BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pelin ile Murat şaşırmışlardı!..

Pelin ile Murat şaşırmışlardı!..

Pelin merak içindeydi. Cılız ışığın sokağa yansımasını engellemek için eliyle cama siper yapmış, dışarıya bakıyordu.



Pelin merak içindeydi. Cılız ışığın sokağa yansımasını engellemek için eliyle cama siper yapmış, dışarıya bakıyordu. El ayak çekilmişti dışarıda. Kışın hep böyle olurdu. Hava kararmaya yüz tuttuğu anda herkes evine girer, sobasını yakar ve in cin top oynardı dışarıda. Hele iyice kış aylarında akşam saat dokuzdan sonra kurt ve çakal ulumaları yoğunlaşır, insanın tüylerini ürpertirdi. Kimse cesaret edemezdi dışarı çıkmaya. Ocaktan yayılan mis gibi tarhana kokusu kaplamıştı içeriyi. Bakır sahanları sofraya koymuştu Pelin. Bir başka sahanın içine de turp doğramıştı. Saatine baktı yeniden. Altıyı geçiyordu. - Nerede kaldılar bunlar? Diye söylendi kendi kendine. Bütün gün durmadan Allah’a yalvarmıştı: - Allah’ım, Ahraz Anamda kötü bir şey çıkmasın. Hasta olmasın, sen ona yardım et diye yakarmıştı. Şimdi merak içinde sonucu bekliyordu. Uzaktan fark edilen cipin farları âdeta dans ederek yaklaştı ve bahçe kapısının önünde homurtuyla durdu. Pelin heyecan içinde fırladı yerinden. Evde kendisinden başka biri varmış gibi bağırdı: - Geldiler! Kapıya çıkar çıkmaz keskin bir ayaz yaktı yüzünü. Hırkasına sarındı iyice. Murat şefkatli tavırlarla girdi Ahraz Ananın koluna, yavaş yavaş eve doğru ilerlediler: - Biz geldik... Pelin atıldı: - Merak ettim, çok geç kaldınız... Murat gülümsedi: - Anamla birlikte gezdik biraz ne olmuş yani... Sonra başını kaldırdı: - Şaka şaka, uzun sürdü tetkikler. Zaten gittiğimizde öğle olmak üzereydi. Devlet Hastanesi malum, kalabalık. Allahtan Başhekim babamın öğrencisiymiş, özel olarak ilgilendi bizimle... Ahraz Kadın Murat’ın kolundan çıktı. Eve doğru bir adım attı. Durdu ve bir şey unutmuş gibi durduğu yerde birkaç saniye bekledi. Sonra hızla geri döndü: - Allah razı olsun evlat! Dedi ve hızla içeri girdi. Pelin de Murat da şaşırmışlardı. Pelin hayretle genç adama baktı: - Konuştu! diye fısıldadı. Konuştu Murat!.. Başını salladı genç adam. Eliyle “sus” işareti yaptı. Pelin yaklaştı Murat’a: - Nesi varmış peki? Neymiş hastalığı? Korktuğumuz gibi mi? Murat gözlerini açtı: - Korkma, korktuğumuz şey değil. KOAH dediğimiz bir hastalık. Akciğerdeki hava yollarının daralması. Ama şikâyetlerini azaltabilmek elimizde... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT