BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yok artık!

Yok artık!

Milletvekillerini seçip Meclis’e gönderen seçmenlerden gelen taleplere bu köşede zaman zaman yer veriyoruz.



Milletvekillerini seçip Meclis’e gönderen seçmenlerden gelen taleplere bu köşede zaman zaman yer veriyoruz. AK Parti Çankırı Milletvekili Nurettin Akman’ın başına gelen olay ise ‘Pes dedirten talep’ nitelemesinin de çok üzerinde. Akman’ın gece 02.30’da cep telefonu çalmış. Uykudan uyanan Akman ‘herhalde birine bir şey oldu’ diye telefonunu açmış. Telefonun diğer ucundaki Çankırılı seçmeni gayet sakin bir şekilde, “Sayın Milletvekillim yanımda bir arkadaşım var. Onunla iddiaya girdik. Bu saatte bile sizi arasam telefonuma çıkacağınızı söyledim ama o inanmadı. Ben de bunun üzerine sizi aradım” demiş. Akman, bu duruma çok şaşırdığını ancak milletvekillerinin her şeye hazırlıklı olması ve ‘sinirlerinin alınmış’ olması gerektiğini söylüyor... Bin nasihat mi, bir musibet mi?.. Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın geçen hafta arabası soyulmuş. İstanbul’da yürüyüş yapmak için arabasını yol kenarında bırakan Unakıtan döndüğünde arabanın camının kırıldığını ve içinde bıraktığı cep telefonunun da çalındığını görmüş. Olayı hemen polise bildirdiğini anlatan Unakıtan çok geçmeden de çalınan telefonuna kavuşmuş. Unakıtan kendisine geçmiş olsun diyenlere başından geçen bu olayı anlatıyor ve ekliyor: “Bir musibet bin nasihatten iyiymiş. Demek ki, arabada kıymetli bir şey bırakmamak gerekiyor. Ne kadar söylense de başa gelince anlaşılıyor...” Kim, kaç dakikada oylamaya yetişir? TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında muhalefetin sık sık yoklama istemesi özellikle AK Partili milletvekillerini zor durumda bırakıyor. İçeride yeterli sayıda milletvekili olmayınca oturuma genelde beş dakika ara veriliyor. Odalarında olan milletvekilleri halkla ilişkiler binası ile Genel Kurul Salonunun bulunduğu ana binaya kısa sürede gelmek zorunda kalıyorlar. Bu hafta yine benzer bir durum yaşanınca AK Parti Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı koşarak yoklamaya yetişmeye çalışırken bakmış önünde İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nazım Ekren yürüyerek gidiyor. Sedat Bey, “Hocam yoklama var” diye hatırlatınca Nazım Bey, “Biliyorum, ben de yoklamaya gidiyorum. Ama ben hesapladım. Koşmadan, yürüyerek 2 buçuk dakikada Genel Kurul’a varabiliyorum” demiş. Ertesi günü yine Sedat Bey koşarak yoklamaya yetişmeye çalışırken bu defa da AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’a rastlamış. Sedat Bey yine “Avni Bey, yoklama var” diye uyarınca bu defa da Avni Bey’den, “Aceleye gerek yok. Ben hesapladım. Bu yolu bir buçuk dakikada yürüyorum ve oylamaya yetişiyorum” cevabını almış. Genç bir milletvekili olan Sedat Bey, “Anladım ki herkes bu işin hesabını yapmış. Ben hep koşarak gidiyordum. Siyasette büyüklerimizden öğreneceğimiz çok şey var” demekten kendini alamıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT