BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir dönemin canlı şahidi “gecekondular” korunamaz mı?

Bir dönemin canlı şahidi “gecekondular” korunamaz mı?

İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’de emlak piyasalarındaki olumlu gelişmeler eskinin gecekondu semtlerini de büyük bir değişimin eşiğine getirmiş bulunuyor. Gayrimenkule yönelim arttıkça, gecekondu semtlerine de rağbet artıyor. Hatta artık çoğu gecekondu mahallelerinin yerinde yeller esmeye başlamış bile...



İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’de emlak piyasalarındaki olumlu gelişmeler eskinin gecekondu semtlerini de büyük bir değişimin eşiğine getirmiş bulunuyor. Gayrimenkule yönelim arttıkça, gecekondu semtlerine de rağbet artıyor. Hatta artık çoğu gecekondu mahallelerinin yerinde yeller esmeye başlamış bile... Eski gecekondu semtleri, mahalleleri birer birer modern şehirlere dönüşüyor. Kaçak yapıların deprem açısından güçlendirilmesi için, öncelikle bu binaların yasal bir çerçeveye oturtulması gerekmektedir. Yoksa bu binalar şehirlerin kâbusu gibi durmaktadır ki, can güvenliği açısından da çok önemli riskler taşımaktadırlar. Bir taraftan TOKİ ve belediyelerin dönüşüm projeleri; diğer taraftan bu bölgelerin yatırımcılarca değerlendirilmeleri sonucu, artık gecekondu dokusu etkisini hızla kaybediyor. Yalnız bir şeyi unutmamak lazım, gecekondular köyden kente göçün çok önemli şahitleridir. Gecekondularda nice ömürler geçirildi, nice ümitler yeşerdi. Gecekonduları çeşitli şekillerle ortadan kaldırırken, aslında toplum hayatımızda çok önemli bir dönemi de ortadan kaldırmış oluyoruz. Gelecek nesillere bu sancılı dönemi anlatmak oldukça zor olacaktır. Her ne kadar dönüşüm, değişim projeleri yapılmış olsa da yine de gecekondu dokusunu kaybetmemiş gecekondu semtleri, mahalleleri görebiliyoruz. İşte bu mahallelerden, semtlerden bazılarını, aynı dokuyu korumak kaydı ile altyapısı ve üstyapısı ile yenileyerek, gelecek kuşaklara aktarmak üzere koruma altına almalıyız. Bu bölgeler, turizm için de çok önemli birer değer olacaktır. İstanbul, Ankara başta olmak üzere; İzmir, Adana, Samsun gibi illerde bu projeyi rahatlıkla uygulayabiliriz. ÖNEMLİ PRESTİJ PROJELERİ Ankara’da; Ankara Kalesi’nin karşısındaki Hıdırlık Tepe tamamen gecekondularla kaplı olup, bu proje için çok uygun bir yerdir. Altındağ ilçesi sınırları içerisinde yer alan bölge, bu proje çerçevesinde bir revizyona tabi tutulur alt ve üst yapısı ile yenilenirse; örnek oluşturacak bir adım atılmış olur. İki tepe arasına yapılacak bir köprü ile de Ankara için çok önemli bir turizm bölgesi kazınılmış olacaktır. Ankara Kalesi ve çevresinde yoğunlaşan tarihî çevre ile bir döneme tanıklık etmiş gecekondu bölgesi, hem bir bütünlük içerisinde ziyarete açılacak hem de Ankara’nın kalbinde çok önemli bir tarih, kültür ve turizm adası ortaya çıkacaktır. Aynı zamanda bir çekim merkezi olacak bölge, Başkent Ankara’ya ayrı bir değer de katacaktır. İstanbul’un bozulmamış gecekondu bölgeleri Boğaziçi’nde bulunuyor. Sarıyer-Büyükdere, Beykoz-Paşabahçe yamaçları bu proje ile turizme kazandırılabileceği gibi, Boğaziçi’nin rehabilitasyonu ve çağdaş şehircilik açısından kazanılması için de çok önemli bir proje olacaktır. BOĞAZ İÇİN ÇÖZÜM OLABİLİR İstanbul’un birçok bölgesinde dönüşüm projeleri ile yenilemeler yapılırken Boğaziçi’nde, yasal bir düzenleme olmadığı için, herhangi bir yenileme yapılamıyor. Boğaziçi, dünyanın en güzide yerlerinden birisi, öyle sıradan düzenlemelerle sonuç almak mümkün değildir. Artık, bölgenin bir parçası haline gelmiş gecekonduları yıkıp kaldırmak mümkün olamadığına göre, bir düzenleme yaparak, buraları Boğaziçi’ne yakışır bir konuma getirmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Gecekondulaşma, bir diğer bakış açısıyla da, çoğunlukta ekonomik sebeplerle göçüp gelen insanların ürettikleri bir tür çözüm olarak görülebilir. Ancak, günümüz şehirciliğinde bu olguyu devam ettirmek mümkün değildir. Bugün için, artık süratle şehirlerimizi dönüşüm projeleri ile yenilemeliyiz. Mutlaka ve mutlaka planlı şehirleşmenin önü açılmalı ve şehirlerimiz, insanlarımızın rahatça yaşayabileceği şekilde yapılandırılmalıdır.. Depremlere karşı güvenli bir şekilde yaşamak istiyorsak, başka çaremiz de yoktur. > Remzi Kozal (Mimar-Ekonomist) Eski hükümlülere sahip çıkalım Yeni kanunla beraber, hükümlü çalıştırma mecburiyeti kalmamıştır. Cezaevinde cezasını tamamlamış, çıkmış, yeni bir hayata başlamak üzere kararını vermiş insanlar iş bulamamakta, ortada bırakılmakta; âdeta tekrar suç işlemeye teşvik edilmektedirler. Bu insanların suça bulaşmaması, topluma kazandırılması hepimizin görevidir. Bunun ilk şartı da bunların evlerine ekmek götürmeleri için bir iş sahibi olmalarıdır. Çok önemli bir mesele olan bu konuda yeni bir kanuni düzenleme gerekiyorsa o da yapılmalı, ama mutlaka en kısa sürede bir şeyler yapılmalı. Güvenli ve mutlu bir Türkiye için bu şarttır ve bu hususta herkes üzerine düşeni yapmalıdır... Bayram Boyraz
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT