BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tepkilerden bir demet...

Tepkilerden bir demet...

Anayasa değişikliği paketi ile ilgili eleştirilere bakınca, bende net bir kanaat oluştu. Yazının sonunda açıklayacağım! Önce tepkilere bakalım: Deniz Baykal: “Kapatılma korkusuyla yaşayan AKP, Anayasa Mahkemesini, gelecekte Yüce Divan’da yargılanmaktan korkan AKP Yönetimi Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan olarak görev yapma sorumluluğunu ve hukukla, yüksek yargı ile karşı karşıya gelen AKP değişiklik taslağıyla bağımsız yargıyı, bağımsız yargının güvencesi olan HSYK’yı hedef almaktadır. Bu değişiklik girişimi AKP’nin korkularının anayasa değişikliğine yansımış halidir... AKP Projesi olan bu girişim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını AKP’lileştirme girişimidir.” Cihan Paçacı: (MHP): Çaylarını içer ve giderler... (AK Parti heyetini kastediyor.)



Anayasa değişikliği paketi ile ilgili eleştirilere bakınca, bende net bir kanaat oluştu. Yazının sonunda açıklayacağım! Önce tepkilere bakalım: Deniz Baykal: “Kapatılma korkusuyla yaşayan AKP, Anayasa Mahkemesini, gelecekte Yüce Divan’da yargılanmaktan korkan AKP Yönetimi Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan olarak görev yapma sorumluluğunu ve hukukla, yüksek yargı ile karşı karşıya gelen AKP değişiklik taslağıyla bağımsız yargıyı, bağımsız yargının güvencesi olan HSYK’yı hedef almaktadır. Bu değişiklik girişimi AKP’nin korkularının anayasa değişikliğine yansımış halidir... AKP Projesi olan bu girişim, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını AKP’lileştirme girişimidir.” Cihan Paçacı: (MHP): Çaylarını içer ve giderler... (AK Parti heyetini kastediyor.) Kadir Özbek: (HSYK Başkanvekili): “Yürütme yargıya karşı yer tutmak istiyor. Yargı ile dalga geçiyorlar.” Mehmet Barlas, NTV’deki ‘Yorum Farkı’ programında, buna nefis bir yorum getirdi. Dedi ki: “Yargı da şimdiye kadar Yasama ve Yürütme ile çok dalga geçti. Mesela 367, mesela 411 kararları...” Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker: “Yargıya kuşatma çabası var. Taslak Yüksek Mahkemeleri devre dışı bırakmaya çalışıyor. Anayasa’ya aykırı...” Adalet Bakanı Ergin‘in buna cevabı dikkat çekici: “1950’lerden beri aynı sözlerle değişime karşı çıkıyorlar...” YARSAV: “Darbe Anayasası aynı darbeci anlayışla değiştirilmeye çalışılıyor...” Bir de emekli bir Yargıcın, AİHM eski yargıcı Rıza Türmen‘in (Milliyet-22 Mart) yorumu var: “...Türkiye’de siyasal iktidarın elinde giderek artan bir güç yoğunlaşması görüyoruz. Türkiye hızla güçler ayrılığından, güçler birliğine doğru gidiyor. Korporatist bir yapı doğuyor. Buna karşı direnenler halk iradesine karşı direnmekle suçlanıyor. Bağımsızlığını korumaya çalışan yargı üzerinde sert bir mücadele var.... Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden biçimlendirildiği bir gerçek. Ne yazık bu yeniden biçimlendirme, Cumhuriyeti demokratikleştirme yerine otoriterleştirme yönünde gelişiyor.” Şimdi bir soru: Baykal’ın dediği gibi kapatılmaktan korkan bir AK Parti mi, yoksa Türmen’in iddia ettiği üzere, giderek gücü yoğunlaşan bir iktidar mı? Bu arada “kuşatma” ve “dalga geçme” çeşitlemesini nereye koymalı? Netice: Yukarıdaki tepkilerin yüzeyselliği ve duygusallığı, bende net olarak şöyle bir kanaat oluşturdu. Evet, bu değişiklik paketi gerçekten isabetli olmuştur. Gerisi teferruat!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT