BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyük fıkıh âlimi Recâ bin Hayve

Büyük fıkıh âlimi Recâ bin Hayve

Recâ hazretleri, artık son anlarını yaşıyordu. Çevresinde-kilere şöyle buyurdu: “İnsan, ölümü hatırladığı müddetçe, hasedi, kıskançlığı terk eder...”



Recâ bin Hayve, Tâbiînden velî ve büyük bir fakîhdir. 730 (H.112) târihinde vefât etti. Aynı zamanda tesirli ve fasîh konuşan bir vâiz idi. Halîfe olmadan önce ve sonra Ömer bin Abdülazîz ile çok yakın dostlukları vardı. Sık sık görüşürlerdi. Süleyman bin Abdülmelik’e kendisinden sonra, Ömer bin Abdülazîz’i halîfe yapmasını, o tavsiye etmişti. “İSLAM, İNSANI SÜSLER...” Recâ bin Hayve buyurdu ki: “İslâm, insanı îmân nîmetiyle süsler. İnsanın; îmânını, takvâsıyla; takvâsını, ilmiyle; ilmini, hilmi, yumuşaklığı ile; hilmini de rıfk, tatlılık ile süslemesi ne kadar güzeldir.” Halife Süleyman bin Abdülmelik’in oğlu Eyyûb vefât etmişti. Süleyman, oğlu Eyyûb’a bakmaya başladı. Gözleri iyice dolmuştu. Sonra “İnsana, böyle bir musîbet gelince, hislenmemesi, içinin galeyâna gelip, kabarmaması mümkün değil. Böyle bir durum karşısında, insanların bir kısmı, Allahü teâlâya karşı tam bir teslimiyet gösterip, mükâfâtını ondan bekleme olgunluğunu gösterir. Bir kısmı sabır ve tahammül etme gücüne sâhib olur. Bunların ikisi de, sağlam ve metin kimselerdir. Bir kısmı da vardır ki, sabır ve tahammül gösteremezler. Bunlar zayıf kimselerdir. Fakat, şu anda ben, kalbimde bir hislenme, acı bir coşma görüyorum. Eğer içime bir serinlik vermezsem, ciğerimin, üzüntü ve kederden parça parça olacağından korkuyorum” dedi. Bunun üzerine Recâ bin Hayve şöyle dedi: HALİFEYİ AĞLATAN SÖZLER!.. “Ey müminlerin emîri! Sizin bu derece, aşırı bir üzüntüye kapılmanıza, bir mânâ veremiyorum. Ortada o kadar önemli bir mesele yok. Bana şöyle anlattılar: Resûlullah efendimizin, ezvâc-ı mütahherasından olmakla şereflenen, Mâriye vâlidemizden İbrâhim adında bir oğulları olmuştu. Fakat daha küçücük iken vefât etmişti. Onun vefâtında, Resûlullah efendimizin mübârek gözlerinden yaşlar akıp; ‘Göz ağlar, kalb üzülür. Ancak Allahü teâlânın râzı olduğunu söyleriz. Ey İbrâhim, bizler senin için çok mahzûnuz’ buyurmuşlardı.” Bu sözler karşısında, Süleyman bin Abdülmelik hıçkıra hıçkıra ağladı. O kadar ağladı ki, orada bulunanlar bir şey oldu sandılar. Vefat etmeden önce buyurdu ki: “İnsan, ölümü hatırladığı müddetçe, hasedi, kıskançlığı terk eder.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT