BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

ABD’de tartışmalı geçen sağlık reformu müzakerelerinde ortaya çıkan sağlık hizmetlerinin gerçek performansının görülebileceği bir çok bilgi var. Acaba sağlık hizmetleri konusunda ABD dünyada kaçıncı sırada?



1. Küresel Test Amerikan sağlık hizmetleri ABD’de tartışmalı geçen sağlık reformu müzakerelerinde ortaya çıkan sağlık hizmetlerinin gerçek performansının görülebileceği bir çok bilgi var. Acaba sağlık hizmetleri konusunda ABD dünyada kaçıncı sırada? A. Birinci B. 15’inci C. 37’nci D. Hepsi A. BİRİNCİ. DOĞRU. Bazı analistlere göre ABD’nin sağlık hizmetleri dünyanın en iyi-si ve gerçekten de bazı yönleriyle dünyada birinci sırada. Mesela “her bir hastanın ihtiyaçlarına ve seçimine cevap verebilme” yönünden diğer ülkelere nazaran ön sırada yer alıyor. ABD ayrıca böbrek, ciğer ve kalp nakli gibi konularda da dünyada ikinci sırada yer alıyor. Ancak sağlık hizmetlerinde eşitlik sözkonusu olduğunda (kimsenin mali durumuna bakılmaksızın doktor ve hastanelerden hizmet alabilmesi gibi) ve halkın genel sağlık durumuna bakıldığında ABD’nin sağlık hizmetlerindeki liderliği tartışılır hale geliyor. B. 15’İNCİ. DOĞRU. Genel sağlık sistemi performansını ölçen beş kritere göre (kişi başı ulusal sağlık giderleri için ayarlama olmadan) Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaptığı çalışmada ABD’yi dünya sağlık sistemleri sıralamasında 15’inci sıraya yerleştirdi. C. 37’NCİ. DOĞRU. DS֒ye göre kişi başı sağlık harcaması dikkate alındığında ise ABD sağlık sisteminin genel performansı 37’nci sırada ve Kosta Rika ile Slovenya’nın arasında. Ancak bu sık tekrarlanan istatistik hakkında ciddi tartışmalar var. Bu düşük seviyenin temel sebeplerinden biri ABD’deki sağlık hizmetlerinin çok yüksek maliyetli olması. DS֒nün metodları hakkında diğer bir eleştiri ise bu rakamın 10 yıllık olması. D. HEPSİ. İstatistiklerde sıkça rastlanan bir durum burada da geçerli, şeytan ayrıntılarda gizli. ABD sağlık sistemi bazı açılardan dünyada bir numara (mesela çetrefil ameliyatlar ve hastanın ihtiyaçlarına cevap verebilme) ama bazı konularda ise geride (mesela fiyat ve hizmet eşitliği). DS֒ye göre Fransa birinci, Japonya onuncu, İngiltere 18’inci, Almanya 25’inci ve Kanada 30’uncu sırada. 2. İlginç Rakamlar 1- Hindistan’ın 1.2 trilyon dolar olan Gayrisafi Yurtiçi Hasılası hâlâ ABD’nin 10’da biri büyüklüğünde. (Duncan: The Corruption of Capitalism) 2- ABD’deki 100 büyük şehrin 31’inde beyaz çocuklar azınlık haline geldi. (The Economist) 3- Çin’de kadınlar sadece 20, erkekler ise 22 yaşında evlenebilir. (The Times) 4- Japonya dünyanın hayır kurumlarına en çok bağış yapılan ikinci ülkesi, ayrıca en çok askeri harcama yapan beşinci ülke (savaşa girmesini yasaklayan bir kanun olmasına rağmen). (Washington Post) 5- 2011 senesinde ABD üniversitelerinde kız öğrenci sayısı erkek öğrencilerden 2.6 milyon fazla olacağı tahmin ediliyor. (The Economist) 6- Dünyadaki elektriğin yüzde 15’i nükleer enerjiyle üretiliyor. (Dünya Nükleer Birliği) 7- Canterbury, İngiltere’de Roma döneminden günümüze sürekli yerleşim yapıldığı iddia edilen tek şehir. (Financial Times) 8- Amerikalılar yılda 6 kilogram çikolata tüketiyor, İngilizlerin yediğinin yaklaşık 1.5 katı. (New York Times) 9- Dünyada her yıl kalıp sabun, sıvı sabun ve yıkama jellerine 24 milyar dolar harcanıyor. Bulaşık, çamaşır ve genel temizlik için harcanan rakamsa 106 milyar dolar. (Euromonitor) 10- Saint Augustine’in yazdığı itiraflar dünyada otobiyografi olarak kabul edilebilecek ilk çalışma sayılır. (Rifkin: The Empathic Civilization) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Barbara Ehrenreich: Amerikan iyimserliğini yeniden düşünmek 17 kitap ve New York Times ile Time’ın eski köşe yazarı Barbara Ehrenreich, olumlu düşünmenin ABD ekonomisi ve toplumu üzerinde negatif etkiler oluşturduğunu savunduğu “parlak taraf” adlı kitabını yayınladı. Röportajımızda bu konudaki görüşlerini sunuyoruz. 1- Amerikalılar mutlu mu? “Hayır, ekonomik olarak yüksek refahın olduğu zamanlarda bile, olumlu düşünmeye olan meylimize rağmen Amerikalılar gerçekten çok mutlu değil.” 2- Bunun ispatı nedir? “Mevcut rakamlara bir göz-atın: Küresel pazardaki anti-depresanların üçte ikisini Amerikalılar alıyor.” 3- Olumlu düşünmeye olan bu yatkınlık neden peki? “Olumlu düşünmeye olan meylimizin başlıca sebebi şahsi güvence eksikliği.” 4- Bunun ekonomiyle ne ilgisi var? “Olumlu düşünme Amerikan onurunu destekliyor, fakat aynı zamanda Amerikan kapitalizmiyle ayrılmaz bir bütün teşkil ediyor.” 5- Nasıl yani? “Olumlu düşünmeye teşvik etmek serbest piyasa ekonomisinin kötü yönleri için iyi ve kullanışlı bir özür.” 6- Bu durum kendini nasıl belli ediyor? “Bu durum “başarısızlığın mazereti olmaz” inancında kendini belli ediyor. Olumlu düşünmeyi vurgulamanın diğer bir yönü ise kişisel sorumluluk konusundaki zalimce ısrarı.” 7- Peki ya büyük resme bakarsak? “Bu düşünce Kalvinist protestanlığa zalim ve cezalandırıcı bir bakış atan kapitalizmin köklerinde meydana geliyor. Sürekli çaba ve bıkkınlık verecek boyutlara kadar kendini inceleme talepleriyle Kalvinizm, çok kısa zamanda çekilmez hale gelebiliyor.” 8- Bu durum günlük hayatta nasıl karşımıza çıkıyor? “İşkolikliğin ardından aynı anda birden fazla iş yapmak gibi bir kavramın hayatımıza girdiğini düşünün.” 9- Gerçek hayattaki sonucu nedir? “İnsanların kendini içine çekmesiyle sonuçlanacak muazzam bir empati açığı görüyorum. Kimsenin başkasının problemleri için ayıracak zaman ya da sabrı yok.” 10- Peki sonuç nedir? “Dışarıda ‘Motivasyon’ adı verilen devasa bir endüstri var. Milyonlarca insan ürünlerini satın alıyor. Üzücü olan şu ki, işsiz ve riskli işlerde çalışan işçilerle beraber büyük hastalıklarla boğuşan insanlar da bunun potansiyel müşterisi.” Editor’ün notu: Bütün iktibaslar Barbara Ehrenreich’ın Metropolitan Books tarafından 2009 yılında basılan “İyi taraf: Acımasız bir şekilde olumlu düşünceye teşvik Amerika’nın kuyusunu nasıl kazdı?” adlı kitabından yapılmış, yayıncının izniyle yeniden basılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT