BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıyıköy

Kıyıköy

Ağustos sonlarına gelindiğinde halen hava sıcaktır. Ancak akşamüzerleri teninizi okşayan sıcak havanın içinde serin bir damar hissedersiniz. Tecrübeniz size güzün kapıda olduğunu söyler. Hüzünlenirsiniz.



Ağustos sonlarına gelindiğinde halen hava sıcaktır. Ancak akşamüzerleri teninizi okşayan sıcak havanın içinde serin bir damar hissedersiniz. Tecrübeniz size güzün kapıda olduğunu söyler. Hüzünlenirsiniz. Aynı hadisenin tersi Mart ayı sonlarında farkedilir. Bir sabah serinlikte yola çıkarsınız. Hava enikonu soğuktur. Güzel giyinmişsinizdir. Bir müddet yol alırsınız. Derken esen rüzgârın içinde inceden bir ılıklık gelir. Bedeninize baharın geldiğini hatırlatır. Yüzünüze bir tebessüm yerleşir. Damarlarınızda kan daha bir canlı dolaşmaya başlar. Biteviye yürümek istersiniz. Geçtiğimiz Pazar günü sabah 06.45 te yürümeye çıktığımda Yakuplu Köyü civarında havadaki bu ılık rüzgârı algıladım. Genzime çocukluk baharlarımdan kalan bir tad yerleşti. Hüzünle karışık sevinçle yutkundum ve adımlarımı açtım. Dost canlısı bakışlarla o saatin ayakta olan insanlarını günaydınlayarak tam 14 kilometre yürüdüm. Kafamdan daha ileri yaşların minimal ve tabiatla içiçe yaşama hayalleri ve yapmayı istediğim bisiklet parkurlarını geçirerek yaptığım bu yürüyüş 2 saat 10 dakika sürdü. Aynı günün öğleden sonrasında da gece kalmalı bisiklet turu için düşündüğümüz Kıyıköy parkurunu arabayla gezdik. Önce Çatalca, ardından sırası ile Gökçeali, Subaşı, Çiftlikköy, Karacaköy üzerinden Karadeniz kıyısında dehşet güzel bir plaja sahip olan Kıyıköy’e vardık. Ilık bir havada deniz kıyısında yürüdük. Tabii ben dayanamadım, ayakkabıları ve çorapları fora edip dizlerime kadar suya girdim. Delikanlılık soğuk suda 2-3 dakika sürüyormuş. Bunu anladım. Yollarda bölgedeki tabiatın ne kadar güzel olduğunu farkettik. Tepesiyle, düzüyle, vadileri ile, Terkos gölünün uçlarına denk gelen göl kenarları ile harika bir coğrafyada yol aldık. Memleketimize bir defa daha meftun olduk. Hayali tarlalar alıp tarım yaptık, kümesimizde tavuk besledik, sığır yetiştirdik, etinden sütünden faidelendik. Yol bitince karnımız açtı yine de... Biz de dönüş yolunda Mimarsinan’dan balık aldık. Bisikletle Kıyıköy’e geldiğimizde geceyi geçireceğimiz pansiyonu bile hizaladık. Bunu tabii ki sahibi bilmiyor. Hesabını bize göre yapmasın adamcağız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT