlilere üç öğün sıcak yemek ve ekmek dağıtımı yapılıyor. Türk Kızılayının bölge şubeleri ve gönüllüleri de bölgedeki çalışmalara destek veriyor. Deprem bölgesindeki gelişmeler Türk Kızılayı tarafından yakından takip ediliyor. KERPİÇ EVE YASAK Vali Muammer Erol ve TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’la birlikte bölgede incelemelerde bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Elazığ Milletvekili Necati Çetinkaya, “Başbakanımızın da talimatı var. Bu yaza kadar yeni evleri bitirip Ramazan ayında teslim edeceğiz” dedi. TOKİ Başkanı Bayraktar da, yeni evlerin 8 ayda tamamlanacağını açıkladı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Afet ve Acil Yardım Koordinasyon Kurulu, Bayındırlık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve TOKİ’nin katılımı ile yeni bir eylem planı hazırlanacağını kaydetti. Buna göre, yerleşim yerlerinin fay hattından uzaklaştırılmasından, yeni kerpiç ev yapımına yasak getirilmesine kadar bir dizi tedbirin alınması planlanıyor. Çiçek, ilk etapta bölgeye Başbakanlık Acil Destek Fonu’ndan 500 bin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan 125 bin lira acil para yardımı yapıldığını da hatırlatarak, hasar tespitine bağlı olarak yeni yardımların yapılacağını söyledi. SOBA VE TÜP DAĞITILDI Depremin en çok zarar verdiği Okçular köyünde Kızılay tarafından vatandaşlara katalitik soba ve tüp dağıtıldı. (Fotoğraf: AA) Helin bebek enkazdan sağ kurtuldu. Annesi ile babaannesi arasında hayata tutundu Helin bebeğin babası Burhan Güneş, Kovancılar ilçesine bağlı Okçular köyündeki evlerinde depremi yaşadığını belirterek, deprem sırasında kendisinin babasıyla birlikte babasının evinde, eşi ve bebeği Helin’in ise yandaki evde annesi ve kız kardeşiyle kaldığını söyledi. Deprem olduktan sonra kendisinin de enkazın altında kaldığını ifade eden Güneş, şunları kaydetti: “Elimle yan tarafımdaki camı kırdım. İlk aklıma bebeğimiz geldi. Bebeğimin bulunduğu eve doğru yürüyünce evin yerle bir olduğunu gördüm. İlk olarak kız kardeşimin cesediyle karşılaştım. Büyük bir şok yaşadım. Daha sonra ‘Helin, kızım, Helin’ diye bağırmaya başladığımı hatırlıyorum. Biraz ilerleyince bebeğimizin ağladığını duydum. Sesin geldiği yere doğru gittiğimde eşim Melek ve annem Kibar Güneş’in ortasında 17 günlük kızımı gördüm. Kızımı görünce çok sevindim ama eşim ile annemin öldüğünü görünce sevincim kursağımda kaldı.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT