BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hakemler isyanda!

Hakemler isyanda!

Son rötüşları da tamamlanmak üzere olan yeni futbol yasa tasarısı, hakemler arasında hoş karşılanmıyor. Açık açık yeni taslaktan şikâyetçi olduklarını söylüyorlar.



Son rötüşları da tamamlanmak üzere olan yeni futbol yasa tasarısı, hakemler arasında hoş karşılanmıyor. Açık açık yeni taslaktan şikâyetçi olduklarını söylüyorlar. En rahatsız oldukları konu ise; MHK’nın atamayla göreve getirilmesi ve hakemlerin Genel Kurul’da 2 oyla temsil edilmesinin düşünülmesi! Camianın sözcülüğünü üstlenen Genel Başkan Serdar Çakır, bu düşüncelerin müesseseye asla ve asla faydalı olmayacağını belirtirken, önemli bir konunun da altını çizmeyi ihmâl etmiyor. “Bu uygulama, Türk futbolunu çok yakın bir gelecekte kaosa sürükler. Kurumlar, süreklilikle başarılı olur. Komitenin atamayla göreve getirilmesi, son derece yanlış bir düşünce. Bu durum herkesi huzursuz eder, başarıyı engeller. 2-3 ayda bir değişen MHK, Türk hakemliğinin geleceğini değil, kendi geleceğini kurtarma gayretinde olur. Bu uygulama, camiayı geri götürür. Eğer bu yasa, Türk futbolunu kaosa sürüklerse; sorumlusu yasayı hazırlayanlar olur” şeklinde konuşan Çakır, “Yasanın böyle olmasını isteyenler, acaba neden rahatsızlar?” sorusunu sormayı da ihmâl etmiyor. 76 ilde faaliyet gösteren, 10 bin üyeye sahip bir camia olduklarını da söyleyen Serdar hoca, Genel Kurul’da 2 oyla temsil edilmemeleri gerektiğini de savunarak, en az 5 delegelerinin olmasını istiyor. Ayrıca, federasyon yönetim kurulunda hakemlerin problemlerini bilen, onların hakkını savunan hakem kökenli bir temsilcinin bulunması gerektiğini de hatırlatan Çakır, “Derdimizi anlayan biri, bizi daha iyi savunur” görüşünde. Çok değil daha 2 yıl önce yaşadıklarımızı hatırlarsak; hakemlerin duydukları endişeye hak vermemek elde değil. Neredeyse, ayda bir yapılan federasyon seçimleri, hâlâ hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor! Eğer bu yasa kanunlaşırsa; aynı “kaos” hakemler tarafından yaşanacak. Canı sıkılan, hakeme kızan, “bu takım daha çok kollanıyor” görüşünde olan, “MHK değişsin” feryatlarına başlayacak! O zaman, hangi komite hakemliğin geleceği için, “radikal” kararlar alma, gençlere “şans” verme rizikosuna girer? “Günü kurtarma” yolunu seçmez? Bakın, şu sıralar Antalya’da seminer yapan Avusturya Futbol Federasyonu ve MHK’sı, Hilmi Ok’u davet ederek, Türkiye’de “yürürlükte olan” uygulama ile ilgili konferans vermesini istiyor. Kendilerinin bir türlü gerçekleştiremediği uygulamayı 8 yıldır başarıyla yürüten Türkiye’den konu hakkında bilgi istiyorlar. Çoğu olayda “hayranlıkla” takip ettiğimiz Avrupalı, bizi “örnek” almaya uğraşıyor ve değiştirmeye çalıştığımız “seçim” maddesini kendi ülkelerinde uygulamak için, fikir danışıyor. Ama, birilerinin “işine gelmediği” ve “sözlerini geçiremediği” için, biz, iyiyi bir kenara itiyoruz! “Kurumları” değil “şahısları” sözsahibi yapmaya uğraşıyoruz! Hani devamlılıktan yanaydık? Nerede kalacak, müesseselerin “saygınlığı” Dileriz, hakemlerin isyanı gözardı edilmez ve sonunda “baş ağrıtacak” kararlara imza atılmaz! Aksi takdirde; “fatura” yine futbolumuza çıkacak! İkinci bahar! Türkiye’de şu sıralar Metin Tokat rüzgârı esiyor. Nasıl esmesin? Birçok hakemin maç alabilmek için “göbeği” çatlarken, Metin hoca 5 haftadır üst üste sahalarda düdük çalıyor. Böyle bir örneğe; son yıllarda hiç rastlamamıştık. Dile kolay, 20 haftalık lig maratonunda Metin Tokat, 12. kez görev alıyor. Çantası, hep hazır! Bu sezon müthiş bir performans yakalayan ve yönettiği tüm maçlardan “yüksek” not getiren Tokat, hakemlik hayatının adeta “ikinci baharını” yaşıyor. Böyle olunca da Hilmi Ok komitesi, ona tekrar görev vermek mecburiyetinde kalıyor. Teknik direktörler genelde yedek futbolcularını hırslandırmak için “Forma verilmez, alınır” derler. Metin Tokat’a da görev verilmiyor, o, performansıyla komiteyi buna mecbur ediyor! Böylelikle, “Formda hakeme üst üste maç vermekten kaçınmayız” görüşündeki MHK’nın, “vasat” bir çizgi izlediği için “kenarda” bekleyen hakemlere de önemli mesajlar vermesine yardımcı oluyor. Bu, olayın manevi tarafı. İşin bir de maddi tarafı var! Bir hakemin maç başına 250 milyon lira ücret aldığını düşünürsek, son 1 ayda 5 maça çıkan Metin hocayı, “Türkiye’nin ilk profesyonel hakemi” olarak yorumlamamız, herhalde yanlış olmaz! Zira Türkiye şartlarında, 30 günde bu parayı kazanan insan sayısı fazla değil. “Başarı” beraberinde “ödül” getirdiğinde, daha bir anlam kazanıyor! Bazı hakemlerin de, “Metin Tokat, MHK’nın adamı” yakıştırması yapacakları yerde, “onun seviyesine nasıl çıkarız” sorusunun cevabını araması gerekir! Böylelikle rekabet artar, kalite yükselir. Maç sonuçlarını etkileyen hakem hataları da asgariye iner! KISA... KISA... ¥Sezon başından beri koşamadığı için görev verilmeyen Ayhan Yücebilgiç, geçtiğimiz günlerde yapılan atletik testte başarılı olunca; kendisine uygulanan “ambargo” nihayet kalktı. Çok uzun süredir “çim kokusuna” hasret kalan Yücebilgiç, bu hafta Play-off’ta düdük çalacak. ¥Üst klasman hakemlerinden Namık Kemal Demiroğlu, Mustafa Arslan ve Çetin Maksut Sarıgül’ün durumu hiç de “iç açıcı” değil. Bu sezon komiteden fazla “yüz” bulamayan ve 1. Lig’de sadece bir kez maç yöneten bu 3 hakem, “klasman düşecek hakemler” sıralamasında üst sıradaki yerlerini koruyor! ¥Bravo MHK’ya... Bravo Hilmi Ok’a... Altay’ın sahasında Bursaspor’a mağlup olduğu maç sonrası ağır eleştirilere hedef olan Muhittin Boşat’a sahip çıktığını gösterdi. Adana-Samsun maçına atadığı Boşat’a “sonsuz güvendiğini” söyleyen Hilmi hoca, bu davranışıyla çok önemli bir “mesaj” verdi. *Geçtiğimiz hafta oynanan lig maçlarında hakemler adına fazla “eleştiri” olmaması, Hilmi Ok ve arkadaşlarını sevindirdi. “Bahar” havasını bu hafta da yaşamak isteyen komite, haftanın maçlarına en formda hakemlerini atadı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT