BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Divanlarımız şâheser

Divanlarımız şâheser

Türk Edebiyatı Vakfı’nda yaptığı konuşmada “Türk Edebiyatının Meseleleri” üzerinde duran Prof. Dr. Birol Emil, “Divanlarımız dünya çapında şâheserlerdir. Onları okumak ve anlamak gerekiyor” dedi.



Türk Edebiyatı Vakfı’nın bu haftaki konuğu Prof. Dr. Birol Emil’di. Yeni Türk Edebiyatı üzerinde yapılacak olan araştırmalar üzerinde duran Prof. Dr. Birol Emil, özellikle eski ve yeni edebiyatı karşılaştırdı. Edebiyatta yapılacak araştırmalarda hareket noktasının nasıl olacağı konusunda düşüncelerini açıklayan Emil, Yeni Türk Edebiyatı’nın isimlendirilmesinin bile henüz netliğe kavuşmadığını ifade etti. Bu edebiyatın “Çağdaş”, “Muasır”, “Arayışlar Devri”, “Yenileşme Devri”, “Tanzimat Devri”, “Batı Tesirinde” ve “19. Asır” Türk edebiyatı olarak çeşitli isimlerle adlandırıldığını belirten Prof. Emil, uzmanların henüz Yeni Türk Edebiyatı’nın ismi üstünde bir uzlaşmaya varamadıklarını söyledi. Son 150 yıllık edebiyatın sanki yeniden vücuda geldiğini ve eski edebiyatımızdan kopuk olduğunu zannedenlerin bulunduğunu kaydeden Emil, “Hiç bir edebiyatı tek başına vücut bulamaz. Bizim edebiyatımız da üç büyük kaynaktan yararlanır” dedi. Emil, bu üç kaynağı “Divan Edebiyatı”, “Halk Edebiyatı” ve “Batı Kültür ve edebiyatı” olarak sıraladı. Genç araştırmacıların, sadece yeni Türk edebiyatının sınırları içinde kaldıklarını, besleyici unsurlara iltifat etmediklerini kaydeden Emil, “Değişim ve yenileşim içinde bu doğru bir hareket tarzı değil. Sanatta yeni ve eskilik estetik bir değer ifade etmez. Bugünkü mimarları yeni diye Mimar Sinan’dan daha büyük sayamayız” dedi. Yeni edebiyatın kesin bir tarihle başlatılamayacağını anlatan Birol Emil konuşmasına şöyle devam etti: GEÇMİŞ KÜLTÜRLER “Çünkü Yeni Türk Edebiyatını tercüme faaliyetleriyle de başlatmak mümkün değil. Ziya Paşa ve Namık Kemal yeni edebiyatın başlatıcıları olarak görülür. İkisinin de şiirlerini Divan şiirinden ayırmak mümkün değil. Geçmiş kültürden yararlanmadıklarını iddia eden Servet-i Fünuncuların bile klasik edebiyatımızın bir ölçüde devam ettiricileridir.” Divan şairlerinin klasiklerimiz olduğu gibi, bugün dünyaya gösterebileceğimiz çağdaş değerlerimiz olduğunu belirten Prof. Dr. Birol Emil özetle şunları söyledi: “Dünya edebiyatında bir Leyla ile Mecnun Mesnevisi zor bulunur. Türk edebiyatının bir şaheseri olan Leyla ile Mecnun, dünya çapında bir şaheserdir. Divan şiiri benliğimizi aksettiren, en öz, en halis şiirdir. Aşkımız, saadetimiz, hicranımız, yaşama sevincimiz bu eşsiz Divanlarda vardır. Allah, Hazret-i Peygamber, kader, ölüm, hikmet, aşk, rintlik, Divan şiirimizin ana temalarıydı”.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT