BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özelleştirmenin neresindeyiz?

Özelleştirmenin neresindeyiz?

1980’lerde hızla esen özelleştirme hareketi piyasa ekonomisine yeni bir çehre kazandırmıştır. Başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesi sorunlarına çözüm yolu bulabilmek için aylarca süren grevlere, toplumu felç eden protestolara rağmen bu yöntemi kimseye taviz vermeden uygulamaya koyma başarısını göstermiştir.



1980’lerde hızla esen özelleştirme hareketi piyasa ekonomisine yeni bir çehre kazandırmıştır. Başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa ülkesi sorunlarına çözüm yolu bulabilmek için aylarca süren grevlere, toplumu felç eden protestolara rağmen bu yöntemi kimseye taviz vermeden uygulamaya koyma başarısını göstermiştir. Türkiye’de de Turgut Özal’la güncellik kazanan özelleştirme girişimlerine ilk ciddi adım 1985’te atılmışsa da bir türlü beklenen sonuca ulaşılamamıştır. 20 yıla yakın bir süredir iş başına gelen hükümetler özelleştirme projelerine programlarında yer vermişler, sorunun kısa zamanda çözüleceğini ifade etmişler, ekonomimizin daha yararlı ve etkin bir sisteme dayandırılacağını vurgulamışlarsa da mehter takımı hızından bir türlü kurtulamamışlardır. AVRUPA VE TÜRKİYE Sosyalist sistemin çöküşüyle ve liberal ekonomik politikalara dört elle sarılan Rusya Orta Avrupa ve Orta Asya ülkeleri özelleştirmeyi can kurtaran simidi olarak kabul etmişlerdir. Bu doğrultuda bölge ülkelerine yardımcı olmayı arzu eden Türkiye önde gelen uzmanlarını sözü edilen ülkelere danışmanlık hizmeti vermek amacıyla göndermiştir. Buna karşılık, ülkemizdeki politik istikrarsızlık neticesi özelleştirme yöntemleri sürekli zikzaklar çizmiştir. Bu durum karşısında gayretlerinin boşa çıktığını gören uzmanlarımız bir süre sonra Birleşmiş Milletler Kalkınma Tarım, Sanayi Teşkilatlarında (UNDP, UNIDO, FAO) ve Dünya Bankası’ndan üst düzey görevler alarak aramızdan ayrılmışlardır. İşin garip tarafı, gerek eski sosyalistler gerekse Latin Amerika ülkeleri Türk uzmanların fikirlerine başvururlarken, biz kendi insanımıza yeterince değer vermiyoruz. Geçen 10 yılda birçok ülke özelleştirme hareketlerini tamamlamış ve büyük başarılar elde etmiştir. Örneğin Polonya, Çekoslovakya, Macaristan hatta Bulgaristan hedeflerinin % 90’ını gerçekleştirirken Türkiye amaçlarının % 25’ine dahi varamamıştır. DÜNYA BANKASI VE FİNANS KESİMİ Gelecek hafta Ankara’yı ziyaret edecek olan Dünya Bankası’nın yetkililerinin yaptığı açıklamalara göre, Türkiye’ye ayrılan kredilerin transfer edilebilmesi için özelleştirme konusunda tatmin edici adımların atılması gerekmektedir. Uluslararası kuruluşlar finansal sorunları hemen masaya yatırmasını istemekte, sadece Ziraat Bankası’nın değil Halk Bankası’nın, Emlak Bankası’nın problemlerinin de acilen ele alınmasını talep etmektedirler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta özelleştirmenin bir peşkeş çekme meselesi haline gelmemesidir. Belki de daha önemlisi özel sektör eliyle toplum çıkarlarına ters düşecek yeni kartellerin oluşmamasına özen göstermesidir. Uygulamalar özelleştirmenin hedefine varamaması halinde toplumdaki uçurumların yayıldığını özellikle dar ve sabit gelirlilerin mağdur olduğunu, sosyal ve siyasal huzursuzlukların arttığını göstermektedir. Kamuoyu yoklamalarına göre hükümet, ekonomik politikalarda özellikle enflasyonun inişi konusunda beklenen başarıyı sağlayamamıştır. Özelleştirme girişimlerinde beklenen neticeye varılmaması yargıya varılmasında önemli rol oynamıştır. Bir yandan haftaya gelecek olan Dünya Bankası heyetine olumlu izlenimler verebilmek, öte yandan ekonomik verimliliği arttırabilmek için hükümet yetkilileri 2000 yılı sonuna kadar 8 milyar dolarlık özelleştirme yapılacağını belirtmiştir. Bu girişimin de diğerleri gibi teorik kalmaması için geniş kapsamlı ayrıntılı bir planın kamuoyuna sunulması, öncelikli alanların belirlenmesi bunların aylık programlar halinde ilan edilmesi, elde edilen başarıların da duyurulması gerekmektedir. Bu nedenle gücümüzü ilk aşamada İş ve İşçi Bulma Kurumu’nun özelleştirilmesi gibi yan bir konu yerine başta Finans ve bankacılık sektörü olmak üzere ekonomimiz için önemli olan alanlara yöneltmeliyiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT