BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rijkaard döndüremeyince...

Rijkaard döndüremeyince...

Bu sütunu okuyanlar anımsayacaklardır. Neyi mi? Geçen haftaki Kasımpaşa maçından sonra Galatasaray’ın “Sosyetik Dörtlüsü”nün dönerek oynayıp, en azından bir 50 dakika, buna alışık olmayan Kasımpaşa geri dörtlüsü ve hocasını şaşkına çevirmişti. Ben de bunun kaç maçta, kaç dakika tekrarlanabileceğini çok merak ettiğimi dile getirmiştim. Merakım Eskişehir’de giderildi. Bitti mi? Hayır!



Bu sütunu okuyanlar anımsayacaklardır. Neyi mi? Geçen haftaki Kasımpaşa maçından sonra Galatasaray’ın “Sosyetik Dörtlüsü”nün dönerek oynayıp, en azından bir 50 dakika, buna alışık olmayan Kasımpaşa geri dörtlüsü ve hocasını şaşkına çevirmişti. Ben de bunun kaç maçta, kaç dakika tekrarlanabileceğini çok merak ettiğimi dile getirmiştim. Merakım Eskişehir’de giderildi. Bitti mi? Hayır! Yine bu sütunda iki veya üç hafta önce yazmıştım. Neyi mi? Sakatlar iyileştiğinde Galatasaray için asıl sıkıntı o zaman başlayacak diye... Çünkü Rijkaard kenara aldıklarını yerlerine oynattıklarıyla turnikeye sokarak oynatıyor. Şimdi Baros ve Kewel geliyor... Sıra kimlerde mi? Şükür ki Arda bu hafta cezalı... Buradan bakınca Galatasaray’ın şampiyonluk şansı ne merkezde? Bu sezon bir kere dahi ne televizyonda, ne de bu sütunda böyle bir konudan söz etmedim. Siz en iyisi iki haftada bir fikir değiştiren Rıdvan’a kulak verin! Fatih Altaylı’ya kaldıysa... Galatasaray kongresi öncesi Fatih Altaylı‘nın da içinde bulunduğu eski başkanlardan Faruk Süren ve bazı eski yöneticilerden bir grup, sözüm ona, yemekli bir toplantıda durum değerlendirmesi yapmış. Altaylı borcun içinden çıkılmaz durumda olduğunu vurgulayıp, çaktırmadan Süren‘in yeniden başkanlığını falan gündeme getirmiş. Ah Sevgili Özhan Canaydın ah; Şampiyonlar Ligi’nden sahada ve saha dışında kazanılan büyük paralara rağmen, görevi devraldığında borç dağı altında kalışını “devri sabık” hamlesiyle araştırmazsan böyle olur işte... Atletizmde çifte standart Bizde neden, özellikle de sporda işler bir türlü düzgün gitmez. Bakın ne olmuş... Atletizm Federasyonu Ceza Kurulu, İzmir’deki Kubilay‘ı anma koşusu sonrası doping kontrolüne girmeyen dört atlete ikişer yıl pistlerden men cezası vermişti. Ama aynı kurul, Türkiye Salon Atletizm Şampiyonası’nda rekor kırdıktan sonra doping kontrolüne girmeyen Fenerbahçeli atlet Hüseyin Atıcı‘ya sadece bir ay ceza verdi. Suçlar aynı, cezalar farklı... Yaşasın adalet! Daha doğrusu forma renkleri! Alex yandaşlarına yeni ders! Efendim; Vatan Gazetesi, Antalyaspor maçından önceki gün, felaket habercisi olacak ya, Fenerbahçe’nin Alex‘siz oynadığı maçlarda 26 puan kaybettiği şeklinde bir masa başı haberi yapmış. Peki, adama sormazlar mı; Alex‘in oynadığı maçlarda toplam kaç puan kaybetmiş? Hadi sizi fazla zahmete sokmayayım da belki de Akmerkez mesaisinden olursunuz... Fenerbahçe ligin ikinci yarısında, sadece, Alex‘in oynamadığı dört maçı kazanabilmiş. Kazanamadıkları mı? Bir zahmet onu da siz çıkarın be! Uyanık Beşiktaş Vay be, hani aklı başına sonradan gelen için “maymunun gözü açıldı” derler ya... Beşiktaş, İstanbul Belediye’yi erteleme maçında bir yense, Fenerbahçe’yi puanda yakalayacak. (Bu yazı o maç oynanmadan yazıldı) Zaten 3-0’lık hükmen de girdi araya... Yani yönetimin karşısına çıkacak sözleşmesi bitenlerin havası müthiş olacak... Neme lazım deyip, görüşmeleri, ya da en azından yönetimin net tavrını hafta arasına sıkıştırıverdiler... Rest görüldü mü? Bence futbolcu da neme lazım deyip görmüştür... Demirören‘in yeni ekibine şimdilik tam puan... Şenol Güneş de mi? Bir şeyi anlayamadım. Trabzonspor’un Gençler karşısına çıkan kadrosunun sağ kanadında, Bremen Mızıkacıları misali hem Ömer, hem Serkan, hem de Burak görev almışlardı... Solda mı? Sadece Cale... Aman hocam; yoksa Gökhan Ünal karşılığı olan Burak‘ı oynatma zorunluluğu mu var? Meğer Maraton bir palavraymış! Erman Toroğlu kardeşimiz, CINE-5’teki Full Ekran adlı programda şöyle demiş: “Maraton Programı’nda, Şansal da, ben de, izleyici de eğleniyordu. Hatta bakan da çok eğleniyormuş öyle dedi...” Tuh be, biz de keriz gibi, zaman zaman da olsa, futbol programı izliyoruz diye onca elektrik parası ödedik, televizyonun ömründen çaldık, belki de bu süreçlerde nefis filmler kaçırdık, ders çıkarılacak tartışmaları ıskaladık... Tuh be Erman; şunu daha önce açıklasaydın ya... Diyarbakır mı, Bursa mı kazandı? Bursaspor, sakat vermedi, kart gören oyuncusu olmadı, Kasımpaşa ile oynayacağı erteleme maçı öncesi yorulmadı ve 3-0’lık hükmen galibiyetle averaj da düzeltti. Peki, Bursaspor’u, sözüm ona, protesto eden Diyarbakırspor’un gerçek taraftarı olmayanlar ne kazandı? Sakın ikinci lige düşmenin heyecanını duymuş olmasınlar... Çünkü gerçek taraftar üzgündü, kırıktı, moralsizdi... Futbolcular da öyle... İşte size net ve kısa özet!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT