BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maziye dönüş...

Maziye dönüş...

Aldığı sonuçlar, elde ettiği başarılarla geçmişte efsanenin adıydı Beşiktaş... Türkiye Ligleri’nde 10-0 kazanılan maçında, namağlup elde edilen şampiyonlukların üzerinde de hep “Made in Beşiktaş” armadası vardı. Metin’i, Ali’si, Feyyaz’ıyla coşardı tribünleri.



Aldığı sonuçlar, elde ettiği başarılarla geçmişte efsanenin adıydı Beşiktaş... Türkiye Ligleri’nde 10-0 kazanılan maçında, namağlup elde edilen şampiyonlukların üzerinde de hep “Made in Beşiktaş” armadası vardı. Metin’i, Ali’si, Feyyaz’ıyla coşardı tribünleri. Oynanılan futbol, alınan skorlar Beşiktaş’ı devamlı şampiyonluk adreslerine götürürdü. Siyah - beyazlıların bir diğer adıydı istikrar... Futbol adına yaşanan bütün güzelliklere şimdilerde nostalji diyoruz artık. Aradan geçen yıllar değiştirdi Beşiktaş’ı, geçmişi ile bugünü forma renkleri gibi siyah - beyaz... Teknik heyette yaşanan skandallar, elden çıkarılan yıldız futbolcular, sahada alabildiğince oluşan kaos ve buhran... Yeniden yapılan, geçiş dönemi “Stajyer antrenör” ile sezon başında yola çıkan Beşiktaş, az mı sıkıntı yaşattı milyonlarca sevdiğine? Ama son dört haftadır seyrettiğimiz Beşiktaş, bizlere maziden görüntüler sunuyor. Tempo, futbol, gol ne ararsan var. Genç bir Ahmet futbol resitaliyle doyumsuz güzellikler sergiliyor. Emektar Mehmet cümle aleme futbolun nasıl oynananacağı konusunda ders veriyor. Hele bir Münch var ki; aşkolsun bu iddia değil aynı ile vaki... Beşiktaş’ın son on yıldaki en kaliteli yabancısı üstelik genç. O’nu seyrederken keyif almamak mümkün mü? Anlayacağınız Beşiktaş son haftalarda öyle bir geliyor ki dosta güven, düşmana korku veriyor. G.Saray ligi aldı, götürdü diyorlar. Yalan da değil ama ounun ardından Beşiktaş öyle bir geliyor ki; breh breh breh böyle de olmalı. Yoksa rekabetsiz bir lig kime tat verir. Beşikaş kağıt üzerinde zor gibi görünen Samsun ve Denizli deplasmanlarından eline kolunu sallaya sallaya galip geldi. Rakibine basan, futbol oynayan temposuyla Samsun’u ve Denizli’yi oksijen komasına sokan hep Beşiktaş’tı. Yanı mazideki Beşiktaş’tı. Beşiktaş şampiyon olur veya olamaz o önemli değil. Bana göre, önemli olan geçmişteki güzellikleri sahaya yansıtmasıydı. Daum’un Anadolu takımlarıyla ilgili olarak doğru bir tespiti vardı. Alman teknik direktör, Anadolu takımları için 12 haftalık bir başarı olduğunu söylüyor ve ekliyordu: “Lig uzun bir maraton, bu zorlu maratonda başarı için rezerv şart.” İşte Denizli örneği 12 haftadan sonra düşüşe pike yapıyor. Oysa yedek kulübesinde zenginlik ve büyük düşünmek gibi özellikleri, Anadolu takımları bir gerçekleştirebilse, ligimizde de dört büyükler hegomonyası sona erer.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT