BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Burada mı konuşacağız?”

“Burada mı konuşacağız?”

Ertesi gün talebeler yine tam olarak gelemediler okula. Pelin yine çocukları erken gönderdi. Soğukta okulda tutmanın bir anlamı yoktu. Nasıl olsa geri kaldıkları konuları telafi edebilecekti. İlçe Milli Eğitimle konuşmuş, diğer köylerdeki çocukların gelmedikleri günlerin devamsızlık sayılmasını engellemişti.



Ertesi gün talebeler yine tam olarak gelemediler okula. Pelin yine çocukları erken gönderdi. Soğukta okulda tutmanın bir anlamı yoktu. Nasıl olsa geri kaldıkları konuları telafi edebilecekti. İlçe Milli Eğitimle konuşmuş, diğer köylerdeki çocukların gelmedikleri günlerin devamsızlık sayılmasını engellemişti. Hava bir önceki güne göre daha durgundu. En azından kar yağmıyordu ama soğuk hâlâ insanın içine işlemeye devam ediyordu. Öğleye doğru eve döndü. Ahraz Ananın yaptığı Döğme çorbasından içti bir tabak. İştahı yoktu. Heyecanından karnı ağrımaya başlamıştı. Saatler ilerleyip Murat’ın gelme vakti yaklaştıkça yerinde duramaz olmuştu. Ahraz Kadın oturduğu köşeden takip ediyordu onu. Neden sonra kapının önündeki homurtuyla kalktı ayağa. Başını uzattı pencereye. Gelmişti Murat. Hemen yan duvarda asılı duran yuvarlak, pazardan alınmış, ucuz aynaya baktı, parmaklarının ucuyla saçlarını düzeltti. Kapıyı açtı. Murat koşar adımlarla daldı içeriye. Parkasına sarınmıştı: - Çok soğuk çok! Üşüyen ellerini nefesiyle ısıtmaya çalıştı. Ahraz Kadına baktı: - Anacığım, nasılsın? Seni ihmal ettim sanma, çok işim vardı. Pelin’e de söyledim dün. İyi misin bakayım? Gülbahar gülümsemekle yetindi. Genç adam başını salladı: - Aman iyi ol, iyi, sakın bu havalarda çıkma dışarı, adamın nefesi kesiliyor. Kaldı ki sen biraz bu konuda zayıfsın malum... Pelin’e döndü: - Sen nasılsın dünden beri? Omuzlarını kaldırdı genç kız: - Bildiğin gibi. Ders yapamıyoruz. Çocuklar gelemiyorlar. - Gelemezler, ilçe yolu tamamen kapanmış dün gece. Sabah ekip göndermişler ama yarını bulur açılması. Kuzey tarafı tamamen kapalı. Oradaki köylere girilmiyor. Pelin boynunu büktü: - Biz de bekleriz havanın düzelmesini. Çocukların canına minnet zaten. Bir bardak ıhlamuru Murat’a uzattı: - Taze kaynattım. Yemeğe kadar için ısınır. Murat yan gözle Ahraz Kadına baktı ve Pelin’e sordu: - Burada mı konuşacağız? “Evet” anlamında başını salladı Pelin. - İyi o zaman, bence mahzuru yok. Düşündün mü? Genç kız gülümsedi: - Düşündüm, teklifini kabul ediyorum Murat... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT