BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaya yürüyüşü

Kaya yürüyüşü

Pazar sabahları bisiklet imkânı olmadığında bünyeyi zinde hissediyorsam sahilde kaya yürüyüşü yaparım. Bahsedildiğinde çoğu insanın “Ne var ki bunda?” diye tepki vereceği bu hadise içine girildiğinde oldukça meşakkatli bir iştir. Sevdiğim sahiller Avcılar ve Bostancı-Kartal kıyılarıdır.



Pazar sabahları bisiklet imkânı olmadığında bünyeyi zinde hissediyorsam sahilde kaya yürüyüşü yaparım. Bahsedildiğinde çoğu insanın “Ne var ki bunda?” diye tepki vereceği bu hadise içine girildiğinde oldukça meşakkatli bir iştir. Sevdiğim sahiller Avcılar ve Bostancı-Kartal kıyılarıdır. Kayaların üzerinde hız kesmeden yürümek ciddi bir konsantrasyon gerektirir. Ustalaşmamış olanlar bu esnada hemen hiç bir şey düşünemezler. Zira adımların mesafesi her defasında değişiktir ve kayaların yükseklikleri de farklı olduğundan bir anlık dikkatsizlik ayağınızın aralara girmesine ve düşmenize hatta kırığa sebep olabilir. Malumatfuruş arkadaşlarımın yalancısıyım; gizli teşkilatlar ajanlarını kayalar üzerinde kilometrelerce yürüterek eğitirlermiş. Burada esas amaç, çok dikkat gerektiren ve vücudu zorlayan bir işi yaparken ikinci bir işi düşünebilme yetisini geliştirmekmiş. Gerçekten de yürümeye alışınca o düzensiz dizili taşların üzerinde adeta patika varmış gibi yürüyebiliyor ve bu esnada hayaller kurabiliyorsunuz. Geçtiğimiz pazar sabahı Avcılar sahilinde toplam 6600 metrelik bir kaya yürüyüşü yaptım. 64 dakika süren yürüyüşte hiç mola vermedim, sadece bingo point’de su içtim. İlk kilometre her zamanki gibi zordu. Sonra açıldım ve seke seke devam ettim. Ortalara doğru iki delikanlı “Abinin yaptığını yapalım” diyerek yanıma geldiler. Yaşları 16-17 civarı. Arkamda yürümelerini söyledim. Başlarına geleceği biliyordum. İlk metreler güzel gitti. Sonra birbirlerine “Beni düşürecen oğlum!” diye bağırmaya başladılar. Arayı açtım. Yetişmeye çalışırken birisi “Dizim gitti lan!” diye bağırdı. Geri dönerek elimle “Hadi hadi!” işareti yaptım. İki yüz metre kadar daha ardımdan geldikten sonra “Abi biz iniyoz aşağı” deyip tüydüler. Dikkat edilecek hususlar: 1. Mümkünse trekking tipi ayak bileğini kavrayan pabuçlarınız olsun. 2. Dalgaların fazlaca çarptığı ve yosunlanmış kısımlar en dikkatli geçilecek yerlerdir. Buralarda kaymak acılı durumlara sebep olabilir. 3. Hızlı giderken olabilecek en büyük taşlara basarak geçin. Sizin ağırlığınızla oynayacak kayalar düşmeye sebep olurlar. 4. Adım atarken zemini ayak ucunuz ve taban ortası ile karşılayın, sadece ayak ucu ve sadece topukla atılacak adımlar denge kaybettirir. 5. Ayak bilekleriniz ve diz bağlarınızda ağrı mutlaka olacak. Ancak giderek artan ve adımlarınızı engelleyen “yanma” tarzı bir acı başlarsa vakit geçirmeden normal zemine inin. Son olarak bu parkurda bana kolumda Garmin forerunner 205 GPS cihazı ve ayaklarımda da Merrell outdoor botları eşlik etti. İkisi de bağımlı olduğum markalardır. Reklama girerse de girsin. Ve bir itiraf: Yukarıda bahsedilen delikanlılar “abi” değil “amca” demişlerdi. Sıpalar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102715
    % 0.57
  • 5.2851
    % -0.34
  • 5.9555
    % -0.47
  • 6.7956
    % 0.67
  • 224.132
    % 0.63
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT