BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fakirlerin sığınağı Safiyyüddîn Erdebilî

Fakirlerin sığınağı Safiyyüddîn Erdebilî

Safiyyüddîn Erdebilî devamlı insanlara nasîhat ederdi. Onun sohbetleri ile binlerce ölü kalb hayat bulmuştur. Fakirler ve kimsesizleri çok gözetirdi...



Safiyyüddîn Erdebilî hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 1252 (H.650) senesinde, güney Azerbaycan’da Erdebil’de doğdu. Hocası Zâhid İbrâhim Geylânî vefât edince, halîfesi olan bu mübarek zat, memleketi olan Erdebil’e yerleşti. Pekçok talebe yetiştirdi. Talebeleri doğuya ve batıya dağılarak, onun feyizli yolunu yaydılar. Talebelerinden oğlu Sadreddîn ve torunu Alâeddîn Ali meşhurdur... AYNI YOLUN BÜYÜKLERİ... Ebû Hâmid Aksarâyî yâni Somuncu Baba, Alâeddîn Ali’den aldığı feyz ve bereketi, Anadolu’da yaydı. Somuncu Baba’nın talebelerinden Nu’mân (Hacı Bayrâm-ı Velî), Safiyyüddîn Erdebilî yolunun Anadolu’daki en önemli temsilcisidir... Safiyyüddîn Erdebilî hazretleri, Âzerbaycan, Kafkasya ve Anadolu’da meşhûr oldu. İlhanlı hükümdârlarından Olcaytu Hüdâbende ve Ebû Saîd Bahadır Han, İlhanlı beylerinden Emir Çoban, vezir ve târihçi Reşîdüddîn talebeleri arasındaydı. Safiyyüddîn Erdebilî devamlı insanlara nasîhat ederdi. Yumuşak bir ses tonuyla konuşurdu. Uzun konuşması kimseyi rahatsız etmezdi. Onun sohbetleri ile binlerce ölü kalb hayat bulmuştur. Fakirler ve kimsesizleri çok gözetirdi. Safiyyüddîn Erdebilî buyururdu ki: “Haramı terk etmek vâcibdir. Şüphelileri terk etmek sünnettir. Buna takvâ denir. Zühd, helâlin azıyla kanâat etmektir. Verâ, mubahları ihtiyaç miktârı kullanmaktır. Bu zâhire âit zühddür. Bir de mânevî zühd vardır. O ise dünyâ sevgisini terk etmek, gönlü dünyâ sevgisinden temizlemek ve âhiret ile meşgûl olmaktır.” “Her şeyi yiyen, her şeyi konuşur. Her şeyi konuşan her şeyi yapar. Her şeyi yapan Cehennem’e gider.” “Bir kimsenin başına musîbet gelirse, şük-retmesi gerekir. Sabır ile şükür, insanın kemâlinin alâmetidir. Îmân iki parçadır. Yarısı sabır, yarısı şükürdür.” DUASI MAKBUL BİR ZATTI Safiyyüddîn Erdebilî, duâsı makbul bir zâttı. Hastalar onun duâsı ile şifâ bulurdu. İlhan Olcaytu Hüdâbende tarafından yeni kurulan Sultâniyye şehrine dâvet edildi. Fakat o, yaşlı olduğunu söyleyip özür diledi. Oğlu Sadrüddîn’i yerine bırakıp hacca gitti. Hac dönüşü 1334 (H.735) senesinde Erdebil’de vefât etti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT