BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eğitim sistemine öncelik verilmeli

Eğitim sistemine öncelik verilmeli

Yeni bir haber duyduk. Artık Q klavye yerine F klavye kullanımı yaygınlaştırılacakmış. Sebep, Türkçe karakterler. Tamam. güzel, Türkçe’ye önem verelim, ama eğitim sistemi gün geçtikçe bozuluyor. Kimsenin müdahaleye niyeti yok mu?



Yeni bir haber duyduk. Artık Q klavye yerine F klavye kullanımı yaygınlaştırılacakmış. Sebep, Türkçe karakterler. Tamam. güzel, Türkçe’ye önem verelim, ama eğitim sistemi gün geçtikçe bozuluyor. Kimsenin müdahaleye niyeti yok mu? Şu anda Amerika’da devlet lisesi mezunu olup, doğru dürüst okuma yazma bilmeyen insanlar yığını olduğu söyleniyor. Buna inanmak zor ama gerçek. Eğer sistem böyle giderse bizde de 10-15 sene sonra durum buna dönebilir. Şu an 1. Sınıfta okuma yazma öğretiliyor. Ama sınıfta kalma, fiili olarak uygulanmadığı için, birçok çocuğumuz doğru düzgün okuma yazma öğrenmeden bir üst sınıfa geçiyor. Bu süreç böyle devam ederse, Amerika’daki gibi olmamız çok uzak değil. Türkçe’ye önem veriyorsak, buna eğitimden başlamalı ve bir an önce bu sınıf geçme olayına el atılmalı. Bilimin gelişmesinde ön ayak olan kişiler akademisyenlerdir. Akademik personelin yükselmesi, bizdeki gibi başka insanlara bağlı değil, kendi çalışmalarına bağlıdır. Dünyada bizden başka hiçbir gelişmiş ülkede, yabancı yayın ya da yabancı dil bilme şartı aranmaz. Akademisyenin çalışmaları eğer bilime katkıda bulunacak seviyede ise, zaten bunu takip edenler kendi dillerine çevirip, bu çalışmadan faydalanırlar. Bizde ise bu konular, bilimsel çalışmaları baltalayan en önemli iki unsur. Akademik sistemde, ülkemizde yükselmek mutlaka birilerinin iki dudağı arasında. Belli sayıda yayın yapınca, doçent olmak için ÜAK’ya (Üniversiteler Arası Kurul) başvuruyorsunuz, sizi jüriye atıyorlar. Bu jüri önce eserlerinizi inceliyor. Sonra eğer başarılı bulurlarsa sizi sözlüye çağırıyorlar. Eğer geçmeniz isteniyorsa, bileceğiniz; kalmanız isteniyorsa, bilemeyeceğiniz sorular soruluyor (bu sözlü sistemi hiçbir ülkede yok). Hal böyle olunca, doçentlik imtihanı düşünen kişiler, bilimsel ortamlarda üst kademedeki bir hocanın bilimsel bir çalışmasını ya da bir projesini rahatlıkla eleştiremiyor. Çünkü eleştirip hocanın tepkisini çekerse, ileride doçent olması engellenebilir. Hatta bazen üst düzey hocalar bile eleştirmekten kaçınabiliyor. Çünkü kendi yetiştirdiği doktora öğrencisi, ileride doçentlik imtihanına girince, sırf bu eleştiren hocanın talebesi diye imtihanda bırakılabilir. Böyle bir yükselme sisteminin olduğu akademik camiada, güzel bilimsel çalışmaların ortaya konmasını beklemek biraz hayalciliğe giriyor. Tamam 3-5 tane iyi proje olabilir ama nüfusa oranladığımızda, bu sayı çok çok düşük. Nüfusu bizim 10’da birimiz olan birçok ülkede bizden kat kat fazla bilimsel yayın çıkıyor. Birinci sebebi onlarda böyle saçma bir yükselme sisteminin olmamasıdır. İkinci sebep ise Akademik çalışana getirilen yabancı dil şartı ve yabancı yayın şartı. Bu gün yabancı dil çok önemlidir. Değil akademisyenler, toplumun birçok kesimi kendini anlatacak seviyede yabancı dil bilmelidir. Ancak bir bilim adamı, eğer işinde çok iyiyse, çok kaliteli bilimsel projeler üretiyorsa, dünyanın hiçbir ülkesinde buna “yabancı dilin yoksa olmaz” denmez. Ama bizde denir. Kapasiteli birçok akademisyenimiz, sırf bu yüzden bilimden soğutulmuş durumdadır. Aynı şekilde dünyanın hiçbir ülkesinde akademik personele, “kendi ülkendeki bilimsel dergiler hariç, yabancı ülkedeki dergilerde yayın yapmazsan, yükselemezsin” denmez, ama bizde denir. Aslında bu, kendi bilimsel dergilerini aşağılamaktır. Eğer dergilerimiz niteliksiz ise, onları nitelikli hale getirmek gerekmez mi? Ama amaç farklı, maalesef bazı hocalarımız, köprüyü geçtikten sonra, bilimi sadece kendilerine mal edip, arkadan gelenler için köprüyü yıkmak istemektedir. Olan da ülkemize olmaktadır. Bilimsel yayınlar kısır kalmakta, genelde işe yaramaz çalışmalar olmaktadır. Bir an önce YÖK bu sistemden vazgeçmeli, dünyanın önde gelen ülkelerinde bilimsel yayınlar nasıl oluyorsa, bizde de öyle olmalı. > H. Fazıl Küçük AVM kavşağında trafik ışığı yok Bayrampaşa İstanbul Forum AVM otopark girişi olan Kocatepe İlköğretim kavşağında trafik lambası konulmasını istiyoruz. Hafta sonları ve akşam saatlerinde İstanbul Forum AVM’ye araçları ile gelenler, kavşaktan geçmek için dakikalarca bekliyor. Bir de kavşaktan geçen yayalar araçların arasından geçmek isteyince, bu kavşakta trafik, tam anlamıyla çıkmaza giriyor. Kim nereye gidiyor belli değil. Kavşağın her yönü kilit durumda. Hareket etmek mümkün değil. Bu olumsuz durumu, Bayrampaşa’da Kaymakamlık, Belediye ve İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne iletmeme rağmen, olumlu bir sonuç alamadım. Hiç olmazsa, trafik lambaları takılıncaya kadar, hafta sonları ile akşam saatleri bu kavşakta sürekli olarak bir trafik ekibi konuşlandırılarak, trafik düzeninin sağlanmasını ilgililerden talep ediyoruz. > Halis Kahraman (Mahalle Sakini)-Bayrampaşa-İst.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT