BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yargı bağımsızlığı

Yargı bağımsızlığı

Pazartesi günü yapılan HSYK toplantısında nelerin yaşanacağını bir gazeteci bir gün önceden biliyor ve yazıyor.



Pazartesi günü yapılan HSYK toplantısında nelerin yaşanacağını bir gazeteci bir gün önceden biliyor ve yazıyor. Köşesinde, “... atama kararnamesi yine gelmezse(ki gelmeyecek) o takdirde kurulun seçilmiş üyeleri tarafından verilecek bir önerge ile çok önemli boş yerler için en kısa zamanda oylama yapılacak....” öngörüsüne yer veren bu köşe yazarı haklı çıktı. Kurul gündeminde olmadığı halde Kurul üyesi Ertosun, atama kararnamesi ile ilgili önerge verdi. Adalet Bakanlığı Müsteşarı, kurul üyelerinin yetkilerini hukuk dışına çıkarak kullanmak istediklerini belirterek toplantıyı terk etti. HSYK kamuoyuna bunu açıklamalıdır, bir gazeteci bir gün önceden kurulda olup bitecekleri nereden biliyor? Bazı HSYK üyeleri yapacakları işleri başka çevrelerle önceden istişare mi ediyorlar? Köşe yazarının bir gün önce yazdıklarının Kurul toplantısında bire bir yaşanması nasıl açıklanacak? Bu tür gelişmeler yargının tarafsızlığına ve bağımsızlığına zarar vermiyor mu? Yüksek yargı, anayasa değişikliği konusunda peş peşe açıklamalar yapıyor. HSYK’nın mevcut yapısının korunması için çaba sarf ediyorlar. “Tek derdimiz yargının bağımsızlığı” diye adlandırıyorlar, bu çabalarını. Peki, mevcut hali ile HSYK bağımsız bir kurum mu? Mesela, Van Savcısı Ferhat Sarıkaya ile ilgili karar bağımsız bir şekilde mi verildi? Yüksek yargının tek derdi gerçekten yargı bağımsızlığı olsa idi, 28 Şubatta Genelkurmay Karargâhı’na çağrılmayı içlerine sindiremezlerdi. 27 Nisan Muhtırası karşısında tepki verirlerdi. Sayın Genelkurmay Başkanı’nın devam eden Erzincan davası ile ilgili açıklamalarına karşı sus-pus olmazlardı. Gerçekten yüksek yargının tek derdi yargı bağımsızlığı ise hepimiz sonuna kadar kendilerine destek verelim. Ancak diğer taraftan yüksek yargının tarafsızlığı konusunda toplumun ciddi kaygıları var. HSYK’nın bugünkü hali daha mı bağımsız bir yapı? HSYK’ya birinci derece mahkemelerinden birinci sınıf savcı ve yargıçlar arasından 10 üyenin seçilmesi yargı bağımsızlığına ne zarar verebilir? Sayıları 340 civarında olan Yargıtay ve Danıştay üyelerinin kendi aralarından 11 bin civarında hâkim ve savcının her türlü işlemini yapan HSYK üyelerini tek başlarına seçmeleri daha mı adil? Yoksa 3 bin 500-4 bin civarında birinci sınıf hâkim ve savcının kurulda ağırlıklı temsili mi daha adil? Ayrıca Yargıtay ve Danıştay üyeleri ile kürsülerdeki birinci sınıf hakim ve savcıların mesleki yeterlilik ve liyakat açısından ne farkları var? “HSYK’da yüksek yargıdan az üye var” diyorlar. Doğru, ama bunun yargı bağımsızlığı ile ne ilgisi var? Ben yeni önerilen yapı ile HSYK’nın mevcut halinden daha bağımsız hale getirildiğine inanıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT