BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğin!

Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğin!

Türkiye gazetesinin dünkü nüshasında sekiz sütuna yayılan dehşetli başlık, sizin de dikkatinizi çekmiştir: “Bizimkiler vurdu. İsveç’in Türk milletvekili Mehmet Kaplan çekimser kaldı; Kürt kökenli Gülan Avcı da evet deyince, sözde soykırım tasarısı bir oyla kabul edildi.” İsveç Meclisinin aldığı bu karar dolayısıyla, gazetemizin attığı başlık, bana bir atasözümüzü hatırlattı:



Türkiye gazetesinin dünkü nüshasında sekiz sütuna yayılan dehşetli başlık, sizin de dikkatinizi çekmiştir: “Bizimkiler vurdu. İsveç’in Türk milletvekili Mehmet Kaplan çekimser kaldı; Kürt kökenli Gülan Avcı da evet deyince, sözde soykırım tasarısı bir oyla kabul edildi.” İsveç Meclisinin aldığı bu karar dolayısıyla, gazetemizin attığı başlık, bana bir atasözümüzü hatırlattı: “Akrep etmez akrabanın akrabaya ettiğin, Akrabanın akrabaya kimse bilmez nettiğin...” İşin saklısı, gizlisi kalmadı. Artık bazı akrabalarımızın bize ne ettiklerini çok iyi görüyor ve biliyoruz. Gülan Avcı, oylamadan sonra demiş ki: “Türkiye’deki Kürtler soykırıma uğruyor. Türkiye tarihiyle yüzleşebilir. Bir zamanlar, çok acı çekenlerin haklarının 95 yıl sonra verilmesi gerektiğini, uzun süredir savunuyordum.” Doğrusu Türk asıllı Mehmet Kaplan’ın da, Kürt asıllı Gülan Avcı’nın da tavırları karşısında hiç şaşırmadım. Aksi olsaydı o zaman şaşırırdım. Mehmet Kaplan, Türk olduğu için, oylamaya katılmamış, Meclisten kaçmıştır. Gülan Avcı da Kürt asıllı olduğu ve milletimize karşı, bitmez-tükenmez bir kinle dolup taştığı için partisinin ikazına rağmen, oylamaya katılıp “evet!” diye haykırmıştı. Bu milletvekillerinin davranışları, bana Mehmet Akif Ersoy’un 1913 yılında, Fatih Kürsüsünde söylediklerini hatırlattı: Felâketin başı, hiç şüphe yok cehaletimiz Bu derde çare bulunmaz ne de olsa mektepsiz Ne Kürt elifbayı sökmüş, ne Türk okur, ne Arap Ne Çerkez’in, ne Laz’ın var bakın elinde kitap Hülasa, milletin efradı bilgiden mahrum Unutmayın şunu lakin zaman: Zaman-ı ulûm... Dünyada en az okuyan milletlerin başında biz varız. Bizim altımızda, Orta Doğu İslâm ülkeleri var. Onların altında da Afrika toplulukları. Kur’anın oku! emrine rağmen okumayan bir milletiz. O bakımdan ben, Mehmet Kaplan’ın tavrına katiyyen şaşırmadım. Yüzünde bir aylık sakal bulunması kâfidir. Gülan Avcı da yaptığı açıklamalarla, hiç, ama hiç, ama hiçbir şey bilmediğini ortaya koyuyor. Tarihimizle ilgili hiçbir şey bilmediği gibi, anasını-babasını veya Vanlı akrabalarını da kat’iyyen dinlemediği ayan-beyan ortada. Çünkü 1915 yılında Van’da, Bitlis’te, Siirt’te, Erzurum’da, asıl zulüm görenler Kürtlerdir. Okuma-yazma bilseydi öğrenecekti ki Van milletvekili Papasyan, Erzurumlu Antranik, Muşlu Semçat, Vanlı Hamazaps ve Varamyan, Rus ordularından destek alarak Van’daki Kürtleri kırıp geçirdiler. Kürtleri kuyulara doldurdular. Irmaklara attılar. Van’ı baştan başa işgal ettiler. Taş üzerinde taş, gövde üzerinde baş bırakmadılar. Ermeni güçleri, Van’da tam iki yıl, 10 ay, 13 gün Kürtlere kan kusturdular. Van’ı Ermeni zulmünden 2 Nisan 1918 tarihinde Türk ordusu kurtardı. Türk ordusunun bu kahramanlığı ve asaleti karşısında Gülan Avcı, milletimiz lehinde elbette oy kullanmayacaktı/kullanmayacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT